Cuma , 5 Haziran 2026
Home / anasayfa / ”SÜREÇ” PERSPEKTİFİNE ULUSAL VE DEVRİMCİ ELEŞTİREL YAKLAŞIM! Hamit Baldemir

”SÜREÇ” PERSPEKTİFİNE ULUSAL VE DEVRİMCİ ELEŞTİREL YAKLAŞIM! Hamit Baldemir

PKK’ nin kurucu lideri ve ”sürec”in önemli aktörü tarafından dile getirilen “süreç perspektifi”, ilk bakışta bir çözüm arayışı gibi görünse de, içerik olarak incelendiğinde ulusal gerçekliği zayıflatan, hatta ortadan kaldıran bir yönelim taşımaktadır. Bu yaklaşımın en temel sorunu, ulusal sorunun özünü bulanıklaştırması ve onu entegrasyon politikalarına indirgemesidir.
Ulusal Meselenin Tasfiyesi ve Entegrasyon Yaklaşımı
Ortaya konulan modelde açıkça görülen şudur: Ulusun kendi kaderini tayin hakkı geri plana itilmekte hatta yoksayılmakta ve görünmez kılınmaktadır.
Ulus-devlet seçeneği bilinçli biçimde dışlanmakta, dahası Kürd halkı bir topluluk olarak değerlendirmekte ve ulus olgusu Kürdistan’ın dört parçasında, her parçanın mevcut devlet yapılarıyla entegrasyonu önerilmektedir. Yani buna adı değiştirilmiş asimlasiyon da denebilir. Bu durum sanki çok önemli bir projeymiş ve kazanımış gibi gösterilmektedir. Oysa, bu yaklaşım, ulusal sorunu çözmek yerine onu sistem içinde eritme anlamına gelir. Oysa tarihsel olarak ulusal sorunların çözümü: Ya bağımsızlık, Ya federasyon, Ya da gerçek anlamda özerk siyasal statü ile mümkün olmuştur. Entegrasyon ise çoğu durumda asimilasyonun modern biçimi olarak işlemiştir. Buna da sözkonusu ulus karar verecektir. Tutsak ve tamamen sömürgeci egemenlerin insiyatifinde olan bir iradenin, sömürgecilerin istediği hiç bir ”çözüm” veya ”demokratik açılım” ne demokratik ve ne de sorunun çözümü olur.
Ulusal İradenin Yerine Parçalı Uyum Modeli
Bu perspektif, Kürdistan’ın dört parçasını bir bütün olarak ele almak yerine: Her parçayı kendi egemen devleti içinde “uyumlu hale getirme”;
ortak ulusal irade yerine parçalı siyasal adaptasyon; birlik yerine dağınık entegrasyon önerisi sunmaktadır. Bu, ulusal birliği güçlendiren değil, tersine parçalayan ve asimlasiyon politikasını benimsetme stratejidir.
Devlet Gerçekliğinin Yanlış Aksatılması
Bu yaklaşımda, mevcut devletlerle “entegrasyon” mümkün ve sürdürülebilir bir seçenek olarak sunulmaktadır. Oysa: Devletler ulusal talepleri sınırlamak üzerine kuruludur. Entegrasyon süreçleri çoğu zaman denetim ve çözülme yaratır; sömürgeci veya egemen olana tabi olmayı hedefler. Ulusal-Siyasal haklar, güç dengesi olmadan verilmez. Bu nedenle önerilen model, devletin sınıfsal ve ulusal karakterini göz ardı etmektedir. Devletin ırkçı, sömürgeci ve gerici karekteri bilinçli olarak yoksayılmaktadır.
Barzani ve Devletleşme Korkusu Üzerinden Kurulan Çerçeve
Mesut Barzani üzerinden kurulan yaklaşım dikkat çekicidir. Olası bir Kürt devletleşmesi ihtimali, tehdit olarak sunulmaktadır. Bunu ”Kürt Halk Önderi” olarak kendini ifade eden sürecin bir tarafı olan ”irade” dile getirmektedir. Bu durum Türkiye’ye “risk” ya da tehlike olarak aktarılmaktadır, Ulusal statü arayışı, direkt biçimde sınırlandırılmak ve görünmez kılınmaktadır. Daha esnek bir söylemle, bu bakış açısı, ulusal hedefleri savunmak yerine, onları dengelemeye ve bastırmaya çalışan bir yaklaşım üretmektedir.
Toplumsal Gerçeklikten Kopuş
Bu perspektif: Kürdistan Ulusal taleplerini manüpüle ederek  zayıflatmakta ve sönümlemeye bırakmaktadır. Ulus ve sınıf diyalektiğini yanlış kurmaktadır. Ulusal sorun ve sınıfsal sorunun diyalektik birliği, burada baş çelişkiyi olarak ulusal sorun öne çıkmaktadır. Ulusal sorun çözülmeden sınıfsal sorun veya devrim gerçekleşemez. Burada sınıfsal sorunun çözümü ulusal sorunun çözüme ulaşmasıyla mümkündür. ”Süreç” denilen olayda ulusal sorun el çabukluğuyla buharlaştırılıyor. Tarihsel deneyimleri başaşağı edilerek aktarılmaktadır. Kürdistan kamuoyu ve devrimci demokratik güçler yanıltılmak istenmektedir. Biliniyor ki, ulusal mücadeleler; tarih boyunca ancak kendi siyasal hedeflerini açık koyduklarında başarı elde etmiştir. Belirsiz, muğlak ve entegrasyona dayalı modeller ise kalıcı sonuç üretmemiştir. Çözüm ise hiç üretemez.
Manipülasyon ve Yanıltıcı Yönlendirme
Bu yaklaşımın bir diğer önemli sorunu da şudur: Gerçekçi olmayan bir “barış ve entegrasyon” zemini sunulmakta, Ulusal talepler geri plana itilmektedir, Toplum, somut hedefler yerine soyut projelere yönlendirilmektedir. Oyalama ve karşılığı olmayan beklentiler yaratmaktadır. Bu durum, siyasal bilinçte bulanıklık ve yön kaybına neden olmaktadır.
DEĞİŞTİRİLMESİ GEREKEN TEMEL NOKTALAR
Gerçekten devlet sorunu çözmek istiyorsa, oyalama ve entegrasiyondan vazgeçmesi gerekiyor. Kürt ve Kürdistan sorunun sağlıklı ilerleyebilmesi için amasız ve fakatsız olarak şunları yapması gerekiyor: Ulusal Hakların Açık Tanımı; Ulusun kendi kaderini tayin hakkı açık ve net biçimde kabul edilmesi; Bu haklar; bağımsızlık, federasyon veya özerklik seçeneklerini içermelidir.
Entegrasyon Değil Statü
Mevcut devletlerle entegrasyon yerine, hukuki ve siyasal statü temelinde çözüm esas alınmalıdır.
Parçalı Değil Bütünlüklü Yaklaşım
Kürdistan’ın dört parçası birbirinden kopuk değil, ulusal bütünlük içinde ele alınmalıdır.
Devlet Gerçekliğinin Doğru Analizi
Devletlerin doğası doğru kavranmalı, çözüm önerileri bu gerçeklik üzerine kurulmalıdır.
Ulusal Birliğin Güçlendirilmesi
Farklı siyasal yapılar arasında rekabet değil, ulusal birlik ve ortak strateji esas alınmalıdır. Kürdistani tüm siyasal yapı ve sivil kurumlar ulusal çıkarı temel alarak ortak hareket etmelidir. Bu ortak hareket özellikle dış güçlere karşı ve diplomaside yaşamsal bir gerekliliktir.
SONUÇ
Ortaya konulan bu perspektif: Ulusal gerçekliği zayıflatan ve unuturmaya çalışan bir yaklaşım. Kürt sorunun çözümünü dıştalayan ve unutturan tehlikeli bir yaklaşımdır. Entegrasyon üzerinden çözüm arayan, devletleşme ihtimalini tehdit olarak gören; parçalı ve dağınık bir siyasal yönelim sunan; ulusal demokratik talepleri atlayan, sömürgeci devlete tabi olmayı öngören, sömürgeci devleti sömürgeci halkın devleti gibi sunan bir yaklaşımdır.
Bu nedenle, mevcut haliyle bu modelin başarı şansı bulunmamaktadır. Çünkü hiç bir somut ulusal, siyasal, yasal ve hukuksal karşılığı yoktur. Halkımız politik bir ilizyonla karşı karşıyadır. Dikkatlı olmak gerekiyor. Çok ama çok uyanık ve dikkatlı olmak gerekiyor. Sonra demedi demeyin! Ulusal sorunlar, ancak açık hedefler, güçlü irade ve somut siyasal statü ile çözülebilir.

10.05.2026

Diğer Başlıklar

DENİZLERİ ANMAK VE ANLAMAK! Hamit Baldemir

DENİZLERİ ANMAK VE ANLAMAK 6 Mayıs, Türkiye devrimci hareketi açısından yalnızca bir anma günü değil; …

23 NİSAN’A DAİR GERÇEKLER: EGEMENLİK Mİ, YOKSA YENİ BİR TAHAKKÜMÜN KURULUŞU MU? Hamit Baldemir

23 NİSAN’A DAİR GERÇEKLER: EGEMENLİK Mİ, YOKSA YENİ BİR TAHAKKÜMÜN KURULUŞU MU? 23 Nisan 1920’de …

DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK! Hamit Baldemir

Demokratik merkeziyetçilik, Marksist-Leninist partinin temel işleyiş kuralıdır. Parti bu ilkeye göre yönetilir. Bu ilke onun …

KÜRDİSTAN ULUSAL VE SOSYAL KURTULUŞ MÜCADELESİNDE SORUMLULUK! Hamit Baldemir

KÜRDİSTAN ULUSAL VE SOSYAL KURTULUŞ MÜCADELESİNDE SORUMLULUK Toplumun gelişim süreci içerisinde bireyin ve toplumsal örgütlenmenin …