Cuma , 17 Nisan 2026
Home / anasayfa / YİĞİT ÖLÜR ŞAN KALIR! Samet Erdoğdu

YİĞİT ÖLÜR ŞAN KALIR! Samet Erdoğdu

UĞURLAR OLSUN MÜŞERREF KÜRT ÖNDERİ

Salih Müslim’i kaybetmişiz. Başta Kürdistan a Rojava olmak üzere Kürdistan’ın Türk, Arap, Fars sömürgeci devletlerinin esaret boyunduruğu altında yaşayan bütün Kürt milletinin ; hepimizin başı sağ olsun.

Salih Müslim, Türk ve Amerikan emperyalizminin yaratıp Kürdistan topraklarına musallat ettiği selefi cihadçılara karşı, Rojava Kürtlerinin, özgür bir halk olarak var olma savaşına öncülük eden PYD’nin kurucularından ve eş başkanlarındandı. Bu kavgada başta kendi oğlu olmak üzere, bir çok yakınını, örgütleyip yetiştirdiği militan yoldaşını kaybetti. Gerçek enternasyonalist dayanışmanın Kürtler için de duyarlılık göstermekle kalmayıp, siper yoldaşlığına kadar gelişmesinin gururunu, sevincini yaşadı; dünyanın dört bir yanından gelen, her milletten, çok sayıda enternasyonalist devrimcinin Kürt savaşçılarla birlikte şehit düşmelerine tanık oldu. Hem üzüldü, hem buruk bir gururla gurbet ellerde başı dik, alnı açık meydan meydan eylem alanlarında halkımızla ve dostlarımızla birlikte Kürtlere layık görülen mezalime karşı mücadele etti. Evet, bu mücadelede zaman geldi, şeytanlarla yan yana geldi, ilk fırsatta Kürtleri satacak olduklarını gayet iyi bildiği emperyalistlerle, halkımızın savunma savaşının zorunlu kıldığı ihtiyaçlar yüzünden, geçici yol arkadaşlığı yapmak zorunda kalmanın ağır yükü altına girmekten kaçınmadı.

Salih Müslim, Kürdistanın Kafkasya’daki parçasından, Rojhılat, Bakur, Başur’a kadar bütün Kürdistan’da ve Kürdistan’ı sömürge boyunduruğuna mahkum etmiş millet-i hakimelerin metropollerinde yaşayan Kürt halkının Kobane, Afrin, Şengal ve öteki direnişlerinde tek yürek halinde alanlara çıktığını gördü. Dünyanın her kıtasına savrulmuş Kürtlerin yaşadığı küresel diasporanın Kürt ulusal özgürlük davasına sahip çıkmasından onur duydu.

Salih Müslim bin savaşta yanilmemiş Japon Samurayı gibi ansızın bitkin düştü, yine de dik durmaya, kavgayı sürdürmeye gayret etti; ama artık gücü tamamen tükenmişti. Japon Samurayının son anlarında ona bin kavgada yenilmeyen, hiç bir kılıçla öldürülemeyen bir yiğidi bu halde görmeye dayanamayan dostlarına son sözü şu olmuştu:

”Biliyorum, siz yüzlerce savaştan, badireden, pusudan sağ kalıp böyle döşekte ölmemi sindiremiyorsunuz. Ama unutmayın ben her savaşta hafif ya da ağır yaralar aldım, şimdi bin savaşın kılıç yaralarıyla ölüyorum. O yüzden içim rahat, kılıcımı şerefle taşıyacak talebelerim, dostlarım, yoldaşlarımın onu layıkıyla taşıyacağını biliyorum. Üzülmeyin, yas tutmayın, başınızı dik tutun. Bedenim ölüyor, ama ruhum hep sizlerle olacak, sonsuza dek her kavga alanında aranıza karışacak; kafesinden çıkan can başka tarzda yaşamaya devam etmek için göğe yükselecek; bulutlara karışacak, karlarla, yağmurlarla, rüzgarlarla, gün ışığıyla, gök gürültüsüyle her yere ulaşacak.”

Salih Müslim buna benzer sözler etti mi; onu bilmiyorum. Ama bu, çok da önemli değil. Onun hayatı aynı zamanda son sözleridir ve Samuray’ın sözleri o hayata zaten sinmiştir.

Ağrı dağında yıllarca mücadele veren gerilla Ahmet Kesip’i vuran birliğin komutanı, cesedinin başına geldiği zaman gördükleri karşısında hayret içinde kalır. Ahmet Kesip’in gözler açıktır, gökyüzüne bakmaktadır. Yüzünde son derece mutlu, son derece huzurlu bir ifade vardır. Komutan, ”terörist”in bu görüntüsünden o kadar etkilenir ki bunu başkalarına da anlatmak zorunda kalır. Bunu o yıllarda günlük gazetelerden birinde okumuştum, maalesef şimdi adını unuttum o subayın.

Yiğitlik, karşısında düşman da olsa, gerçek savaşçıların asla çiğneyemeyecekleri nadir bir erdemdir. Kürdistanın yiğit savaşçıları alınlarının akıyla ölürler ve eğer azıcık mert biri ise düşmanı bile hürmete mecbur ederler.

Uğurlar olsun Salih Müslim…. Sen hiç olmazsa yurdunun az çok özgür bir parçasında yaşama veda ettin. Huzur içinde uyu… Bıraktığın miras artık tarihe kayd oldu, bakidir, ebedidir. 2012 – 2025 yılları Rojava’sının kazanımları şimdilik yitirilmiş olabilir. Ama tohumlar toprağa düştü bir kez. Hiç bir kış baki kalmaz… O tohumlar daha gür yeşerecektir ve eninde sonunda Kerdoğanlara da, Gollıkanilere de Rojava’nın onlara yem olamayacağını gösterecektir.

Şeyh Sait, Alişer, Seyit Rıza, Qazi Muhammed ve daha nice Kürd önderleri düşman tarafından katledildiklerinde hep, ateş düştüğü yeri yakmıştı; şimdi artık hiç bir Kürt önderine sadece sınırlı bir kesimin, dar bir bölgenin, bir mezhebin mensuplarının değil, Kürdistanın bütün parçalarının Kürtleri, hatta yer yüzünün dört yönüne savrulmuş Kürtler sahip çıkıyor. Bütün Kürtler onun yasını tutuyor. Bunu biliyorsun. İşte bu yüzden huzur içinde yatabilirsin, senin kemiklerin sızlamayacak…. Uğurlar olsun…..

12 Mart 2026, Samet Erdoğdu

YİĞİT ÖLÜR ŞAN KALIR!

UĞURLAR OLSUN MÜŞERREF KÜRT ÖNDERİ

Salih Müslim’i kaybetmişiz. Başta Kürdistan a Rojava olmak üzere Kürdistan’ın Türk, Arap, Fars sömürgeci devletlerinin esaret boyunduruğu altında yaşayan bütün Kürt milletinin ; hepimizin başı sağ olsun.

Salih Müslim, Türk ve Amerikan emperyalizminin yaratıp Kürdistan topraklarına musallat ettiği selefi cihadçılara karşı, Rojava Kürtlerinin, özgür bir halk olarak var olma savaşına öncülük eden PYD’nin kurucularından ve eş başkanlarındandı. Bu kavgada başta kendi oğlu olmak üzere, bir çok yakınını, örgütleyip yetiştirdiği militan yoldaşını kaybetti. Gerçek enternasyonalist dayanışmanın Kürtler için de duyarlılık göstermekle kalmayıp, siper yoldaşlığına kadar gelişmesinin gururunu, sevincini yaşadı; dünyanın dört bir yanından gelen, her milletten, çok sayıda enternasyonalist devrimcinin Kürt savaşçılarla birlikte şehit düşmelerine tanık oldu. Hem üzüldü, hem buruk bir gururla gurbet ellerde başı dik, alnı açık meydan meydan eylem alanlarında halkımızla ve dostlarımızla birlikte Kürtlere layık görülen mezalime karşı mücadele etti. Evet, bu mücadelede zaman geldi, şeytanlarla yan yana geldi, ilk fırsatta Kürtleri satacak olduklarını gayet iyi bildiği emperyalistlerle, halkımızın savunma savaşının zorunlu kıldığı ihtiyaçlar yüzünden, geçici yol arkadaşlığı yapmak zorunda kalmanın ağır yükü altına girmekten kaçınmadı.

Salih Müslim, Kürdistanın Kafkasya’daki parçasından, Rojhılat, Bakur, Başur’a kadar bütün Kürdistan’da ve Kürdistan’ı sömürge boyunduruğuna mahkum etmiş millet-i hakimelerin metropollerinde yaşayan Kürt halkının Kobane, Afrin, Şengal ve öteki direnişlerinde tek yürek halinde alanlara çıktığını gördü. Dünyanın her kıtasına savrulmuş Kürtlerin yaşadığı küresel diasporanın Kürt ulusal özgürlük davasına sahip çıkmasından onur duydu.

Salih Müslim bin savaşta yanilmemiş Japon Samurayı gibi ansızın bitkin düştü, yine de dik durmaya, kavgayı sürdürmeye gayret etti; ama artık gücü tamamen tükenmişti. Japon Samurayının son anlarında ona bin kavgada yenilmeyen, hiç bir kılıçla öldürülemeyen bir yiğidi bu halde görmeye dayanamayan dostlarına son sözü şu olmuştu:

”Biliyorum, siz yüzlerce savaştan, badireden, pusudan sağ kalıp böyle döşekte ölmemi sindiremiyorsunuz. Ama unutmayın ben her savaşta hafif ya da ağır yaralar aldım, şimdi bin savaşın kılıç yaralarıyla ölüyorum. O yüzden içim rahat, kılıcımı şerefle taşıyacak talebelerim, dostlarım, yoldaşlarımın onu layıkıyla taşıyacağını biliyorum. Üzülmeyin, yas tutmayın, başınızı dik tutun. Bedenim ölüyor, ama ruhum hep sizlerle olacak, sonsuza dek her kavga alanında aranıza karışacak; kafesinden çıkan can başka tarzda yaşamaya devam etmek için göğe yükselecek; bulutlara karışacak, karlarla, yağmurlarla, rüzgarlarla, gün ışığıyla, gök gürültüsüyle her yere ulaşacak.”

Salih Müslim buna benzer sözler etti mi; onu bilmiyorum. Ama bu, çok da önemli değil. Onun hayatı aynı zamanda son sözleridir ve Samuray’ın sözleri o hayata zaten sinmiştir.

Ağrı dağında yıllarca mücadele veren gerilla Ahmet Kesip’i vuran birliğin komutanı, cesedinin başına geldiği zaman gördükleri karşısında hayret içinde kalır. Ahmet Kesip’in gözler açıktır, gökyüzüne bakmaktadır. Yüzünde son derece mutlu, son derece huzurlu bir ifade vardır. Komutan, ”terörist”in bu görüntüsünden o kadar etkilenir ki bunu başkalarına da anlatmak zorunda kalır. Bunu o yıllarda günlük gazetelerden birinde okumuştum, maalesef şimdi adını unuttum o subayın.

Yiğitlik, karşısında düşman da olsa, gerçek savaşçıların asla çiğneyemeyecekleri nadir bir erdemdir. Kürdistanın yiğit savaşçıları alınlarının akıyla ölürler ve eğer azıcık mert biri ise düşmanı bile hürmete mecbur ederler.

Uğurlar olsun Salih Müslim…. Sen hiç olmazsa yurdunun az çok özgür bir parçasında yaşama veda ettin. Huzur içinde uyu… Bıraktığın miras artık tarihe kayd oldu, bakidir, ebedidir. 2012 – 2025 yılları Rojava’sının kazanımları şimdilik yitirilmiş olabilir. Ama tohumlar toprağa düştü bir kez. Hiç bir kış baki kalmaz… O tohumlar daha gür yeşerecektir ve eninde sonunda Kerdoğanlara da, Gollıkanilere de Rojava’nın onlara yem olamayacağını gösterecektir.

Şeyh Sait, Alişer, Seyit Rıza, Qazi Muhammed ve daha nice Kürd önderleri düşman tarafından katledildiklerinde hep, ateş düştüğü yeri yakmıştı; şimdi artık hiç bir Kürt önderine sadece sınırlı bir kesimin, dar bir bölgenin, bir mezhebin mensuplarının değil, Kürdistanın bütün parçalarının Kürtleri, hatta yer yüzünün dört yönüne savrulmuş Kürtler sahip çıkıyor. Bütün Kürtler onun yasını tutuyor. Bunu biliyorsun. İşte bu yüzden huzur içinde yatabilirsin, senin kemiklerin sızlamayacak…. Uğurlar olsun…..

12 Mart 2026, Samet Erdoğdu

Diğer Başlıklar

DEVRİMCİ POLİTİKA VE DEVRİMCİ KİŞİLİK! Hamit Baldemir

DEVRİMCİ POLİTİKAVEDEVRİMCİ KİŞİLİK Devrimci politika ve devrimci kişilik, yalnızca teorik bir kavrayışın ürünü değil; aynı …

Mazlum Doğan: Bir Newroz Ateşinin İçinden Doğan İrade! Hamit BALDEMİR

Mazlum Doğan: Bir Newroz Ateşinin İçinden Doğan İrade Bazı insanlar vardır; yaşadıkları dönemle sınırlı kalmaz, …

POLİTİKA VE SAVAŞ! Hamit BALDEMİR

POLİTİKA VE SAVAŞPolitika ve savaş, toplumsal yaşamın iki temel ve birbirinden kopmaz alanıdır. Politika, en …

Ulusal ve Sosyal Mücadelede Değerler, Yol Arkadaşlığı ve Tarihsel Ayrışma! Hamit Baldemir

Ulusal ve Sosyal Mücadelede Değerler, Yol Arkadaşlığı ve Tarihsel Ayrışma!  Hamit BaldemirUlusal özgürlük ve toplumsal …