Perşembe , 30 Mayıs 2024
Home / Güncel / Şehadetinin 30. Yılında İran KDP’nin Genel Sekreteri Dr. Ebdulrehman Qasimlo’yu Anıyoruz

Şehadetinin 30. Yılında İran KDP’nin Genel Sekreteri Dr. Ebdulrehman Qasimlo’yu Anıyoruz

İran Kürdistan Demokrat Partisi’nin lideri, Kürdistan Şehidi Ebdulrehman Qasimlo ve yoldaşlarını saygıyla anarken, çeşitli kaynaklardan derlediğimiz Qasimlo ile ilgili yazıyı sunuyoruz:

QASIMLO’NUN HAYATI

İran KDP’nin Genel Sekreteri Dr. Ebdulrehman Qasimlo (22 Aralık 1930 Urmiye – 13 Temmuz 1989 Viyana) iki arkadaşıyla birlikte Teokratik Faşist İran rejiminin ajanları tarafından bundan 30 yıl önce barış görüşmelerinde Viyana’da alçakça katledildi. Parti yöneticilerinden iki arkadaşıyla birlikte şehit düşen Dr. Qasimlo Urmiye’li zengin feodal bir Kürt ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası Muhammed Qasımlo Şikak Aşireti’ne mensuptu, babasının üçüncü eşi olan annesi Nana Jan Timsar müslümanlığa dönmüş bir Asuri hrıstiyandı. Ebdulrehman Qasimlo Urmiye’de temel (ilk, orta) eğitimini aldıktan sonra lise öğrenimi için Tahran’a gitti. Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nin kuruluşuna tanıklık etti ve İran – KDP’nin üyesi oldu. Dr. Qasımlo’nun dünyaya geldiği koşullar, Ortadoğu ve özellikle de Kürt Milleti/Kürdistan için özel yıllardı. Lozan Antlaşması sonrası, Kürdistan dört parçaya bölünmüştü; Kürt Milleti tüm millet olma haklarından yoksun bırakılmış ve bu nedenle çetin bir özgürlük ve kurtuluş mücadelesi içindeydi. Dr. Qasımlo, bu nedenle Kürt Hareketi içinde pişti ve olgunlaştı. Daha gençlik yıllarında, JE-KAF Derneğinin üyesi oldu. JE-KAF, Doğu Kürdistan’da radikal yurtsever bir örgüttü ve İran KDP / Mehabad Kürt Cumhuriyeti’ne temel oluşturdu. Dr. Qasımlo, Mehabad Kürt Cumhuriyeti kurulduğunda, 17 yaşındaydı.

1947’de Tahran’da liseyi bitiren Qasımlo 1948’de üniversite öğrenimi için Paris’e gitti. 4 Şubat 1949’da Tahran Üniversitesi’nde Şah Muhammed Rıza Pehlevi’ye düzenlenen ve başarısızlıkla sonuçlanan suikast sonrasında Paris’teki İranlı öğrencilerin şaha karşı düzenledikleri bir gösteriye katıldı. Gösteride yaptığı bir konuşmadan ötürü İran Konsolosluğu tarafından sıkı takibe alındı ve finansiyel zorluklar yüzünden öğrenimini Paris’te sürdüremez oldu. Sonra Çekoslovakya’dan sağladığı bir burs ile Prag’a gitti. Orda üniversite öğrencileri teşkilatına üye oldu, 1949’da Prag’da, 1951’de Doğu Berlin’de düzenlenen dünya gençlik festivallerine katıldı, bir Stalinist olarak tanındı. Sonradan evleneceği Helen Krülich ile Çekoslovakya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nde tanıştı. Eşinden Mina (1953) ve Hiva (1955) adlarında iki kızı oldu. Qasımlo üniversiteyi bitirdikten sonra, 1952’de Muhammed Mussadık’ın başbakanlığı sırasında Iran`a döndü. O dönemde Tudeh Partisi’nin vesayeti altinda olan İran KDP’yi Tudeh`in vesayetinden çıkartarak yeniden organize etti (1955). 1959`da Bağdat Üniversitesi’nde Kürt Tarihi öğrenimi için bir yıllığına Irak’a gitti.

Musaddık’ın devrilmesi üzerine yeniden Çekoslovakya’ya gitti ve Prag’da ekonomi doktorasını yaptı. 1961-1976 yılları arasında Çekoslovakya’nın başkenti Prag’da Ekonomi Enstitüsü’nde ve 1976-1978 yılları arasında Sorbon Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı. Prag’da Çekce Kürtler ve Kürdistan adlı, daha sonra pek çok dile çevrilecek olan kitabını yazdı. Kitabında Kürtleri marksist – leninist bir bakış açısıyla ele aldı. Varşova Paktı birliklerinin ”Prag Baharı”nı sona erdiren harekatından sonra Qasımlo sosyal demokrasiye dönüş yaptı. Prag Üniversitesi’nde 1970’e kadar öğretim üyeliği yapan Qasımlo, o yıl yurduna döndü. Mesleğinde çalışmaya burda da devam etti ve 1971’de Iran KDP`nin Genel Sekreterligine seçildi. ”Iran`a Demokrasi, Kürdistan`a Özerklik” düsturunu temel aldi. 1975 – 1978 yılları arasında tekrar Paris ve Prag`da kaldi. Sonra Şah karşıtı hareketlere (İslam Devrimi) katılmak üzere İran’a döndü. Ruhullah Humeyni’nin Şah’ı devireceğine kani olduğu için Humeyni’yi destekledi. Bu arada Parti’yi modernize eden Qasımlo, yönetim kadrolarını gençleştirdi, onlarca yıldır yeraltında örgütlenen partiyi açık alana çıkardı ve Mart 1979’da Mahabad’da gerçekleştirdiği bir mitingde Kürtlerin taleplerini karşılamayı taahüt ettikleri taktirde yeni rejimle birlikte çalışmaya hazır olduğunu açıkladı. Monarşi’nin devrilmesi İran Kürtleri tarafından daha çok haklar elde etmek ve kendi kaderini daha serbestçe tayin etmek bakımından bir şans, fırsat olarak görülüyordu. İ – KDP ve KOMALA Tahran’daki yeni rejimle bu konular üzerinde görüşmeler yapıyordu. Ağustos 1979’da, yeni bir Anayasa hazırlaması gereken yeni parlamento seçildi. Qasımlo milletvekilliğini kazandı ama Kürt bölgelerinde yeni rejimin birlikleriyle Kürtler arasında çatışmalar başladığından Parlamento’nun açılışına katılamadı. Yeni rejim Kürtlerin otonomluğu konusuna yanaşmıyor, sadece zaman kazanmaya çalışıyordu. Uzun süren çarpışmalardan sonra Kürtler oldukça geniş bir bölgeyi kontrolleri altına aldılar. Bu durumdayken Qasımlo İran rejimiyle yeniden görüşmeler başlatmak istedi; ama bir kez daha reddedildi. Rejime bağlı birlikler giderek Kürt savaşçılarını bir çok kentten peş peşe çıkarmaya başladı. İran – KDP Irak sınırına çekildi. İ – KDP, I. Körfez Savaşı’nda Saddam Hüseyin’in yanında savaşmak, Irak rejiminden yardım almak ve İran’da bir Kürt devleti kurmak meselesiyle yüz yüze geldi. Ancak Irak’ın kendisi de kuzeydeki Kürt nüfusuyla sorunlu olduğu ve hatta zehirli gazlar kullanarak Kürtlerle savaştığı için Qasımlo Irak’la işbirliği yapmak istemedi. Ayrıca Qasımlo demokratik bir İran içinde sadece özerk bir Kürt yönetimi istiyordu…

Dr. Qasımlo, kendi ana dili dışında, 7 dili, Farsça, Türkçe, Arapça, İngilizce, Fransızca, Rusça ve Çekçeyi ana dili gibi konuşup yazıyordu. Dr. Qasımlo, Kürt Mehabad Cumhuriyeti lideri Qazî Mihemed’in okulundan geliyordu. Onun yönetimi sırasında silahlı mücadele döneminde de İran KDP önderliğinin bulunduğu alanda, büyük silahlarla dolaşmak yasaktı.

DR. QASIMLO ŞAH REJİMİNİN DEĞİŞMESİNDE ÖNEMLİ ROLÜ OLAN BİR LİDERDİ

Dr. Qasımlo, şahı yıkan İran devriminin gerçekleştiği 1979’da Paris’te yaşıyordu. İran KDP ve Komela, İran’daki Şah Rejimine karşı mücadele eden muhalefetin içinde önemli bir role sahipti. Dr. Qasımlo da, Şah Rejimine karşı olan aktif Kürt liderlerinden biriydi. Şah Rejimi, Kürt, Fars, Azeri ve öteki halkların fiili ittifakıyla yıkıldı. Dr. Qasımlo Avrupa devletlerinin ve özellikle de Fransa’nın İran muhalefetine destek olması için, önemli bir rol oynadı. İran Şah Rejiminin yıkılmasından sonra, Dr. Qasımlo da diğer muhalif liderler gibi İran’a ve Kürdistan’a döndü. İran’da Şah rejimi yıkıldıktan, Kürdistan’ın siyasi örgüt liderleri Kürdistan’a döndükten sonra, Kürtler Kürdistan’da yönetimi ellerine aldılar ve Kürdistan, Mahebad Dönemi gibi İran KDP, Komela ve Şeyh İzzeddin Huseyni tarafından yönetilmeye başlandı.
İran’ın Merkezi Devletini ele geçiren mollaların yeni iktidarı ayaklarını yere bastıktan sonra, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde olduğu gibi, Kürtlere ihanet etti; Kürt Milletinin haklarını kabul etmedi. Kürt Milletinin, örgütlerinin ve liderlerinin yeni iktidara itaat etmelerini istedi: Kürtlerin liderleri ve örgütleri teslim olmadıkları için, merkezi devlet, Kürdistan’da fiilen yıkılan sömürgeciliği yeniden tesis etmek amacıyla 1979 Eylül’ünde askeri saldırı başlattı. Kürt Milleti, onun örgütleri ve liderleri, Kürdistan’ı korumak ve özgürleştirmek için silahlı mücadeleye yapmaya karar verdiler.

SİLAHLI MÜCADELE SONRASI, TEOKRATİK FAŞİST SİSTEM KENDİSİNİ HER YÖNÜYLE AÇIĞA VURDU

Kürt Milleti, kendi meşru ulusal hakları için ayağa kalkmaya karar verdikten sonra, sömürgeci Fars Devleti zulüm, işkence ve kitlesel terör konusunda bir sınır tanımadı. Kürt Milletinin ortadan kaldırılması için, büyük, vahşi bir saldırı başlattı. İran’da resmi olarak her gün 35-40 kişi idam edildi, resmi olmayan bir tarzda Pasdarlar ve Devrim Muhafızları tarafından onlarca insan öldürüldü ve toplu ölümler gerçekleştirildi. Kürt Milleti, yiğitçe ve uluslar arası hukuk kuralları çerçevesinde Kürdistan’ı korudu ve Kürdistan’ın bir çok bölgesini Doğu Kürdistan’da “kurtarılmış bölge” halinde kontrolleri altında tuttular.

İRAN FAŞİST MOLLALAR DEVLETİ KİRLİ BİR PLAN SONUCU DR. KASIMLO’YU ÖLDÜRDÜ

İran devleti, zor ve askeri saldırılarla, Kürt Milletini ve onun Ulusal Kurtuluş Hareketini yenemeyeceklerini anladıkları zaman, meşhur Fars siyasi entrikalarına baş vurmaya başladılar. Kürt Hareketine yumuşak yaklaşımlar göstermeye başladılar. 1989 yılında İran KDP ile antlaşma yapmak için öneri yaptılar. Dr. Qasımlo Ortadoğu’nun entrikacı liderlerinden biri olmadığından, İran Devleti’nin siyasetine kandı ve İran Devleti ile uluslar arası bir garanti olmadan antlaşma masasına oturmaya karar verdi: Büyük felaket bu kararla gündeme geldi.
İran Teokratik Faşist Devleti, bir yandan İran KDP ve lideriyle barış masasına oturma sözü verirken, diğer yandan da Kürt liderlerini ortadan kaldırmak için kirli planlar yaptılar.
Bu kirli planın sonucunda, Dr. Qasımlo ve iki arkadaşı, 13 Temmuz 1989’da Avusturya’nın Viyana şehrinde, kalleşçe katledildiler. İran Devleti, vahşi terörünü durdurmadı. Qasımlo’dan sonra, İran KDP Genel Sekreteri olan değerli insan Dr. Mihemed Sadiq ŞEREFKENDİ ve 3 arkadaşı Berlin’de; Qazî Mihemed’in gelini ve Emir Qazî’nin eşi ve İran KDP’nin İskandinavya sorumlusu Kamûran da İsveç’te katledildiler.

Tahran temsilcileriyle Kürt delegasyonlarının Aralık 1988’de iki kez görüşmesinin ardından yeni bir görüşme için 13 Temmuz 1989’da Viyana’da buluşmaya Kürt delegasyonunun üç üyesi geldi. İran diplomatik pasaportlarıyla Viyana’ya seyahat eden İranlı ”müzakereciler” Genelsekreter Qasımlo ve arkadaşlarını müzakere masasında öldürdü. Katil zanlıları İran konsolosluğunda saklandı ve Tahran’ın Avusturya makamları üzerindeki yoğun baskılarının ardından, hiçbir soruşturmaya tabi tutulmadan, ellerini kollarını sallayarak yurtdışına çıktılar. Üstelik bunlardan birisi -Devrim Muhafızları’nın (Pasdaran) yüksek bir görevlisi- polis koruması altında Viyana Havalanına götürüldü. Qasımlo Paris’te Père Lachaise Mezarlığı’nda defnedildi. Dul eşi 1991’de Avusturya Devleti’ni suçluları kollamaktan dolayı mahkemeye verdiyse de şikayeti 1992’de reddedildi.

Dr. Qasımlo ve Doğu Kürdistan liderlerinin İran Devleti tarafından katledildiğini herkes biliyor. Hem cinayetler sırasında hem de daha sonraları Avusturya, bundan önceki İran Cumhurbaşkanı Mahmut Ahmedinecad’ın suikast sırasında çekilmiş kamera kayıtlarını buldular. Ahmedi Necad, Dr. Qasımlo ve iki arkadaşının öldürülmesini organize edenlerden biridir. Bundan dolayı, eski İran Cumhurbaşkanı hakkında uluslararası tutuklama kararı verilmeli ve Mahmut Ahmedinecad yargılanmalıdır.
Bütün Kürtlerin, Kürt aydınlarının ve Kürt kurumlarının bu davaya sahip çıkmaları gerekir. Ayrıca dünya demokrat güçleri, sosyalistler ve komünistler de destek ve dayanışma göstermelidir. İran ve Türk devletlerinin Avrupa ülkelerinde Kürt liderlere yönelik düzenlediği saldırılar ve cinayetler karşısında Avrupa Birliği, Rusya, ABD, Almanya, Avusturya, Fransa hep sessiz kaldı. Cinayetlerin işlendiği ülkeler hükümetleri İran’la ve Türkiye’yle olan ekonomik ve öteki çıkarları nedeniyle bu cürümleri örtbas ettiler.

Önce Dr. Qasımlo’nun daha sonraları Dr. Mihemed Sadiq ŞEREFKENDİ’nin katledilmesi, Doğu Kürdistan Hareketi için büyük darbe olmuştur. Kürt ulusal kurtuluş hareketini başsız bırakma ezeli politikası izleyen Türk, Fars ve Arap sömürgeci devletleri bunu sağlayabildikleri oranda ulusal kurtuluş mücadelelerini geriletmeyi ve sömürgeci sistemlerinin ömrünü uzatmayı başarmışlardır.

Şehadetlerinin 30. yılında Dr. Qasımlo, onun arkadaşları ve tüm Kürdistan Şehitleri kalplerimizde yaşıyor, bizlere yol gösteriyorlar.

Diğer Başlıklar

XETA SOR İSVİÇRE NEWROZ ŞÖLENİNDE XETA SOR ADINA NECATİ GÜLER’İN KONUŞMASI!

XETA SOR’un düzenlemiş olduğu Newroz şöleninde XETA SOR Yürütmesi adına konuşma yapan Necati GÜLER‘in konuşmasını …

KERKÜK KÜRDISTAN’IN KUDÜS’Ü ‘DÜR!” MAM CELAL TALABANİ! XETA SOR

KERKÜK KÜRDISTAN’IN KUDÜS’Ü ‘DÜR!” MAM CELAL TALABANİ Sömürgeci Türkiye Cumhuriyeti devleti ve İran gerici molla …

SEҪİMLER VE GERҪEKLER! HAMİT BALDEMİR

SEҪİMLER VE GERҪEKLER! Gerek ulusal mücadelede ve gerekse sosyal mücadelede devrimciler legaliteyi her zaman olanaklar …

30.YILINDA MADIMAK KATLİAMININ UNUTMADIK! XETA SOR

Yılında Madımak Katliamını Unutmadık! 2 Temmuz 1993, TC devletinin katliamlar serisine bir yenisinin eklendiği, kara …