Cuma , 5 Haziran 2026
Home / anasayfa / Mazlum Doğan: Bir Newroz Ateşinin İçinden Doğan İrade! Hamit BALDEMİR

Mazlum Doğan: Bir Newroz Ateşinin İçinden Doğan İrade! Hamit BALDEMİR

Mazlum Doğan: Bir Newroz Ateşinin İçinden Doğan İrade

Bazı insanlar vardır; yaşadıkları dönemle sınırlı kalmaz, onu aşar, ona yön verir ve bir halkın hafızasında silinmez izler bırakırlar. Mazlum Doğan işte böyle bir isimdi. O, yalnızca bir devrimci hareketin önder kadrolarından biri değil; aynı zamanda bir halkın direniş iradesinin sembolü hâline gelmiş bir kişilikti.

Onu ilk tanıdığımda henüz dışarıdaydık. Mücadele, zindan duvarlarının içine sıkışmamıştı. Sakinliği, kararlılığı ve derinliğiyle dikkat çeken biriydi. Söylediklerinden çok duruşuyla etkileyen, konuştuğunda ise her kelimesiyle düşündüren bir yapısı vardı. Benim için sadece bir yoldaş değil, aynı zamanda değer verdiğim bir abiydi.

1980’lerin karanlık günlerinde, birçok devrimci gibi o da yakalandı. Gözaltı süreçlerinden, ağır işkencelerden geçti. Ancak asıl sınav, Diyarbakır 5 No’lu Zindanı’nda verilecekti. Orası yalnızca bir cezaevi değil; insan iradesinin kırılmak istendiği, kimliğin, onurun ve direnişin hedef alındığı bir mekândı.

Biz orada buluştuk. Aynı duvarlar arasında, aynı baskının gölgesinde… Ama o, bu karanlık mekânda bile bir ışık gibiydi. En zor koşullarda bile direncini kaybetmeyen, umudu diri tutan bir duruş sergiliyordu. Onun varlığı, yalnızca bireysel bir direncin değil; kolektif bir moralin kaynağıydı.

21 Mart 1982… Newroz günü. Tarihin en eski direniş ve yeniden doğuş sembollerinden biri olan bu gün, onun şahsında yeni bir anlam kazandı. Mazlum Doğan, zindandaki ağır baskı ve işkenceleri protesto etmek için yaşamına son verdi. Bu eylem, sıradan bir bireysel karar değil; bir başkaldırı, bir mesaj ve bir çağrıydı.

O gün Diyarbakır zindanında yalnızca bir insan yaşamını yitirmedi; aynı zamanda bir direniş geleneği yeniden doğdu. Onun eylemi, içerideki tutsaklar için bir dönüm noktası oldu. Sessizliği parçalayan, korkuyu dağıtan ve iradeyi yeniden inşa eden bir etki yarattı. Mazlum’un ateşi, yalnızca bir hücreyi değil, bir halkın yüreğini aydınlattı.

Mazlum Doğan’ı anlatmak yalnızca geçmişi anlatmak değildir. O, bugün de yaşayan bir hafızadır. Direnişin, onurun ve teslimiyetsizliğin adı olarak varlığını sürdürmektedir. Onun mirası, yalnızca bir döneme ait değil; geleceğe taşınan bir mücadele çağrısıdır.

Benim için ise o, sadece tarihsel bir figür değil; tanıdığım, sohbet ettiğim, aynı mekânı paylaştığım bir insandı. Bu yüzden onun anısı, yalnızca politik değil, aynı zamanda derin bir kişisel anlam taşır. Her hatırladığımda, o kararlı bakışını ve sarsılmaz duruşunu yeniden görür gibi olurum.

Mazlum Doğan, bir insanın sınırlarını aşarak bir halkın sembolüne dönüşmesinin adıdır. Ve bazı isimler vardır ki, aradan yıllar geçse de unutulmaz; çünkü onlar, bir halkın kalbinde yaşamaya devam eder.

Anısına saygıyla…

20.03.2026

Diğer Başlıklar

”SÜREÇ” PERSPEKTİFİNE ULUSAL VE DEVRİMCİ ELEŞTİREL YAKLAŞIM! Hamit Baldemir

PKK’ nin kurucu lideri ve ”sürec”in önemli aktörü tarafından dile getirilen “süreç perspektifi”, ilk bakışta …

DENİZLERİ ANMAK VE ANLAMAK! Hamit Baldemir

DENİZLERİ ANMAK VE ANLAMAK 6 Mayıs, Türkiye devrimci hareketi açısından yalnızca bir anma günü değil; …

23 NİSAN’A DAİR GERÇEKLER: EGEMENLİK Mİ, YOKSA YENİ BİR TAHAKKÜMÜN KURULUŞU MU? Hamit Baldemir

23 NİSAN’A DAİR GERÇEKLER: EGEMENLİK Mİ, YOKSA YENİ BİR TAHAKKÜMÜN KURULUŞU MU? 23 Nisan 1920’de …

DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK! Hamit Baldemir

Demokratik merkeziyetçilik, Marksist-Leninist partinin temel işleyiş kuralıdır. Parti bu ilkeye göre yönetilir. Bu ilke onun …