Cumartesi , 3 Aralık 2022
Home / Kürdistan / 26 Mart 2017 KKP – SYKP Newroz Gecesi Konuşması / HÜSEYİN İŞLİ

26 Mart 2017 KKP – SYKP Newroz Gecesi Konuşması / HÜSEYİN İŞLİ

Dün alanlarda, direnişlerde, zindanlarda „Fabrikalar, Tarlalar, Siyasi İktidar, Her Şey Emeğin Olacak!“ diyerek haykıran; bugün de halkımızın direniş ve mücadele günü olan Newroz’da biraraya gelen, bu Newroz etkinliğimizi onurlandıran sevgili yoldaşlarımız,
Hosgeldiniz!

Bugün hepimiz biliyoruz ki, Kürdistan ve Türkiye’de Hitler bozuntusu Tayyip Erdoğan’ın başını çektiği sömürgeci T.C. rejimi halklarımıza saldırılarıyla, katliamlarıyla her günümüzü yaşanamaz hale getirmiştir.

Ama, önce işçi – emekçiler olarak sınıf mücadelemizde, Kürtler olarak ulusal özgürlük kavgamızda hep hatırda tutacağımız, dersler çıkaracağımız, hatırlatmadan geçmeyeceğimiz kimi önemli günleri anımsatmak istiyorum.

Geçtiğimiz 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Hepinize Kutlu olsun! Selam olsun Rosa Luxemburg, Clara Zetkinlere! Selam olsun Leyla Kasım, Zekiye Alkan,Sakine Cansızlara! Selam olsun Döndü Türkmen ve Evrim Alataşlara ve alanlarda, zindanlarda, dağlarda sömürü ve zülme karşı direniş bayrağını yükselten milyonlarca emekçi kadınlarımıza!

İdam sehpalarında 12 Eylül faşizmine karşı boyun eğmeyerek ulusal ve sosyal kurtulus bayrağını dalgalandıran, partimizin ”Onur Üyeleri” İBRAHİM ETHEM COŞKUN, SEYİT KONUK ve NECATİ VARDARlara selam olsun! Ne mutlu sizlere ki onların yoldaşlarısınız.

Yine hiç bir zaman unutamayacağımız bir gün, sömürgeci Saddam rejiminin Güney Kürdistan’daki kentimiz Halepçe’ye 16 Mart 1988 günü kimyasal bombalarla saldırarak çocuk, yaşlı, kadın, genç demeden 5‘000’den fazla insanımızı tüm Dünya’nın gözü önünde vahşice katlettiği gündür, unutmayacağız.

Partimizin kuruluşunun temellerinin atıldığı topraklarda yetişen, Pirim’in işkencehanelerinde ser verip, sır vermeyen, 16 Mart 1982’de hunharca katledilen Halil Uluğ ve Yusuf Ali Erbay yoldaşlarımızın anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

18 Mart 1871, 25 bin Paris Komünarının en küçük bir pişmanlık duymadan, ölümü kahramanca karşılayarak göğe çıktıkları gündür. Onlar tüm dünya proleterlerine çok büyük değeri olan bir devrim deneyi bıraktılar. Buradan, bu Newroz kutlamasından, Kürdistan, Türkiye ve Ortadoğu halkları olarak Paris Komünarlarına milyonlarca saygı ve sevgilerimizi sunuyoruz.

21 Mart 1982 Newroz Günü, Mazlum Doğan’ın Amed zindanlarında üç kibrit çöpü ile Newroz Ateşini yakarak ”Berxwedan Jiyane!” sloganıyla aramızdan sonsuzluğa ayrıldığı gündür. Selam olsun çagdaş Kawalara!

25 Mart 1976, 1926-1930 Ağrı Direnişinin büyük komutanı İhsan Nuri Paşa’nın Tahran’da şüpheli bir kazanın ardından hayata veda ettiği gündür. İhsan Nuri Paşalara selam olsun!

30 Mart 1972, 12 Mart faşizmine karşı mücadelenin, devrimci dayanışmanın, mücadele birliğinin sembolü olarak THKO ve THKP-C önderlerinin Kızıldere’de birlikte ölümü kucaklayarak Paris Komünarlarının yanına gittikleri gündür. Selam olsun 10lar’a!

31 Mart 1947 Qazi Muhammed ve arkadaşlarının Mahabat merkezli Kürt Cumhuriyetini ilan ettikleri Çarçıra Meydanı’nda idam edildikleri lanetli gündür. Bizlere ibretlik bir tarih dersi bırakarak sonsuzluğa yürüyen Qazi Muhammed ve yoldaşlarına selam olsun!

Değerli Yoldaşlarım,
21 Mart aynı zamanda partimiz PARTÎYA KOMUNÎSTA KURDÎSTAN’ın (KKP’nin) 35’inci kuruluş yıldönümüdür. Bugün bu vesilesiyle partimizin kuruluşuna, temellerinin atılmasına katkı sunan, değer katan, 12 Eylül zindanlarından geçerek bugüne kadar komünizm davasını savunan; bugün şu ya da bu sebepten dolayı aramızda olmasa da kalbi burayla birlikte atan bütün yoldaşlarımıza selam olsun.

Bu vesilesiyle buradan bir kere daha haykırıyoruz ve diyoruz ki şehitlerimize, Deniz Gezmişlerden, Avni Gökoglu, Mustafa Akdeniz, Devrimci Ali, Elmas Kardeslere; Tuncay Atmaca, Köylü Mehmet, Ihsan Özsoylu, 13 Mart şehitlerimize; Nusret Korkmaz, Kazım Çakır, Evrim Alataşlara; İsrail siyonizmine karşı mücadelede şehit düşen İmam Ateş, Mustafa Çetiner ve Teğmen Alilerimize ve adlarını saymadığımız daha onlarca şehidimize and olsun ki Newroz Ateşini sizlerin düştüğü o topraklarda sizlerin ilkelerinize, sizlerin kararlılığınıza uygun olarak daha da gür yakacağız.

Bugün sömürgeci, faşist Erdoğan rejimi kendilerinin tezgahladığı 15 Temmuzu bahane ederek, T.C. devletini yeniden örgütleyerek Hitlerin kurduğu türden bir faşist rejimi oturtmaya çalışıyor. T.C. devleti, onun halefi olan Osmanlı devletinin 1900’lü yılların ilk yarısı boyunca birbiri peşi sıra yaptığı Rum, Ermeni, Süryani, Yezidi, Alevi, Kürt soykırımlarına bir yenisini daha eklemeye; Kürdistan’da yeniden bir soykırım gerçekleştirmeye çalışıyor.
Bunun için de 16 Nisan referendumuyla bir korku imparatorluğu yaratmak istiyor. Diktatör Erdoğan’ın, aldığı 7 Haziran seçim yenilgisinden sonra neler yaptığını hepimiz biliyoruz. Sur’dan başlayarak kentlerimizi havadan – karadan kuşatarak top ve bombalarla yakıp yıktı; şehirlerimizi tek tek harebeye çevirdiler. Halkımızı evlerinde, gençlerimizi bodrum katlarında en barbar bir tarzda topluca katlettiler. Analarımızın cenazelerini günlerce caddelerde beklettiler. Halkımıza haftalarca, aylarca sokağa çıkma yasağı uyguladılar. Annelerimiz bebeklerimizin ölülerini buzdolabında saklamak zorunda kaldılar. Gençlerimizin cenazeleri tankların arkasında sürüklendi…

Dostlar, yoldaşlar
2017 Newroz’unun başka bir anlamı daha var:
Bu Newroz, ”Yeni Türkiye’yi kuruyoruz” diye, su katılmamış bir faşist diktatörlüğü yerleştirmek isteyen Erdoğan ve ekibinin niyetlerini kursaklarında bırakmanın provasıdır.
16 Nisan’da Referandum’dan hezimetle çıkacak olanlar daha şimdiden telaş içindedir.
Bu telaşladır ki hükümet Kürdistan’da halkımıza dalkavukça sırnaşmakta; Şeyh Sait ve arkadaşlarının adına pankartlar asmaktadır. Sırf bu kadar da değil; Türk hükümeti ilk kez protokolde Kürdistan bayrağını göndere çekmiş, el altından eyalet sistemine geçileceği, Kürtlerin haklarına kavuşacakları söylentilerini yaymaya başlamış ve Kürt oylarını kazanamazsa dahi tarafsız kılmak, ”boykot” yahut geçersiz oy kullanmaya teşvik etmek için kolları sıvamıştır. Ağızlarını her açtıklarında ”tek dil” lafını dillerinden düşürmeyenler Kürdistan’da Kürtçe afişlerle oy talep etmektedir!
Ama bunlar nafiledir. Bunlar Erdoğan ve çetesinin korkusunu gösteriyor. Onlar korkuyorlar. Çünkü Newroz gösterilerinde de gördüler ki sırtında Kürdistan tişörtü taşıyor diye katledilen Kemal Korkut’un avaz avaz haykırdığı sloganlar Kürd’ün net HAYIR tutumudur. Elinde tuttuğu yaşam kaynağı bir şişe suyu can verirken dahi elden bırakmayan Newroz şehidimizden; alanlarda zılgıt çeken kadınlarımıza kadar halkımız sömürgeci katillere karşı tavrını açıkça koymuştur.
Milletvekillerimizi zindanlara atanlara HAYIR!
Belediyelerimizi kayyumlara devredenlere HAYIR!
Kentlerimizi, köylerimizi yakıp yıkıp harabeye çevirenlere HAYIR!
Binlerce insanımızı katleden, on binlerce insanımızı zindanlara atan, on binlerce kamu çalışanını işlerinden atanlara HAYIR!
Tek Adam Rejimine HAYIR!
Faşist 12 Eylül Anayasası’nın daha da faşist hale getirilmesine HAYIR!

Dostlar, yoldaşlar
Partimiz’in kurulduğu 1982 yılının 7 Kasım’ında 12 Eylül Anayasası için referandum yapılmıştı. KKP o referandumda Kürdistan’da en yaygın HAYIR kampanyasını yürütmüş, her tarafta bildiriler, pullamalarla halkımızı HAYIR demeye çağırmıştı.
Şimdi 35’inci kuruluş yıldönümümüzü de bir kez daha HAYIR’lı biçimde kutluyoruz. Bu geceyi SYKP’li yoldaşlarla birlikte kutlamamız oldukça anlamlıdır. Bu, halkların hak eşitliği temelinde enternasyonalist birliğine ve kaynaşmasına verdiğimiz önemin göstergesidir.
Faşist diktatörlüğü el ele, omuz omuza yıkacağız!
Sömürgeci kirli savaşı elbirliğiyle bitireceğiz!
Saraylarda tünemiş kan içici akbabaların saraylarını hep beraber yerle bir edeceğiz!
Hepinizi saygıyla selamlıyorum!
26 Mart 2017

Diğer Başlıklar

ÖLÜMSÜZLERİMİZİN İZİNDE KAVGAYI BÜYÜTELİM! KKP

Ölümsüzlerimizin İzinde Kavgayı Büyütelim şairiyle gerçekleşen anma gecesine KKP İsviçre örgütü davet edildi.  KKP Anma …

SOLCU MONOLOGLAR! Necati GÜLER

Solcu Monologlar sürmanşeti ile Necati Güler öykü tadında yazılar yazıyor. Kendi sosyal medyasında mütevazi bir …

DERSİM SOYKIRIMI ASLA UNUTULAMAZ! Erdal YILDIRIM

Denge Kürdistan Yayın Kollektifi olarak Erdal Yıldırım’ın Çatlağını bulan yazılar kitabında yayınlanan bu yazı 2016 …

ULUSAL SORUNA DAİR! HAMİT BALDEMİR

Ulusal Soruna Dair “İnsanın düşüncesini belirleyen toplumsal yapılarıdır. İnsanın düşüncesi toplumsal yapıyı belirlemez“. Yani hangi …