Pazartesi , 17 Ağustos 2026
Home / Dünya / ERMENİ/SÜRYANİ SOYKIRIMINI UNUTMADIK!

ERMENİ/SÜRYANİ SOYKIRIMINI UNUTMADIK!

1915 Ermeni/Süryani Soykırımını Unutmadık
 
Osmanlı, daha sonra da İttihat ve Terakki cemiyeti defalarca gerçekleştirdikleri kırım ve katliamlarla iradesini kıramadıkları, korkutup göçertemedikleri Ermeni ve Süryani halklarımıza; 1915 yılında, uzun süre önceden planladıkları çok kapsamlı bir soykırım hareketi dayatarak nihai hedeflerine ulaştılar. Miliyonlarca insan katledildi, tehçir yollarında açlık ve susuzluğa mahkum edilerek yok edildi ve sürüldü, Soykırımdan geriye maalesef çok az insan kaldı. Ama ırkçı faşizm hala, bu avuç kadar kalan insana karşı kin ve diş bilemeye devam ediyor. En son Garo Paylan şahsında başlatılan linç kampanyasının da gösterdiği gibi, bu ırkçı, faşist gruh için soykırım hala son bulmamış ve tamamlanması gereken bir etnik temizlik hareketi olarak güncelliğini koruyor.
 
Osmanılı ve İttihat Terakki‘nin devamcısı olan TC devleti; tek millet, tek dil, tek bayrak, tek vatan ırkcı faşist geleneğini sürdürmekte kararlı görünüyor. Bu günlerde Başur Kürdistan‘ına ve Rojavaya yönelik işgal saldırıları ile Kürt halkına da aynı akıbeti yaşatmayı amaçlamaktadır.
107 yıl önce bugün başlatılan Ermeni soykırımı dünya ve Anadolu tarihine kara bir leke olarak geçti. TC eğemenleri Dünya‘nın bu soykırımı lanetlemesinden utanç duymak yerine  soykırımcı zihniyeti sürdürmekte ısrar ediyor. Uruguay‘da elçilik açılışı için bulunan TC dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, kendisinin şahsında soykırımcılığı protesto eden göstericilere karşı; pişkin bir şekilde, utanmazca gülümseyerek ve de Bozkurt işareti yaparak ırkçılıkta ısarar edeceklerini, küstahca bir gururla Dünya‘ya gösterdi yeniden.
 
TC devletinin ve ırkçı faşist kesimlerin Ermeni halkına karşı bitmeyen kinini ve düşmanlığını; Hırant Dink‘in, Sevag Balıkcıyan‘ın katledilmesinde, katillerin cezasılıkla ödüllendirilmesinde ve Karabağda son kanlı Azeri saldırılarında da yeniden gördük.
 
Bugün Türkiye halkları, aydın ve işçileri önemli bir dönemec noktasındadır. Ya bu kanlı katliamcı, ırkçı faşizme dur diyecek, ya da bütün herşeye rağmen sesiz kalarak kendisi de işlenen bütün suçların ortağı olacaktır.  Bu utanç verici ırkçılığa son vermek, ancak ve ancak Türk ve Kürt halkının, halkların eşit kardeşliğini esas alan mücadelesi ile mümkündür. Bunun ilk adımıları da Ermeni halkından özür dilemek ve Ermeni halkının mağduriyetinin ortadan kaldırılmasını talep etmektir. „Hrant Dink için geç kaldık ama Garo Paylan‘ı yalnız bırakmayacağız!“ diyerek sesimizi yükseltmektir. 1915‘te yaşananların, bir  Soykırım olduğunu kabul etmek ve TC devletinin de bunu kabul etmesini yüksek sesle talep etmektir…
 
Biz, Xeta Sor olarak Ermeni ve Süryani halklarımızın yaşadığı acıları kendi acımız olarak görüyor, bu türden acı ve soykırımların bir daha yaşanmaması için mücadele ediyoruz, etmeye devam edeceğiz. Bunu kendimize görev, halklarımaza karşı borcumuz ve sorumluluk olarak görüyoruz. Herkesi de bizlerle birlikte bu uğurda mücadele etmeye, hep birlikte: Bir Daha Asla! diye haykırmaya çağırıyoruz.
 
1915 Ermeni/Süryani Soykırımını, (AGETH/SEYFO) unutma! Unutturma!
 
Bir Daha Asla!
 
24 Nisan 2022
 
XETA SOR   Yürütmesi

Diğer Başlıklar

EMPERYALİST YENİDEN PAYLAŞIM SİLAHLANMA VE YENİ SAVAŞ DÜZENİ 7–8 TEMMUZ 2026 ANKARA NATO ZİRVESİ! Hamit Baldemir

7–8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, sıradan bir askerî ittifak toplantısı olarak değerlendirilemez. …

ŞEYH SAİD HAREKETİ (1925) TARİHSEL NİTELİĞİ, SİYASAL ANLAMI VE GÜNÜMÜZE BIRAKTIĞI DERSLER! Hamit Baldemir

1925 Şeyh Said Hareketi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en tartışmalı olaylarından biridir. Yaklaşık bir asırdır bu …

KÜRT ULUSAL SORUNUNUN DEMOKRATİK ÇÖZÜMÜ! Hamit Baldemir

Bugün Kürt sorununun demokratik çözümü çeşitli çevreler tarafından tartışılmaktadır. Sömürgeci devlet aklı, sorunu bir güvenlik …

SÖMÜRGECİ EGEMEN KLİKLERİN İKTİDAR KAVGASI VE MUTLAK BUTLAN! Hamit Baldemir

Türkiye’de siyasal tartışmalar çoğu zaman “demokrasi”, ”vatanın bölünmez bütünlüğü”, ”cumhuriyet”, “laiklik”, demokrasi “muhafazakârlık”, ”bölücük” ya …