Pazartesi , 17 Ağustos 2026
Home / Dünya / GÖÇMENLERİN KATLEDİLMESİNİ DURDURALIM, MELİLA’NIN HESABINI SORALIM!

GÖÇMENLERİN KATLEDİLMESİNİ DURDURALIM, MELİLA’NIN HESABINI SORALIM!

Göçmenlerin katledilmesini durduralım, Melilla’nın hesabını soralım!

Hemen her gün kapitalist – emperyalist merkez ülkelerin sınırlarından birinde göçmenlerin katledildiğini görüyoruz. Akdeniz’de batan tekneler, Polonya sınırında donarak ölenler, Ege’de kışın ortasında çırılçıplak soyulup nehre atılanlar, ABD Mexika sınırında dikenli tellerde parçalanan vucutlar… Bu kapitalist vahşetin son örneği İspanya’nın Kuzey Afrika’daki sömürgesi Melilla sınırında yaşandı. Avrupa’nın (İspanya’nın) Afrika’daki iki kara sınırından biri olan Melilla’la (diğer sömürge Ceuta’dır), emperyalistlerin ve sömürgecilerin açlığa ve sefalete mahkum ettiği Afrika halkları için Avrupa’ya geçişin en yakın ve en tehlikeli sınırı. İspanya’ya üzerinden Avrupa’ya geçmek isteyen çoğu Faslı pek çok Afrikalı yıllardır Melilla’nın ve Ceuta’nın sınırlarında zulme ve katliama tabi kalıyorlar. Son olarak 25 Haziran’da Fas’ın Barrio Chino sınır bölgesinden İspanya’nın Melilla sömürgesine geçmek isteyen iki bine yakın göçmen, Fas ve İspanya sınır görevlilerinin iki taraflı silahlı saldırısına maruz kaldılar. Fas ve İspanya hükumetleri saldırıda hayatını kaybedenlerin sayısnın 18 olduğunu iddia ederken, Fas İnsan Hakları Derneği (AMDH) ölü sayısının 37, yaralıların ise 150’ye yakın olduğunu duyurdu. Göçün de göçmen katliamlarının da sorumlusu kapitalist sistemdir! Eşitsizlik, baskı, sömürü, tahakküm ve doğanın talanına dayalı kapitalist-emperyalist sistem, milyarlarca insanı açlığa, yoksulluğa, kuraklığa, şiddete ve savaşa mahkum ediyor. Avrupa ve ABD’dekiler başta olmak üzere bir avuç zengin, dünya nüfusunun ezici çoğunluğunu göç etmek zorunda bırakan adaletsiz bir ekonomi politika sürdürüyor. Savaşlardan, kuraklıktan, kıtlıktan, işsizlik ve açlıktan kurtulmak için umut yolculuğuna çıkan göçmenler ölümü göze alarak denizleri, çölleri, nehirleri, dikenli telleri aşamaya çalışıyorlar. Bunları aşabildiklerinde ise karşılarında emperyalist – kapitalist merkezlerin sınır polislerini, AB’nin Frontex’ini buluyorlar. İnsanları göç etmek zorunda bırakan bu sistem, göç edenleri ise sınırlarda katlediyor! Tıpkı Melilla’da, Polonya’da, Yunanistan’da, Hırvatistan’da, İtalya’da, ABD’de olduğu gibi! Dünya tarihinin en kitlesel göç dalgasının yaşandığı günümüzde (100 Milyon insanın göçmen durumunda olduğu biliniyor), göçün sebeplerini ortadan kaldırmadan göçmenliği yasaklamak, kriminalize etmek yeni göçmen katliamları anlamına gelecektir! Göçmenlik, mültecilik, sığınmacılık insan hakkıdır! İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinde de belirtildiği gibi; göçmenlerin, mültecilerin ve sığınmacıların hakları, bu kişilerin başka bir ülkeye nasıl ve neden gittiği fark etmeksizin uluslararası hukuk tarafından korunmaktadır. Büyük mücadlelerle kaznılan bu haklarımızı, emperyalist, kapitalist, sömürgeci devletlerin kural tanımazlığına, saldırganlığına izin vermeyelim. Enernasyonalist mücadeleyle katliamcılardan hesap soralım! Göçmenlik insan hakkıdır, hiç bir insan illegal değildir! İnsanlara değil, silahlara ve sermayeye sınır koyalım! Kahrolsun kapitalizm, emperyalizm ve sömürgecilik! Yaşasın enternasyonalizm!

Avrupa Demokratik Güç Birliği – ADGB

Diğer Başlıklar

EMPERYALİST YENİDEN PAYLAŞIM SİLAHLANMA VE YENİ SAVAŞ DÜZENİ 7–8 TEMMUZ 2026 ANKARA NATO ZİRVESİ! Hamit Baldemir

7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, sıradan bir askerî ittifak toplantısı olarak değerlendirilemez. …

ŞEYH SAİD HAREKETİ (1925) TARİHSEL NİTELİĞİ, SİYASAL ANLAMI VE GÜNÜMÜZE BIRAKTIĞI DERSLER! Hamit Baldemir

1925 Şeyh Said Hareketi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en tartışmalı olaylarından biridir. Yaklaşık bir asırdır bu …

KÜRT ULUSAL SORUNUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ! Hamit Baldemir

Bugün Kürt sorununun demokratik çözümü çeşitli çevreler tarafından tartışılmaktadır. Sömürgeci devlet aklı, sorunu bir güvenlik …

SÖMÜRGECİ EGEMEN KLİKLERİN İKTİDAR KAVGASI VE MUTLAK BUTLAN! Hamit Baldemir

Türkiye’de siyasal tartışmalar çoğu zaman “demokrasi”, ”vatanın bölünmez bütünlüğü”, ”cumhuriyet”, “laiklik”, demokrasi “muhafazakârlık”, ”bölücük” ya …