Demokratik merkeziyetçilik, Marksist-Leninist partinin temel işleyiş kuralıdır. Parti bu ilkeye göre yönetilir. Bu ilke onun olmazsa olmazıdır. Çünkü bu işleyiş biçimi; demokratik, disiplinli, uyumlu, yaratıcı ve dinamik çalışmasını sağlar ve bu işleyiş sayesinde üst, astı; ast, üstü denetler. Yani yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya demokratik bir denetim bu işleyiş sayesinde gerçekleşir.
Peki demokratik merkeziyetçilik nedir? Azınlığın çoğunluğa, çoğunluğun da üst organa bağlılığıdır.
Azınlığın çoğunluğa bağlılığı : Azınlığın çoğunluğa bağlılığı çoğu zaman birçok etkene bağlı olarak yanlış anlaşılmakta ve yanlış yorumlanmaktadır. Bu devrimci yöntem ve yaklaşım basitleştirilerek kaba bir biçimde aritmetik bir işleme indirgeniyor. Yani bu yöntem sayısal çoğunlukla özdeşleştiriliyor. Bu yaklaşım demokratik işleyişi yüzeyselleştirir, zayıflatır ve donuklaştırır.
Oysa siyasal ve örgütsel karar alma süreçleri yalnızca sayısal çoğunlukla belirlenmez. Bu süreç; tartışma, eleştiri, öneri ve kolektif akıl sürecidir.
Partide demokratik yönetim, örneğimize çok benzer. Bir karar, karar aşamasına ulaşana kadar bir dizi tartışma sürecinden geçer. Bunun en son aşaması oylamadır. Ancak oylama, sürecin yalnızca son halkasıdır. “Düşünce” ve “öneri” olgunlaşmadan karar oluşmaz.
Bu nedenle karar süreci:
Tartışma
Görüş alışverişi
Eleştiri
Öneri geliştirme aşamalarından geçerek olgunlaşır.
Bu süreç tamamlandıktan sonra alınan karar, artık tüm örgüt için bağlayıcıdır. Karara katılmayanlar da dahil olmak üzere herkes uygulamakla yükümlüdür. Eleştiri ve itirazlar karar öncesinde yapılır; karar alındıktan sonra ise uygulama esastır.
Karar süreci ve demokrasi
Karar sürecinin oylamadan önceki aşamaları, yani tartışma ve kolektif üretim süreci demokratik işleyişin özünü oluşturur. Bu süreç geniş katılımı sağlar ve örgütün tüm birimlerinin katkısıyla şekillenir.
Her birim ve her üye, belirlenen ölçüler içinde:
Görüş bildirir
Eleştirir
Öneri sunar
Karar sürecine katılır
İşte bu kolektif önderliğin ve parti içi demokrasinin temelidir.
Demokratik merkeziyetçiliğin kısa tanımı
Demokratik merkeziyetçilik, Marksist-Leninist partinin temel işleyiş kuralıdır. Parti bu ilkeye göre yönetilir. Bu işleyiş biçimi demokratik, disiplinli, uyumlu, yaratıcı ve dinamik bir çalışma sağlar. Üst ile alt arasında karşılıklı denetim mekanizması kurar.
Parti içi demokrasinin işleyişi
Parti içi demokrasinin derinleşmesi şu yollarla sağlanır:
Partililerin kongre ve konferanslara demokratik biçimde katılması,
Yöneticilerin faaliyetlerine dair rapor sunması ve eleştiriye açık olması,
Alt organların üst organları denetleyebilmesi,
Yöneticilerin seçimle gelmesi ve gerektiğinde geri çağrılabilmesi,
Her partilinin görüşlerini özgürce ifade edebilmesi.
Merkeziyetçilik ve zorunluluk
Bazı koşullarda merkezi kararların uygulanması zorunlu hale gelir. Bu durum:
Geçici istisnai
Koşullara bağlıdır.
Bu zorunluluk, demokratik işleyişin yerine geçmez; onu tamamlar.
Bu noktada özellikle vurgulamak gerekir ki, örgütsel ve siyasal mücadele, somut tarihsel koşullardan bağımsız değildir.
Kürdistan bağlamında:
Ulusal baskı
Siyasal yasaklar
Devlet şiddeti
Örgütlenme engelleri
gibi koşullar, demokratik işleyişi daraltabilir.
Bu nedenle, Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesi koşullarında:
Merkeziyetçilik zaman zaman öne çıkabilir
Karar süreçleri hızlanabilir. Merkeziyetçilik görece daha belirleyici hale gelebilir
Ancak bu durum:
Demokratik işleyişin ortadan kalkması anlamına gelmez
Geçici ve zorunlu bir durumdur
Sonuç:
Demokratik merkeziyetçilik:
Ne salt demokrasidir
Ne de salt merkeziyetçiliktir.
Bu iki yönün diyalektik birliğidir.
Parti yönetiminin bir yönü demokratik, diğer yönü merkeziyetçidir. Bu iki yön birbirini tamamlar, birbirinden kopmaz.
Astın-üste bağlılığı (merkeziyetçilik)
”…Böylece parti içi demokrasi, partinin en geniş kesimlerinin o andaki gereksinmelerine en uygun politikalar üretebilmesinin temeli olur. Ancak merkeziyetçilik de aynı derecede önemlidir. Çünkü işçi sınıfı burjuva düşünceler ve ön yargılarla sürekli olarak bölünür ve sınıf mücadelesinde farklılıklar gösterir. Parti eğer işçi sınıfının sosyalizme kazanacak güçte bir birlik oluşturmasını istiyorsa, bu farklılıkları ve bölünmeleri üstesinden gelmelidir. Merkeziyetçilik, ayrıca mücadelenin en üst düzeyde merkezileşmiş bir düşman olan kapitalizme ve kapitalist devlete karşı verildiği için de yaşamsal önemdedir”. (Tony Cliff: Kadınların özgürleşmesi ve sınıf mücadelesi sf. 118-119)
Merkeziyetçilik, parti içi demokrasi kadar önemlidir ve gereklidir. Merkeziyetçiliği demokratik olandan, demokratik olanı merkezi olandan ayırmak; demokratik merkeziyetçiliği anlamsızlaştırır; bbirinin eksikliği veya yetersizliği diğerini de topal ve yetersiz yapar. Merkeziyetçilik, parti hiyerarşisinin ve işleyişinin bir gereğidir, bir zorunluluktur.
Astın-üste bağlılığı ya da merkeziyetçilik nedir?
Aşağıdan yukarıya doğru tüm parti örgütlerinin hiyerarşik-zincirleme birbirine bağlılığıdır. Yani her parti örgütü ilişkide bulunduğu üst parti örgütüne bağlıdır ve onun kararlarına uyar. Bu aynı biçimde partinin tek tek üyeleri için de geçerlidir. Her parti üyesi içinde yer aldığı parti organının ve üst organların kararlarına uyar. Kuşkusuz bu, körü körüne mekanik bir itaat değildir; gönüllü ve demokratiktir. Her şeyden önce alt organ üyeleri, kararların oluşumuna katılırlar; üst organlardaki kişileri kendi oylarıyla seçerler. Bizzat kendilerini yetki verdikleri üst organ, demokratik tarzda oluşturulur. İkincisi de, üst organ kararlarının oluşumuna demokratik süreç içinde öneri ve eleştiriyle katılırlar.
Nasıl ki demokratik yön merkeziyetçilikle sınırlıysa, merkezi yön de demokrasiyle sınırlıdır. Bu ayrılık ve iç içelik ve karşılıklı etkileşim örgütsel diyalektik birliği oluşturur. Bu iki ilke belirli bir disiplin içinde birbirini dengeler; parti içi uyum ve ritmi düzenler.
Merkeziyetçiliği demokratik bir biçimde, zaman ve mekân gözetmeksizin, koşullara bağlı kalmadan kullanmak işin kolayına kaçmaktır. Kimi genel kurallara sığınıp ve bazı koşulları bahane edip merkeziyetçiliğe, amacı dışına çıkarak başvurmak parti içi demokrasiyi felç eder. Bu da devrimci yaratıcılığı ve kolektif önderliği öldürür. Parti yönetimine, şefçi küçük burjuva bir diktatörlük egemen olur.
Olağanüstü koşullarda üst organın iradesi, eleştiri hakkı saklı kalmak koşuluyla tüm alt örgüt ve kişilerin iradesi olarak devreye girer. Bu irade, böyle koşullarda kullanılmak üzere demokratik yollarla üretilmiştir. Bürokrasi oluşturup bir hakimiyet, yetkinin kullanılmaması demek değildir. Normal koşullarda da merkezî üst organ, aşağıdan gelen bilgileri değerlendirir ve politika üretir. Bu da demokratik bir biçimde olur.
Parti örgütlenmesi veya önderlği :
Parti biçiminde örgütlenme tam bir canlı organizmaya benzer. Nasıl ki canlı bir organizmanın tek komutası beyni ise ve tüm bilgiler beyinde merkezileşiyor ve beyin emirleri nasıl ki; kendisine gelen bilgiler değerlendirerek bünyedeki sinir sistemi aracılığıyla vücudun her tarafına anında iletiliyorsa; parti de tüm örgütlerinden aldığı rapor ve bilgileri değerlendirerek sonuçlar çıkarır ve politikalar saptar.
Merkez Komitesi gelen rapor ve diğer bilgileri tüm birimlerine talimat ve yönerge olarak iletir; onların politik hedeflerini gösterir ve taktikler verir. Aynı biçimde MK, ülkenin dört bir bucağındn gelen bilgi ve haberleri; tüm parti birimlerine ileterek haberleşmeyi sağlar; birimler arası koordinasyonu ve bilgi akışını gerçekleştirir. Nasıl ki vücudun herhangi bir bölgesi ile beyin arasında bağlantı koparsa, söz konusu organ felç olur ve vücut sakatlanırsa; partinin herhangi bir birimi ile MK arasındaki kanal koparsa ve iletişim doğal akışını kaybederse, partinin merkezle ilişkisi kopan birim de tıpkı vücudun organları gibi felç olur ve bir bütün olarak bünyede sakatlık meydana gelir; bu sakatlık her birimle sınırlı olsa da, tüm bünyeye zarar verir.
Böylesi tehlikeli olaylara ve varsayımlara meydan vermemek için merkeziyetçiliği demokratik kurallar içerisinde en mükemmel biçimde işletmek bir görevdir.
Merkez Komite belirli aralıklarla toplanan kongreye karşı sorumludur. Kongre, partinin en üst kurumu ve iradesidir. Merkez Komite iki kongre arası süre içinde kongre kararları doğrultusunda partiyi yönetmek ve politika üretip uygulamakla sorumludur. Bununla beraber Merkez Komite, aşağıdan yukarıya doğru tüm parti örgütleri ve üyeleri tarafından da demokratik biçimde denetlenir; bu denetimin en üst biçimini kongredir. Ancak bu durum Merkez Komite’nin anlam ve önemini azaltmaz; merkezi ve önder konumunu olumsuz etkilemez. Tam tersine, bu durum onun daha güçlü ve etkin olmasına yardımcı olur.
Not :
Bu Makale.1996 tarihinde yayınlanmış olan ”Marksist Partini Çalışma İlkeleri” kitabımdan alınmadı.
Denge Kürdistan Denge Kürdistan