Çarşamba , 28 Şubat 2024
Home / anasayfa / 30.YILINDA MADIMAK KATLİAMININ UNUTMADIK! XETA SOR

30.YILINDA MADIMAK KATLİAMININ UNUTMADIK! XETA SOR

  1. Yılında Madımak Katliamını Unutmadık!

2 Temmuz 1993, TC devletinin katliamlar serisine bir yenisinin eklendiği, kara bir gün olarak tarihin utanç sayfalarına geçti. TC devleti, devamı olduğu 600 yıllık Osmanlının halkları birbirine kırdıran, kanlı, katliamcı geleneğini eksiksiz sürdürdü ve 100 yıllık tarihine yüzlerce katliam sığdırdı. Bugün 30. yıl dönümü olan Sivas- Madımak katliamaı da Anadolu/Kürdistan topraklarında gerçekleştirilen sayısız vahşetlerden birisi olarak tarihe geçti. Bu Devletin tarihinde, gün olmuş Hırıstiyan halklar, gün olmuş Anadolunun yoksul köylüsü, gün olmuş Alevi-kızılbaşlar, gün olmuş Kürtler, Komünistler… hedefe konulmuş ve katledilmiştir.
Yaşanan bütün bu katliam ve vahşetlerin hiçbirisi tesadüfü ve ya denidiği gibi, “kendiliğinden galeyana gelen halk” tarafından gerçekleşen katliamlar değildir. Bunlar, mutlaka ama mutlaka devlet tarafından, belli bir hedefle planlanmış, organize edilmiş, bindirilmiş gruhlar yönlendirilerek, ya da direkt devletin ordusu, polisi tarafından aleni bir biçimde, göstere göstere icra edilmiş olan katliamlardır. İç ve dış politik konjuktür gereği, anda hangi kesim tehlike olarak görülmüş ise, mekan, zaman, kullanılacak kuvvet, katiller ona göre seçilmiş ve en uygun olan plan hayata geçirilmiştir.

Sivas/Madımak katliamının gerçekleştirildiği dönemlerde TC sömürgeciliği Kürdistan’da yükselen özgürlük mücadelesinin yoğun basıncı altındadır. Kürt özgürlük mücadelesinin Alevi ve sol/sosyalistlerle buluşma eğilimleri güç kazanmakta ve Sivas, Erzincan, Tokat gibi Alevi yoğunluklu bölgelerde de direniş mayalanmaya başlamıştır. Bu tehlikeli gidişi durdurmak, TC. devleti ve zamanın iktidarı için elzemdir. 2 Temmuz 1993 günü Sivasta yapılacak olan Pirsultan anma etkinlikleri hedefe konuldu, planlamalar yapıldı ve kışkırtılan on binlerden oluşan gerici-faşist bir gruh saldırıya geçirildi.

Bu katliamın da, bütün katliamlar gibi „galeyana gelmiş“ bir gruhun işi olmadığını biliyoruz. Sivas-Madımak katliamı bir Devlet organizasyonudur ve bunu bütün Dünya da böyle gördü. O nedenledir ki, Madımak ta katledilen canların cenazelerine katılan yüz binler hep bir ağızdan, „Katil Devlet Hesap Verecek!“ diye haykırdılar. Evet, Katil çok açık bir şekilde Devlet idi! Alevi halkımızın örgütlenrek sol- sosyalist ve Kürt özgürlük hareketi ile birleşmesini engellemek amacıyla Koçgiri de, Dersim de, Maraş ta olduğu gibi, bu da Devlet‘in Alevilere yönelik bir yıldırma, korkutma, kıyıma uğratma ve sürerek yok etme eylemiydi. Faşist Devlet, tepkileri sönümlendirmek ve suçunun üstünü örtemk için, kullandığı maşalarından bazılarını tutuklayıp göstermelik yargılamar yaptı ise de, esas failleri ortaya çıkarmadı/çıkarmak istemedi. Katliamda bizzathi rol aldığı tespit edilen birçok katili de hiç yakalamadı ve davayı zaman aşımına uğrattı.

Ama daha öncekilerde olduğu gibi, bu katliamda da Devlet istediği sonuçlara tam anlamıyla ulaşamadı. Katliamın baş sorumlusu olduğunu gizleyemediği gibi, zor ve kıyım, karşıt tepkiye yol açtı. Aleviler, korkup sinmek, geri adım atmak yerine, başta yaşadıkları büyük kentler ve Avrupa olmak üzere bulundukları her yerde örgütlendiler, kendi öz örgütlerini kurdular ve daha da görünür olmaya başladılar. 2 Temmuz Sivas katliamı, Alevilerin kendi öz örgütlerini oluşturmalarına vesile ve bir milat oldu. Bu gün artık Türkiye de, hiç bir güç Kürtlerin ve Alevilerin varlığını ve taleplerini görmezden gelerek, onları hesaba katmadan politika yapamaz/yapamıyor.
Emekçi Aleviler‘in büyük bir çoğunluğu Kürtler ve Sol/Sosyalist güçlerle birlikte davranmaktan başka çarelerinin olmadığını biliyor ve buna uygun adımlar atıyorlar.

Gün bu yakınlaşmayı güçlendirme, pasif tepkiler olmaktan çıkarıp daha iradi, daha bilinçli ortak bir tepkiye dönüştürme günüdür. Zira, TC nin Yüz Yıllık tarihi bizlere bunun bir var oluş veya yok oluş sorunu olduğunu defalarca gösterdi. Kürtler, Aleviler, Hırıstiyan halklar ve Sol Sosyalist bütün güçler ancak ve ancak birbirileri ile kenetlenirlerse var olmayı başarır ve bu topraklara eşit, gönüllü kardeşliği, barışı hakim kılabilirler. Türkiye ve Kürdistan’daki Devrimci- Demokrasi güçleri olarak, Sivas-Madımak ve diğer bütün katliamlardan çıkardığımız bu derslerden doğru sonuçlar çıkarabilir, halklarımızın ortak mücadele hattını kurmayı başarabilirsek ancak, o zaman Sivas-Madımak ta yitirdiğimiz canlarımızın hesabını sormuş olacağız. Buna olan umut ve inancımızla;

Unutmadık, Unutmayacağız, Unutturmayacağız, Katilleri Afetmeyeceğiz!

Katil Sömürgeci Faşist Türk Devleti Hesap Verecek!

XETA SOR

02 Temmuz 2023

Kaynak: Xeta Sor fecabook sayfasından alınmıştır.

Diğer Başlıklar

FIRSAT KARGALARI! Samet ERDOĞDU

FIRSAT KARGALARI 10 sene önce politik meteorolojide benim hava tahmini göstergem Öcalan idi. Ona bakarak …

NUH GELSİN DE TUFAN GÖRSÜN-5- Remzi BİLGET

NUH GELSİN DE TUFAN GÖRSÜN Ölüyoruz Birer Birer!.. Sabah olmuş sofranın başına toplanmışız, kahvaltı yapmaktayız. …

NUH GELSİN DE TUFAN GÖRSÜN-4- Remzi BİLGET

NUH GELSİN DE TUFAN GÖRSÜN Ölüyoruz Birer Birer…! Sabah olmuyor. Dönüyor, kıvranıyoruz fırıldak misali. Geceyi …

TOPLUMSAL GERҪEKҪİLİK VE DEVRİMCİ DURUŞ! Hamit BALDEMİR

TOPLUMSAL GERҪEKҪİLİK VE DEVRİMCİ DURUŞ! Devrim, bir toplumsal alt-üst oluştur. Eski toplumsal sistemi yıkmak ve …