Mütevazı Bir Devrimci, Enternasyonalist Bir
Gazeteci
Bu gece, Kürt basın tarihinin ve sosyalist gazeteciliğin onurlu bir kalemi olan Hüseyin Aykol’a veda ettik. Ardında yalnızca yazılar, kitap önsözleri ya da gazete arşivleri değil; bir duruş, bir ahlak ve kuşaklara aktarılan devrimci bir gazetecilik mirası bıraktı.
Hüseyin Aykol, gazeteciliği bir meslek olmanın çok ötesinde ele alanlardandı. Onun için yazmak, hakikatin izini sürmekti; baskıya, inkâra ve suskunluğa karşı kalemiyle direnmekti. Kürt basınının neredeyse bütün ana damarlarında emek verdi: Halk Gerçeği’nden Yeni Yaşam’a, farklı dönemlerde, farklı koşullarda ama aynı ilkesel çizgide çalıştı. Gazetenin adı değişti, koşullar ağırlaştı, baskılar arttı; fakat onun gazetecilik etiği ve devrimci sorumluluğu hiç değişmedi.
O, enternasyonalistti. Mücadelenin yalnızca bir halkın değil, bütün ezilenlerin ortak kaderi olduğuna inanırdı. Yazılarında sınıf perspektifini, halkların kardeşliğini ve özgürlük idealini birlikte düşünür; milliyetçiliğin dar kalıplarına düşmeden Kürt halkının haklı mücadelesini evrensel bir özgürlük ufkuna bağlardı. Bu yönüyle, hem Kürt basınında hem de sosyalist gazetecilik geleneğinde özel bir yere sahiptir.
Mütevazılığı, Hüseyin Aykol’un en belirgin özelliklerinden biriydi. Büyük laflar etmezdi; yaptığı iş konuşurdu. Çalışkandı, disiplinliydi ve genç gazeteciler için sessiz ama güçlü bir okuldu. Öğretirken yukarıdan bakmaz, yol gösterirken ezmezdi. Onu tanıyanlar, kaleminin keskinliğiyle kişiliğinin yumuşaklığı arasındaki o nadir dengeyi iyi bilir.
Birçok kitabın önsözünde onun imzası vardır. Bu önsözler, basit takdim yazıları değildi; metnin ruhunu kavrayan, onu tarihsel ve siyasal bağlamına yerleştiren, yazara cesaret veren metinlerdi. Bu yönüyle Hüseyin Aykol, yalnızca yazan değil, yazdıran; yalnızca üreten değil, üretimi büyüten bir aydın olarak da hatırlanacaktır.
Bugün onu kaybettik; ama onun gazetecilik anlayışı, ahlaki duruşu ve devrimci sadeliği yaşamaya devam edecek. Baskı dönemlerinde eğilmeyen kalemler, sürgünde de ülkesini yazan gazeteciler, hakikati pazarlık konusu yapmayan yazarlar oldukça Hüseyin Aykol’un adı da yaşayacak.
Onu saygıyla, minnetle ve mücadele sözünü yenileyerek uğurluyoruz.
Işığı, yazdıklarında ve yetiştirdiklerinde yaşamaya devam edecek.
Anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
Not: Ekteki bu foğrafı Hüseyin Hoca, ben Aydın Özel E Tipi Mahpusunda tutsak tutulduğum 1991veya 92 yılında göndermişti. Daha sonra da kısa mektuplarını aldım. Nam Yayıncılıkta yayımlanan kitaplarımda önsöz yerine yazdıkları vardır.
2000 yılı 1 Mayasında tahliye olduktan sonra çok kez görüştük ve sohbet ettik.
01.012026
Denge Kürdistan Denge Kürdistan