Pazartesi , 17 Ağustos 2026
Home / Kadın

Kadın

15 AĞUSTOS 1984 BİR ULUSAL DİRİLİŞTİR! Hamit Baldemir

15 AĞUSTOS 1984 BİR ULUSAL DİRİLİŞTİR 15 Ağustos, Kürdistan’ın yakın tarihinde sıradan bir tarih değildir. Bu tarih, hangi siyasal değerlendirme yapılırsa yapılsın, Kürt toplumunun yakın tarihinde yarattığı etkiler bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. 15 Ağustos 1984’te Eruh ve Şemdinli’de gerçekleştirilen silahlı eylemlerle başlayan süreç, yalnızca askeri bir mücadele olarak değil; …

Devamını Okuyun..

”ÇERÇEVE YASA”YA ELEŞTİREL YAKLAŞIM! Silahsızlanma Ve Teslim Almam mı? Kürd Sorunun Demokratik ve Siyasal Çözümüne İlk Adım mı? Hamit Baldemir

”ÇERÇEVE  YASA”YA  ELEŞTİREL  YAKLAŞIM! Silahsızlanma Ve Teslim Almam mı? Kürd Sorunun Demokratik ve Siyasal Çözümüne İlk Adım mı? Türkiye’de Kürt sorunu bağlamında yürütülen yeni süreçle birlikte gündeme gelen “çerçeve yasa”, ilk bakışta çatışmalı dönemin sona erdirilmesine yönelik hukuki bir adım olarak sunulmaktadır. Silahların bırakılması, örgütsel yapıların sona erdirilmesi, örgüt mensuplarının …

Devamını Okuyun..

EMPERYALİST YENİDEN PAYLAŞIM SİLAHLANMA VE YENİ SAVAŞ DÜZENİ 7–8 TEMMUZ 2026 ANKARA NATO ZİRVESİ! Hamit Baldemir

7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, sıradan bir askerî ittifak toplantısı olarak değerlendirilemez. Zirve; Kapitalizmin derin bulanımına çözüm arayışlarının ve çözüm üretmenin tarihsel bir emperyalist toplabtıdır. Dünyada güç dengelerinin yeniden kurulduğu, emperyalist devletler arasındaki rekabetin sertleştiği, bölgesel savaşların yaygınlaştığı ve silahlanmanın dünya ekonomisinin temel dinamiklerinden biri hâline getirildiği …

Devamını Okuyun..

ŞEYH SAİD HAREKETİ (1925) TARİHSEL NİTELİĞİ, SİYASAL ANLAMI VE GÜNÜMÜZE BIRAKTIĞI DERSLER! Hamit Baldemir

1925 Şeyh Said Hareketi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en tartışmalı olaylarından biridir. Yaklaşık bir asırdır bu hareket hakkında birbirinden oldukça farklı değerlendirmeler yapılmaktadır. Resmî tarih anlayışı onu “irticai bir ayaklanma” olarak tanımlarken, başka araştırmacılar hareketin temelinde Kürt ulusal taleplerinin bulunduğunu savunmaktadır. Bazı tarihçiler ise hareketin hem dinî hem de ulusal unsurları …

Devamını Okuyun..

KÜRT ULUSAL SORUNUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ! Hamit Baldemir

Bugün Kürt sorununun demokratik çözümü çeşitli çevreler tarafından tartışılmaktadır. Sömürgeci devlet aklı, sorunu bir güvenlik ve terör meselesi olarak ele almakta ve güvenlikçi bir yaklaşım benimsemektedir. Diğer taraftan bazı çevreler ise bu süreci “Barış ve Demokratik Entegrasyon” olarak tanımlamaktadır.Devletin sorunu yalnızca bir terör sorunu olarak görmesi, çözüm üretme kapasitesinden yoksundur. …

Devamını Okuyun..

SÖMÜRGECİ EGEMEN KLİKLERİN İKTİDAR KAVGASI VE MUTLAK BUTLAN! Hamit Baldemir

Türkiye’de siyasal tartışmalar çoğu zaman “demokrasi”, ”vatanın bölünmez bütünlüğü”, ”cumhuriyet”, “laiklik”, demokrasi “muhafazakârlık”, ”bölücük” ya da “terörle mücadele” gibi kavramlar üzerinden yürütülmektedir. Ancak bu kavramların arkasında çoğu zaman daha derin tarihsel ve sosyal nedenler ile bir iktidar ve rant paylaşımı mücadelesi bulunmaktadır. Özellikle son yıllarda AK Parti ile CHP arasında …

Devamını Okuyun..

DEVRİMCİLİĞİN BEDELİ SÜREKLİLİĞİ -MAYIS ÖLÜMSÜZLERİ ANISINA! Hamit Baldemir

DEVRİMCİLİĞİN BEDELİ SÜREKLİLİĞİ -MAYIS ÖLÜMSÜZLERİ ANISINA! Evet Denizlerin, İbrahim Kaypakkayaların, Haki Karerlerin ve Halil Çavgunların ardından konuşmak, yalnızca geçmişe dönüp hüzünlü bir saygı duruşunda bulunmak değildir. Onların yaşamı, bir dönemin devrimci öfkesini, halkların kurtuluş özlemini ve büyük bir fedakârlık iradesini temsil eder. Fakat gerçek bağlılık, onların sözlerini ezberlemekten değil, onların …

Devamını Okuyun..

KÜRDİSTAN’DA ASİMİLASYON POLİTİKALARI VE KÜRT DİLİNİN TOPLUMSAL ÖNEMİ! Hamit Baldemir

,Dil, bir halkın yalnızca iletişim aracı değildir; aynı zamanda tarihinin, kültürünün, kolektif hafızasının ve kimliğinin taşıyıcısıdır. Bir dilin bastırılması ya da kamusal yaşamdan dışlanması, yalnızca kelimelerin kaybı anlamına gelmez; bir halkın geçmişiyle, kültürüyle ve geleceğiyle bağının zayıflatılması anlamına gelir. Bu nedenle dil üzerinde kurulan baskılar, çoğu zaman siyasal ve toplumsal …

Devamını Okuyun..

23 NİSAN’A DAİR GERÇEKLER: EGEMENLİK Mİ, YOKSA YENİ BİR TAHAKKÜMÜN KURULUŞU MU? Hamit Baldemir

23 NİSAN’A DAİR GERÇEKLER: EGEMENLİK Mİ, YOKSA YENİ BİR TAHAKKÜMÜN KURULUŞU MU? 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, resmi ideolojinin sunduğu gibi halkın özgür iradesinin tecelligâhı olan demokratik bir meclis değildir. Aksine bu yapı, başını Mustafa Kemal Atatürk’ün çektiği dar bir askeri-siyasi elitin, kendi iktidarını kurumsallaştırmak amacıyla oluşturduğu …

Devamını Okuyun..

DEMOKRATİK MERKEZİYETÇİLİK! Hamit Baldemir

Demokratik merkeziyetçilik, Marksist-Leninist partinin temel işleyiş kuralıdır. Parti bu ilkeye göre yönetilir. Bu ilke onun olmazsa olmazıdır. Çünkü bu işleyiş biçimi; demokratik, disiplinli, uyumlu, yaratıcı ve dinamik çalışmasını sağlar ve bu işleyiş sayesinde üst, astı; ast, üstü denetler. Yani yukarıdan aşağıya ve aşağıdan yukarıya demokratik bir denetim bu işleyiş sayesinde …

Devamını Okuyun..