Cumartesi , 3 Aralık 2022
Home / Güncel / 18 Mart’ta Basel’de Yapılan Newroz Etkinliğinde Denge Kurdistan Adına İşli Yoldaşın Konuşması

18 Mart’ta Basel’de Yapılan Newroz Etkinliğinde Denge Kurdistan Adına İşli Yoldaşın Konuşması

Değerli dostlar, sevgili yoldaşlarım

Öncelikle bugün ülkemiz topraklarının bir parçası olan Efrin’i santim santim, metre metre savunan başta YPG,YPJ olmak üzere bütün savaşçıları ve Rojava’daki bütün halklarımızı bu Newroz’da saygıyla selamlarken toprağa düşen kahramanlarımızın önünde saygı ve hürmetle eğilirim…

Bu vesileyle iki aya yakınlaşan bu soylu Efrin direnişine ülkemizin bütün bölgelerinde ve diasporada omuz veren, kalbi Efrin için çarpan, her gün alanlarda olan ve bizlere enternasyonal dayanışmalarını eksik etmeyen herkese şan olsun! Şan!

Sevgili dostlarımız, mücadele yoldaşlarımız, saygı değer parti ve kurum temsilcileri ve mücadele tarihimizin mihenk taşı olan yol göstericilerimiz, yoldaşlarımız hoş geldiniz!

Ayrıca ülkemizde ve diğer ülkelerde kalbi bizlerle birlikte olan halkımıza ve yoldaşlarımıza selam olsun!

Bu Newroz ateşini Efrin direniş ruhu ile birleştirmek için sazlarıyla sözleriyle Newroz’umuza emek katarak katkı sunan sanatçı dostlarımız hoş geldiniz!

Aynı topraklarda aynı dönemde halklarımızın kurtuluş mücadelesi için omuz omuza verdiğimiz bu günde bütün devrimci birikimini İsvec işçi ve emekçilerinin mucadelesiyle bütünleştiren Hamza yoldaş merhaba!

Sevgili sanatçı dostlarımız, yoldaşlarımız merhaba!

Değerli dostlar, yoldaşlar bu Newroz’da da, yine sömürgeci, soykırımcı Türk devleti ecdatlarından devr aldığı katliamcı mirasını bu kez Efrin’de uygulamak istiyor. Bundan dolayıdır ki orantısız bir güçle: uçaklarıyla, tanklarıyla, ordularıyla, polisiyle, JÖH’üyle, PÖH’üyle, itiyle, mayın eşeğiyle, El Kaide ve İşid’iyle en barbar en vahşi bir tarzda Efrin’e saldırıyor. Saldırırken hiç bir savaş hukukuna uymadan, kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden kimyasal silahlarıyla, hiç denenmemiş silahlarıyla dün Ermenilere, Süryanilere Rumlara, Alevilere ve Dersim’de, Zilan’da, 33 Kurşun’da, Roboski’de halkımıza yaptığı katliam ve soykırımların bir benzerini bu gün Efrin coğrafyasındaki Kurdistanlı halklarımıza yapıyor.

TC’nin atalarının gerçekleştirdiği Ermeni, Süryani soykırımlarından tam yüz yıl, Dersim Tertele’sinden seksen yıl sonra TC içerisine düştüğü ekonomik, siyasi, sosyal, kültürel, ahlaki çöküntüsünü yeni bir soykırımla atlatmak istiyor. Bundan dolayıdır ki önce sayın Figen Yüksekdağ ve sayın Salahattin Demirtaş olmak üzere milletvekillerimizi zindanlara attılar; sonra yasal planda çalışan partilerimizin yoneticilerini tutukladılar; devamında demokratik kitle örgutlerinin önderlerine yöneldiler; arkasından gazetecileri tutuklayarak halklarımızın sesini boğmak istediler. Bu da yetmedi gençlerimizi katlettiler. Bununla da kalmayan TC’nin kana doymaz katilleri orta büyüklükteki kentlerimizi yakıp yıkarak; bodrumlara sığınmış gençlerimizi diri diri yaktılar. Amaçları cephe gerisini sessizleştirmek ve siyasi soykırım gerçeklestirerek Efrin’den başlayarak Kurdistanı bir kere daha işgal ve talan etmektir. Çünkü işgalci Türk ordusu yüz yıldır bu sömürgeci, emperyalist emellerinden vazgeçmiş değildir.

Bu barbar, ırkçı, sömürgeci Türk devleti işgal ve talandan başka bir şey bilmiyor. Üretmek ve kendi ürettiğini tüketmek onların ”ecdat” tarihinde yoktur. Onlar hep başka halkların ürettiklerini talan ederek, malına – mülküne el koyarak yaşamışlar. Ve ”yine öyle devam ederiz” zan ediyorlar. Ama yanılıyorlar. Bu sefer çok sert kayaya denk geldiler. Çünkü başta Kurdistana Rojava’daki halklarımız olmak üzere savaşçılarımız yedi yıldır emperyalist haydutların beslemesi olan El Kaide, El Nusra, İşid gibi barbarlara karşı savaşta bir deneyim elde ederek tecrübe kazandılar. Yüz yıla yakındır ülkemizin kuzeyinden Kurdistana Rojava’ya akan devrimci birikimi de arkalayarak güçlü bir savaş örgütü yarattılar. Ve kendi topraklarında kendilerine has bir yönetim kurdular. İşte sömürgecileri asıl korkutan da budur… Bundan dolayı nasıl ki emperyalist haydutlar dışardan ordularıyla, içerden işbirlikci Kazaklar ve çakallarıyla yeni doğan Büyük Ekim Devrimi’ni boğmaya çalıştılarsa; bu gün de TC istilacıları halkımızın Rojava Devrimi’ni boğmaya çalışıyorlar. Bundan dolayı bugün Kurdistan ulusal demokratik güçlerimizin, partilerimizin, demokratik kitle örgütlerimizin, ruispilerimizin, aydınlarımızın yapması gerekli olan acil görevleri Efrin direnişi etrafında kenetlenmeleridir. Bunun için 11 Mart’ta 57 partimiz, 53 demokratik kitle örgütümüz ve çok sayıda ruispilerimizin, yazarlarımızın katıldığı Efrin Ulusal Tutum Çalıştayı’nın yaptığı çalışmadan sonra yayınladığı sonuç bildirisi ile ilan ettiği seferberlik çağrısı çok anlamlıdır. Kurdistan halklarımızın asıl beklentisi ve umudu bu birlikleri büyüterek Ulusal Kongre vb örgütlenmelerle taçlandırmaktır. Bu adımlar bizi kesin zafere ulaştıracaktır.

İkinci önemli görevimiz diasporadaki halklarımızın ve bütün inançlardan insanlarımızın, diplomatik çalışmayla birlikte, bulundukları şehirlerde ”Her yer Efrin, her direniş” şiarıyla her gün alanlarda olmalarıdır. Çünkü bu gün Kurdistan’ın kalbi Efrin’dir! Efrin’in zaferi bütün Kurdistan’ın zaferidir. Aynı zamanda Efrin’in zaferi sömürgeci TC rejiminin yenilgisi ve çöküşüdür. Bunun içindir ki bütün halklarımızın başına bela olmuş bu barbar rejimin def olup gitmesi için ”Efrin’in işgaline dur” demeliyiz.

Üçüncü temel görevimiz bölge halklarıyla demokratik kongre vb birliklerimizi halkların hak eşitliği temelinde kurarak enternasyonal dayanışmayı yükseltmeliyiz. Dün nasıl ki 18 mart 1871’de Paris Komünarları Paris dışındaki işçi ve emekçilerin desteğini alamadıklarından ancak 72 gün yaşayarak büyük bir kahramanlık ve direnişin sonunda göğe yükseldilerse; Paris Komünü’nden, Ağrı direnişinden, Zilan’dan, Koçgiri’den, Dersim’den, Mahabad’dan, Kerkuk’ten muazzam dersler çıkararak Efrini sahiplenmeli ve korumalıyız.

Evet sevgili dostlarımız, yoldaşlarımız Mart ayı önemli dersler çıkaracağıımız ve kahramanlıklarından öğreneceğimiz derslerle dolu unutulmaz günlerin olduğu bir aydır: 6 Mart Koçgiri direnişi, 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü, 12 Mart Faşist darbesi, 13 Mart Seyit, Necati, İbrahim Etham yoldaşlarımızın idamı, 14 Mart Karl Marx’ın ölümü, 16 Mart Halepçe Katliamı, Beyazıt Katliamı, Gazi katliamı; 21 Mart Newroz, 30 Mart Kızıldere katliamı, 31 Mart Qadi Muhammed ve yoldaşlarının Çarçıra Meydanı’nda idam sehpasına yürüdükleri unutulmaz günlerdir…

Ama izninizle bütün bu ulusal ve sosyal kurtuluş kahramanlarımızın ve Efrin direnişimizin de direnme ve kararlılık tonlarını taşıyan; bolşevik bir devrimcinin bütün özelliklerini benliğinde toplayan, bütün yaşamı boyunca devrimi yaşayan, tam bir komünist, tam bir devrimci, iyi bir ajitatör, iyi bir örgütçü, aynı zamanda Sovyet devletinin ilk kurucu başkanıi Sverdlov yoldaşı anmadan geçemeyeceğim. Büyük Ekim devriminin bütün zor sınavlarının insanı, işçi ve emekçilerle halkların ölümsüzler listesinin baş sıralarında olan “Yakov Mihaylovic Sverdlov’un şerefli ismi de bir yıldız gibi parıldıyor.” Tam 99 yıldır. ..
Tıpkı Demirci Kawa, Seyit Rıza, Nuri Dersimi, Arin’ler gibi göğe çıkan, yıldızlaşan bütün kahramanlarımız gibi.

İşte onların şanlı mirasına sahip çıkabilmek için bu günün temel görevi Newroz ateşini Efrin direnişiyle bütünleştirrmektir.

Biji Newroz!

BIji Berxwedane Efrine!

Biji Kurdistana Azad u Sosyalist!

An azadi, an azadi!

18 Adare 2018

Huseyin İşli

Diğer Başlıklar

SOLCU MONOLOGLAR! Necati GÜLER

Solcu Monologlar sürmanşeti ile Necati Güler öykü tadında yazılar yazıyor. Kendi sosyal medyasında mütevazi bir …

DERSİM SOYKIRIMI ASLA UNUTULAMAZ! Erdal YILDIRIM

Denge Kürdistan Yayın Kollektifi olarak Erdal Yıldırım’ın Çatlağını bulan yazılar kitabında yayınlanan bu yazı 2016 …

ULUSAL SORUNA DAİR! HAMİT BALDEMİR

Ulusal Soruna Dair “İnsanın düşüncesini belirleyen toplumsal yapılarıdır. İnsanın düşüncesi toplumsal yapıyı belirlemez“. Yani hangi …

KİMYASAL SİLAH KULLANIMA HAYIR!

ÇAĞRI KİMYASAL SİLAH KULLANIMINA “HAYIR” DEMEK İÇİN DÜSSELDORF’A Kürt halkına karşı on yıllardır inkâr  ve …