Pazar , 25 Eylül 2022
Home / Güncel / HÜSEYİN ve MEHMET ELMAS yoldaşların anısına / Samet ERDOĞDU

HÜSEYİN ve MEHMET ELMAS yoldaşların anısına / Samet ERDOĞDU

Aşağıdaki yazı NEWROZ Gazetesinde 2009 Aralık’ında yayınlanmıştır.

Bundan 21 yıl önce, 30 Kasım 1988’de, henüz 34 yaşında, Malatya işçilerinin sevgili ”başkan”ı, devrimci yoldaşlarının ”mütayit yoldaş”ı Hüseyin Elmas’ı kaybettik.

”Başkan” yoldaş ömrünü genelde tüm milliyetlerden işçi sınıfının toplumsal ve özelde Kürt milletinin milli kurtuluşuna adamış ender liderlerden biriydi.

Hüseyin Elmas, 1954 yılında Malatya’nın Doğanşehir kazasının Çığlık köyünde doğdu. Aslen Alevi Kürt Balyan aşiretine mensup olan ailesi, geniş arazilere sahipti ve ilçe merkezine yerleşmişlerdi.

Hüseyin Elmas ilk başlarda THKO’nun yeraltı faaliyetlerine katıldı. 1975’ten sonra THKO Halkın Kurtuluşu grubunun elinde kaldı. Başkan yoldaş bu çizgiye itibar etmedi. O dönemde THKO Mücadele Birliği adı altında sovyet düşmanlığını reddeden örgütle ilişki kuruncaya kadar bağımsız devrimci tutum aldı. Bu arada kendisi gibi düşünen kimselerle birlikte Teslim Töre ve arkadaşlarının tutumlarını öğrenmek, onlarla ilişki kurmak için çaba harcadı. Nihayet ilişki kurup onların görüş ve düşüncelerini aldıktan sonra arkadaşlarıyla birlikte THKO MB saflarına katıldı.

Artık sadece ”düz devrimci” olarak bağımsız, genel bir kişisel devrimci faaliyet yürütmekte değildir; THKO MB ile bağlantılı örgütlü, planlı, sistemli bir çalışması sözkonusudur ve işçilerin gündelik hak arama eylemlerine öncülük ederken onların uzun vadeli çıkarları uğruna kendi siyasal partilerini yaratma doğrultusunda siyasal örgütlenmeleri için de çalışmakta; bağlı olduğu siyasal akımın kitleler içinde yaygınlaşıp kökleşmesi için mücadele etmektedir.

Hüseyin yoldaş bu dönemde Doğanşehir TÖB-DER, Balast İşçileri Derneği ve daha sonraları ise Genç Emekçiler Birliği lokallerinde seminerler, paneller örgütledi. 1976 yılı sonlarında Emeğin Birliği adlı legal gazete devreye girince onu örgütlenmenin güçlü bir aracı olarak etkili bir şekilde değerlendirdi. Zaten, Emeğin Birliği çıktıktan sonra grup legal düzeyde ”Emeğin Birlikçileri” olarak tanınacaktı.

Bu çalışmalar neticesinde Doğanşehir ve köylerinde devrimci harekete sempati duyan gençlerin büyük çoğunluğu Emeğin Birlikçisi olmuştu. Çevre köyler, kaza merkezindeki solcu mahalleler, Doğanşehir Lisesi fiilen Emeğin Birlikçilerinin denetimindedir. İlçede faşist hareketin etkinliği kırılmış; devrimcilerin hegemonyası sağlanmıştır. Bu sonucun baş mimarı da hiç kuşkusuz Hüseyin Elmas’tır.

Hüseyin yoldaş 1976 yılında çevrede büyük yankı yapan ve örgütün üstünlük kurmasını sağlayan THKO MB’nin korsan gösterisini organize etti. Tutuklanarak cezaevine konuldu. Bir süre hapis yattı.

Bu dönemde Hüseyin yoldaş Malatya il merkezinde de örgütlenme işlerine yöneldi. Samanharığı, Cemal Gürsel, Paşaköşkü, Haçova, Kernek, Çavuşoğlu, Boztepe mahalleleri başta olmak üzere işçilerin olduğu alanlarda bağlantılar kurdu. Mensucat, Şeker, Tütün fabrikaları, kara ve demiryolları işçileri ve küçük sanayi sitesi çırakları içinde devrimci işçi komiteleri oluşturdu. Bir buluşma ve örgütlenme merkezi işlevini gören Emek Kitabevi’ni açtı. Emeğin Birliği gazetesinin Malatya’nın her tarafına, Elazığ ve Dersim vilayetlerine dağıtımı işini burada merkezileştirdi. Aynı yıl (1977) organize sanayi bölgesinde yer alan küçük sanayi, montaj ve tamir işletmelerinde çalışan ”sanayi işçileri”ni (çırak ve kalfaları) çatısı altında toplayan Sanayi İşçileri Derneği’nikurdu. Başkanlığını üstlendi. Daha sonraları Genç Emekçiler Birliği Malatya Şubesi’nin kuruluşunda da öncü rol oynayacaktı.

1977 yılı THKO MB örgütünün faaliyetlerinde bir dönüm noktasıdır. Bu yılın Aralık ayında tüm THKO MB örgütlerinin delegelerinin katıldığı örgüt konferansı yapıldı. Mütayit yoldaş bu konferansa delege olarak katıldı.

Öte yandan asıl büyük zorluk devletin militarist ve bürokratik güçleri yanında, devlet destekli sivil faşistlerin ardı arkası kesilmeyen saldırılarından geliyordu. Malatya’yı stratejik alanlardan biri olarak belirleyen faşist çeteler günaşırı adam öldürüyorlardı. Nitekim bu saldırılardan birinde Emeğin Birliği taraftarlarından Doğan Gül ölüyor, başka bir saldırıdaysa Hasan Töre ağır yaralanıyordu.

Malatya Belediye Reisi Hamido’nun 17 Nisan 1978’de derin devlet tarafından bir suikastla öldürülmesi bahanesiyle faşistlerce gerçekleştirilen Malatya olayları bu saldırıların doruk noktasını oluşturdu. Belediye Başkanı Hamido’nun kontrgerilla marifetiyle katledilmesi nedeniyle belediye başkanlığı boşalınca, belediye seçimlerinin yenilenmesi gündeme geldi. Hüseyin Elmas THKO MB Malatya İl Komitesi Sekreteri sıfatıyla bu seçimlere tüm devrimcilerin ortak bir adayla çıkması için başta Dev-Yol olmak üzere öteki devrimci gruplarla irtibata geçti. Ancak mutabakat sağlamayı başaramadı. Bunun üzerine Emeğin Birliği olarak bağımsız bir adayla meydana çıkmaya karar verildi. Eski THKO örgütünden ve o sıralarda THKO MB İl Komitesi üyesi Yeşilyurt İlçesi Kilise Köyü Muhtarı Mustafa Akdeniz’in aday olarak çıkması kararlaştırıldı. 25 Haziran 1978’de seçimlerin yapılması gerekiyordu. Gerekli başvurular yapıldı ve güçlü bir kampanya başlatıldı. Bütün bu organizasyonun beyni Hüseyin Elmas idi. Bu arada Hamido olaylarında yakılıp tahrip edilmiş olan Sanayi İşçileri Derneği’nin yerine İplik-İş Sendikası açıldı. Hüseyin sendika başkanıydı. Yine aynı olaylarda yakılan Emek Kitabevi’nin yerine de GEB açıldı. İşçiler ve gençlik içindeki çalışmalar yoğunlaştırıldı. Dernek ve sendika şaşırtıcı bir hızla gelişmeye başladı. Her iki örgütün lokali de dolup taşıyor, seminerler, tartışma toplantıları, eğitim çalışmaları gibi faaliyetlere yığınla insan katılıyordu. Bu örgütler kendi üye sayılarını kat be kat aşan bir kitleye etki ediyordu. Böylece Emeğin Birlikçileri Malatya’da sözü edilir bir güç haline geldiler.

24 Aralık Maraş katliamından sonra Ecevit hükümetinin ilan ettiği sıkıyönetimin hemen akabinde gözaltına alınan mütayit yoldaş Elazığ 1800 Evler işkencehanesinin ilk ”misafir”lerinden biri oldu. Bir hafta boyunca ağır işkencelerden geçirildi.

Mütayit yoldaş, il komitesinin seçilmiş organ sekreteriydi ve doğal önderiydi. Bu nitelik onun pratik zekası, liderlik yetenekleri ve karizmatik kişiliğinden geliyordu. Sıkıyönetim koşulları altında şehir merkezinde, mahallelerde derinlemesine bir faaliyet yürütüldü. Semtlerde ve Sümerbank Mensucat, Tekel Tütün, İpaş, Şeker vb. gibi belli başlı fabrikalarda THKO MB örgütü komiteleri kuruldu. Bunların etrafında örgütle organik bağı olmayan, hatta bazen örgütün sempatizanı bile olmayan daha geniş, gevşek ”mücadele birliği komiteleri” kuruldu. TKEP, 1980 Nisan’ında 1. Kongre’sini yaparak kuruluşunu ilan ederken, Malatya parti örgütü Mütayit yoldaşın öncülüğünde 60 civarında doğrudan üyesi ve yasal, yarı yasal örgütlenmeleriyle yüzlerce sempatizanı olan, Dersim ve Elazığ’a iletilenlerle birlikte üç bin gazete dağıtan hazır bir yapı durumundaydı ve parti kongresine üç delegeyi temsilen Mütayit yoldaşı yollayacaktı.

Ertelenen belediye başkanlığı seçimleri 1980’de yeniden gündeme geldiğinde Emeğin Birliği grubu devrimci güçlerin müşterek adayla çıkması teklifini yeniden ileri sürdü. Bu kez daha olumlu bir karşılık buldu. Başta Dev-Yol olmak üzere TİP, TKP ve bağımsız bir sosyalist Kürt grubu ile yapılan görüşmelerde mutabakata varıldı. Sonuçta ortak bir aday çıkarmak için çalışmalara geçildi. Oluşturulan devrimci ittifak Remzi … isimli Dev-Yol çevresinden bir karayolları işçisini ortak aday olarak gösterdi. Bu ittifakta Emeğin Birliği’ni Mütayit yoldaş temsil ediyordu.

Yapılan seçimlerde ortak devrimci aday CHP’yi neredeyse silip süpürdü, oldukça yüksek oy aldı; ama kazanamadı. Fakat seçim çalışmaları hem devrimci güçlerin işbirliği hem de devrimcilerin halkla bağlarının pekiştirilmesinde önemli rol oynadı. Sola eğilimli kesimlere güven geldi.

6 Mart 1980’de 20’den fazla Emeğin Birlikçisi gözaltına alınıp işkenceli sorgulardan geçirildi. Yakalanan insanların büyük bir kısmı bir hafta sonra serbest bırakıldılar. Ama Mütayit yoldaş ve iki arkadaşı iki hafta daha işkenceli sorguya maruz kaldıktan sonar, ancak ay sonunda serbest bırakılacaklardı.

Polis, tuttuklarını bıraktı ama izlemeyi bırakmadı. Böyle olunca 1. Kongre’ye tüm delegeleri göndererek kongre güvenliğini tehlikeye düşürmek aptalca bir davranış olurdu. Bu yüzden üç delegeyi temsilen sadece 1 delege göndermeye karar verildi. Mütayit yoldaş daha bedenindeki işkence izleri bile silinmeden Besni’nin Karalar Köyü’ndeki illegal kuruluş kongresine katıldı. Bu kongrede örgütün adı TKEP olarak belirlendi. Parti bünyesinde bir Kürdistan Özerk Örgütü (KÖÖ) kurulması kararlaştırıldı. Yaz sonlarında KÖÖ kuruldu ve Malatya il örgütü buna bağlandı.

Haziran 1978’de Doğanşehir’de yapılan bildiri dağıtma eylemlerinden birinde GEB üyesi 9 arkadaş yakalanıp Binsekizyüzevler’de günlerce işkenceden geçirildikten sonra Elazığ Askeri Cezaevi’ne konuldular. Aralarında Mütayit yoldaşın kardeşi Mehmet Elmas’ın da bulunduğu bu grup 9 ay süren tutukluluktan sonra Mart 1979’da serbest bırakıldılar.

12 Eylül’de faşist generaller cuntası iktidara el koyunca, o zamana kadarki legal ve yarı legal çalışmalarda deşifre olan parti kadroları kaçağa düştüler. Arananlar listesinin başında Hüseyin Elmas ve il komitesinin deşifre olmuş öteki elemanları vardı. Bu durumda kent merkezinde ikamet etmek oldukça zorlaşmıştı. Başta il komitesi mensupları olmak üzere, aranan parti üyeleri Yaşilyurt, Akçadağ ve Doğanşehir mıntıkalarındaki dağlara çekildiler.

Tedbirsiz davranıp evlerinde kalmaya devam eden kimi üyeler daha ilk operasyonlarda ele geçtiler. Bir süre sonra da Hüseyin yoldaş, Doğanşehir’in Güroba ve Çığlık köyleri arasında kalan Elmaderesi /Dutderesi mıntıkasında kalmakta olduğu çadırda kardeşi Mehmet Elmas’la birlikte Kasım 1980’de yakalandı. Her iki kardeş bu operasyonda yakalanan diğer yoldaşlarla birlikte Elazığ’ın 1800 Evler işkence merkezinde bir ay boyunca ağır işkence gördüler.

Yargılandığı Sıkıyönetim 8. Kolordu Askeri Mahkemesi tarafından 18 yıl cezaya çarptırıldı. Bu ceza aslında çok önceden peşinen verilmiş, mahkemeye ise sadece onaylatılmış bir ceza idi. Nitekim son mahkeme esnasında Av. Erkal Gençaydın, ”dosyaları incelerken tesadüfen bir MİT belgesine rastladığını, belgede bu davada yargılananlara verilecek olan cezanın önceden kesildiği ve mahkemeye dikte edildiğini gördüğünü ve bu yüzden bu koşullar altında savunma yapmanın hiçbir anlamı olmadığını” söyleyerek, savunma avukatlığından geri çekilmişti.

Mütayit yoldaş cezaevinde de parti örgütlenmesi faaliyetlerini aksatmadı. Önceleri Elazığ Sıkıyönetim Askeri Cezaevi’nde, daha sonra Malatya E Tipi Özel Cezaevi’nde yönetici parti komitesinde yer aldı. Bu komite cezaevinde yürütülen parti çalışmalarını, partililerin açlık grevleri ve direniş eylemlerini yönetiyor, cezaevi direnme politikalarını belirliyor, dışarıdaki parti örgütüyle bağlantıları sürdürüyor, parti komününün ve değişik cezaevlerinde yalnız kalmış yoldaşların ihtiyaçlarını karşılıyor ve onlarla bağlantıları kuruyordu. (Sıkıyönetim Cezaevi 1, 2 ve 3 nolu cezaevleri olarak değişik bölümler halindeydi). Hüseyin yoldaş, 12 Eylül idaresi boyunca ve daha sonraki dönemde partiye ait Birlik Yolu, Komünist, Dengê Kurdistan dergilerinin mikrofilmler halinde Elazığ ve Malatya cezaevlerine sokulmasını sağladı.

Hüseyin ve kardeşi Mehmet Elmas yoldaşlar cezaevinde parti komününün iaşesini de üzerlerine aldılar. Yoldaşların ihtiyar anne ve babası, oğullarının mahpuslukları döneminde neleri var neleri yoksa hepsini sattılar. Görüş izni olduğu sürece her hafta cezaevini ziyarete geldiler; cezaevi idaresinin izin verdiği en yüksek para miktarını çocuklarına bıraktılar. Yoldaşların çoğunun fakir ailelerden geldiği, birçoğunun doğru dürüst ziyaretçisinin bile gelemediği koşullarda Hüseyin ve Mehmet Elmas yoldaşların ihtiyar ebeveynlerinin getirdiği paralar TKEP/KKP Komünü’nün en büyük finans kaynağı oldu. Hüseyin yoldaşın eşi Gülizar yoldaş bu dönem boyunca “başkan yoldaş”ı bir an bile yalnız bırakmadı.

Mütayit yoldaşın cezaevinden çıktığı dönemde KKP Merkez Komitesi üyeleri cezaevinde bulunuyordu. O zamanlar birleşik halde örgütlenmiş olan TKEP ve KKP müşterek faaliyet yürütüyordu. KKP henüz tüzüksel olarak TKEP’e bağlı özerk bir örgüt durumundaydı. Merkez örgütü ve bölge örgütlerinin darbe yediği bu koşullarda üst örgüt olarak TKEP’in KKP’yi yeniden oluşturması gerekiyordu. Hüseyin yoldaşa KKP’nin yeniden toparlanmasını gerçekleştirmekle görevli Geçici Merkez Komitesi’nde görev alması önerildi. Mütayit yoldaş kendisine yapılan öneriyi tereddütsüz kabul etti ve 1986 ortalarından itibaren merkezi bir yapısı bulunmayan KKP, geçici bir merkez komitesi oluşturdu. Mütayit yoldaşın katılımıyla oluşturulan bu komite KKP’yi yeniden toparlayacak ve onu üçüncü kongresine taşıyacaktı. 1990 sonlarında yapılan üçüncü kongrede ise KKP, TKEP’le olan tüzüksel birliğine son verecek, tamamen bağımsız bir örgüt haline gelecekti.

Mütayit yoldaş KKP Geçici Merkez Komitesi üyesi olarak derhal çalışmalara girişti. Ama bir süre sonra hastalığı yeniden nüksetti. Bu kez İstanbul’a kontrole gitti. Orada kanserin akciğere yerleştiği ve beyne sıçradığı tespit edildi; çok geç kalınmıştı. Ekim ayında tamamen yatağa düştü.

Ziyaretine gittiğimiz son görüşmede ölüm döşeğindeydi. Artık zorlukla konuşabiliyordu. Bir isteği, bir diyeceği olup olmadığını sorduğumuzda, bir önceki toplantıda alınan kararları kastederek “Bir an önce faaliyetleri başlatmak gerek” dedi. Can çekişirken söyleyebildiği son sözleri ise “Tüm yoldaşlara selam söyleyin” oldu.

1975-1981 yılları arasında Malatya’da önceleri THKO MB (Emeğin Birliği), sonra TKEP/KKP İL KOMİTESİ SEKRETERİ ve yaşamının son döneminde KKP GEÇİCİ MERKEZ KOMİTESİ ÜYESİ olarak partinin Malatya örgütünün en zahmetli taşıyıcısı ve tartışmasız beyni Hüseyin Elmas’ı 30 Kasım 1988’de yitirdik.

***

Hüseyin Elmas’ı anarken, onu yaşamı ve mücadelesinde son anına kadar yalnız bırakmayan, işkencehanede, cezaevinde birlikte mücadele veren kardeşi sevgili Mehmet Elmas’ı hatırlamamak mümkün değil. 22 Mayıs 2008’de sürgünde olduğu Almanya’da kansere yenik düşerek aramızdan ayrılan Mehmet Elmas, 1956 yılında doğdu. Doğanşehir Lisesi’ni bitirdi. Daha lise yıllarından itibaren abisi Hüseyin’le aynı yola girdi. THKO MB Doğanşehir Mahalli (İlçe) Komitesi’ndeve TKEP/KKP Malatya İl Komitesi’nde çalıştı. 1978-1979 yıllarında bir grup arkadaşıyla birlikte yaklaşık bir sene Elazığ’da tutuklu kaldı. 26 Ekim 1980’de abisiyle birlikte yakalandı. Faşist askeri mahkeme tarafından 15 sene cezaya çarptırıldı. 1986 yılı Mart’ında tahliye edildi. KKP faaliyetlerine dışarda da devam etti. Malatya’da KKP faaliyetlerinin kesintiye uğradığı 90’lı yıllarda partiyle ilişkisi koptu. Ama o mücadeleye devam etti. PKK’nin bölgedeki gerilla kuvvetlerine yardımcı oldu. Temmuz 1994’te PKK’ye yardım ve yataklık yapmaktan tutuklandı. 7,5 ay hapis yattıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere 1995 Şubat’ında serbest bırakıldı. Mahkemece 3 sene 9 ay hapis cezasına çarptırıldı ve gıyabi tutuklama kararı verildi. Bu karar yargıtayda onaylanınca kaçağa düştü. Bir süre kaçak yaşadıktan sonra Almanya’ya çıktı. Yurtdışında da devrimci faaliyetlere katıldı. Yaşamının sonuna kadar ilk gençlik ideallerine bağlı kaldı.

İşçi sınıfı, Kürt halkı bu iki yiğit savaşçısını asla unutmamalıdır.

Malatya’daki sevgili dostlar, yoldaşlar! Her 30 Kasım’da, her 22 Mayıs’ta Doğanşehir Çığlık Köyü’nde ELMAS kardeşlerin mezarlarına gidin! Birer çiçek de biz uzaklardaki yoldaşları için bırakın! Onları yad edin! Anılarını yaşatın! Ömürlerini, canlarını proletaryanın ve Kürt halkının kurtuluşu için feda etmiş bu yiğit komünistleri ebedi uykularında şad edin!..

28 Kasım 2009, yoldaşınız “Baba”

Diğer Başlıklar

PERVİN BULDAN’IN YANLIŞI! Mehmet AKKAYA

PERVİN BULDAN’IN YANLIŞI Mehmet Akkaya Geçen haftasonu bir grup arkadaşla birlikte HDP’nin Kartal’da (İstanbul, 7 …

GİDİŞİN BİR UZUN ÖYKÜDÜR ÜSTAD! Heybet AKDOĞAN

GİDİŞİN BİR UZUN ÖYKÜDÜR ÜSTADKapitalizm toplumu katılaştırır, duyarsızlaştırır ve herkesi rutinleştirir. Kapitalizm için önemli bir …

YASAKLI “MUNZUR KÜLTÜR ve DOĞA FESTİVALİ’NİN” BANA HATIRLATTIKLARI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ! Heybet AKDOĞAN

YASAKLI “MUNZUR KÜLTÜR ve DOĞA FESTİVALİ’NİN” BANA HATIRLATTIKLARI ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİElazığ’ın, Kovancılar ilçesinde doğup, büyüdüm.Büyümeye başladığım …

POPÜLİST SİYASET! Heybet AKDOĞAN

Popülist siyasetSon dönemde siyasetin baskın bir unsuru haline gelen popülizm, siyasi çevrelerce geniş bir anlam …