{"id":5395,"date":"2024-11-30T13:28:45","date_gmt":"2024-11-30T12:28:45","guid":{"rendered":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/?p=5395"},"modified":"2024-11-30T13:40:52","modified_gmt":"2024-11-30T12:40:52","slug":"devrimci-kisilik-sorunlari-7-hamit-baldemir","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/?p=5395","title":{"rendered":"DEVR\u0130MC\u0130 K\u0130\u015e\u0130L\u0130K SORUNLARI (7) Hamit BALDEMiR"},"content":{"rendered":"\n<p><strong>DEVR\u0130MC\u0130 K\u0130\u015e\u0130L\u0130K SORUNLARI (7) Hamit BALDEMiR<\/strong><\/p>\n\n\n\n<p>Devrimci m\u00fccadelenin par\u00e7alanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 hem kendilerini yetersiz k\u0131l\u0131yor ve hem de kendi d\u0131\u015f\u0131ndakilerini. Bu sadece ekonomik \u00e7\u0131karlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Bunun yans\u0131malar\u0131 olan din, ahlak ve benzer de\u011ferlerde bu yap\u0131la\u015fmalarda etkindir. Bu kozmopolitik siyasal yap\u0131la\u015fmalar sadece sol ya da devrimci saflarda olmuyor. Egemen s\u0131n\u0131fta da benzer durum s\u00f6z konusudur. Bu irili ufakl\u0131 devrimcilerin programlar\u0131 uluslararas\u0131 devrimci hareketin etkisindeki ayr\u0131l\u0131klar d\u0131\u015f\u0131nda, \u00fclke \u00f6zg\u00fcl\u00fcnde aralar\u0131nda ayr\u0131l\u0131k yaratacak programatik bir fark hemen hemen yok gibidir. Bu farkl\u0131 politik yap\u0131lar\u0131n \u00e7oklu\u011funda bir ba\u015fka etken de, uluslararas\u0131 devrimci hareketler aras\u0131ndaki anlams\u0131z rekabet ve \u00f6nder olma \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131d\u0131r. Bu hastal\u0131kta, emperyalist-kapitalizmin etkisidir. Ki\u015filer \u00fczerindeki etki \u00f6rg\u00fctsel planda ifadesini bu \u015fekilde buluyor.<\/p>\n\n\n\n<p>Toplumun her t\u00fcrl\u00fc gerici ve tutucu al\u0131\u015fkanl\u0131k ve de\u011fer yarg\u0131lar\u0131yla ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015f, d\u00fczenin kar\u015f\u0131-devrimci bombard\u0131man\u0131 ve k\u00fclt\u00fcr\u00fc alt\u0131nda; dinin pek \u00e7ok olumsuz etkisinde kurtulamam\u0131\u015f ve kendi \u00f6nder partisinde yoksun T\u00fcrkiye halklar\u0131 (burada K\u00fcrdistan halk\u0131n\u0131 ayr\u0131 tutuluyor) pratik olarak tamamen devrimci fonksiyonlar\u0131ndan yoksun kalm\u0131\u015ft\u0131r dersem herhalde abartm\u0131\u015f olmam. Hele geleneksel Marksist ve Leninist do\u011fmatiklerin devrimin temel g\u00fcc\u00fc ve \u00f6nderi kabul ettikleri i\u015f\u00e7i s\u0131n\u0131f\u0131 tamamen kar\u015f\u0131 devrimci s\u00f6m\u00fcrgeci sistemin etkisi ve yede\u011findedir. Baz\u0131 devrimci \u00e7\u0131k\u0131\u015flar olsa bile, istisnalar kaideyi bozmaz diyorum.<\/p>\n\n\n\n<p>Devrimin temel g\u00fcc\u00fc ve motoru veya \u00f6nder g\u00fcc\u00fc proletaryad\u0131r belirlemesini tarihsel ve toplumsal ger\u00e7ekler ile bilimin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda yeniden g\u00f6zden ge\u00e7irilmelidir. Bir parantez a\u00e7arak \u015funu belirtmek istiyorum; bu konuyu derinlemesine incelemedim ama d\u00fcnya devrim tarihine ve ya\u015fanan prati\u011fe bak\u0131yorum; art\u0131k proletaryay\u0131 temel ve \u00f6nder g\u00fc\u00e7 g\u00f6rmenin yan\u0131lg\u0131lara neden oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyorum. Sosyalizm t\u00fcm ezilenlerindir. Sosyalizmle tan\u0131\u015fan ve onu i\u00e7selle\u015ftiren her kesim devrim m\u00fccadelesinde proletarya kadar aktif ve m\u00fccadelenin gereklerine g\u00f6re konum alabilmektedir.<\/p>\n\n\n\n<p>Sosyalist bilin\u00e7ten yoksun i\u015f\u00e7i ile k\u00f6yl\u00fc aras\u0131nda bir fark yoktur. Tek fark k\u00f6yl\u00fcl\u00fck erirken, proletarya kapitalizmin temel s\u0131n\u0131flar\u0131ndan biri olarak duruyor. Tabi ki ezilen s\u0131n\u0131ftan biridir. Ekonomik ili\u015fkileri ve sosyal durumu gere\u011fi devrimci bir potansiyeldir. Bu t\u00fcm ezilenler i\u00e7in ge\u00e7erli bir durumdur. Kendi \u00f6z devrimci \u00f6rg\u00fct\u00fcn\u00fc yaratamam\u0131\u015f hi\u00e7 bir s\u0131n\u0131f ve halk devrim m\u00fccadelesinde ba\u015far\u0131l\u0131 olamaz. Ba\u015fka bir anlat\u0131mla objektif ko\u015fullara paralel s\u00fcbjektif ko\u015fullar yarat\u0131lamam\u0131\u015fsa devrimci m\u00fccadele geli\u015femez ve ba\u015far\u0131ya ula\u015fmaz.<\/p>\n\n\n\n<p>Her toplumsal d\u00fczen kendi ekonomisine ve onunla ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak mevzilenmi\u015f toplumsal s\u0131n\u0131flara g\u00f6re devrimin niteli\u011fini belirler. \u0130ttifak ve hedeflerini saptar. Bu devrimin ki\u015fili\u011fidir ya da karekteridir. Bu ekonomik ve toplumsal \u00e7\u0131karsamadan hareketle devrimin program\u0131 saptan\u0131r. Ne var ki, toplumun sosyal\/ekonomik yap\u0131s\u0131ndan hareketle s\u0131n\u0131flar \u00e7\u00f6z\u00fcmlemek tek ba\u015f\u0131na yeterli de\u011fildir. S\u0131n\u0131flar\u0131n genel karakteristi\u011fini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131ktan sonra; bireylerin ortalama ki\u015fili\u011fini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmaktan b\u00fcy\u00fck yarar vard\u0131r. Bu y\u00fczden toplumun k\u00fclt\u00fcrel, ahlaksal, dinsel de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 bilmek ve anlamak her devrimin ve devrimcinin \u00f6nemli g\u00f6revlerinden biridir. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplumun d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc onu anlamaktan, onu bilmekten ge\u00e7er. Durumu teorik olarak belirlemek sadece bir ba\u015flang\u0131\u00e7t\u0131r. Sadece teorik kal\u0131plar\u0131 tekrarlay\u0131p dile getirmenin hi\u00e7 bir pratik ederi yoktur. Bu i\u015f teorinin pratikte ifadelendirmesiyle anlam kazan\u0131r.<\/p>\n\n\n\n<p>T\u00fcrkiye ve K\u00fcrdistan gibi toplumlarda; en homojen olmas\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fclen s\u0131n\u0131flar bile istenen veya olmas\u0131 gereken homojenlikten uzakt\u0131r. Bizim Marksist-Sosyalist literat\u00fcrde en homojen s\u0131n\u0131f proletarya olarak kabul g\u00f6r\u00fcr. Gerek T\u00fcrkiye`de ve gerekse K\u00fcrdistan`da proletarya; toplumun farkl\u0131 s\u0131n\u0131f ve tabakalar\u0131yla g\u00fc\u00e7l\u00fc organik ba\u011flara sahiptir. Hatta kapitalizm \u00f6ncesi kan ba\u011f\u0131 gibi tarihsel sahneden \u00e7oktan yok olmu\u015f olmas\u0131 gereken g\u00fc\u00e7l\u00fc ba\u011flar vard\u0131r. Bu yap\u0131s\u0131yla \u00e7o\u011fu zaman s\u0131n\u0131fsal \u00e7\u0131karlar\u0131na ters d\u00fc\u015fen pratik i\u00e7inde olurlar. \u00c7o\u011fu da dinsel inan\u0131\u015flara ba\u011fl\u0131d\u0131r. Politik devrimci hareketlerden uzak dururlar. Devrimci hareketlerle yak\u0131nl\u0131k kendilerine zarar verece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar. Kendi zincirlerinden ba\u015fka kay\u0131p edecek bir \u015feyleri olmayan bu sosyal s\u0131n\u0131f, maalesef i\u015fini kaybetmekten ve devletin hedefi olmaktan korkuyor.&nbsp; Demek ki, kendilerince kay\u0131p edecek bir \u015feyleri var! Elbette devrimci d\u00fc\u015f\u00fcnceleri benimsemi\u015f ya da ekonomik ili\u015fkilerinde belli bir mesafe kat etmi\u015f i\u015f\u00e7iler de vard\u0131r. Yani sosyalist \/ kom\u00fcnist bilince sahip i\u015f\u00e7iler de vard\u0131r. Bunun yan\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck burjuva, k\u00f6yl\u00fc veya i\u015fsiz dedi\u011fimiz toplumsal tabaklarda da sosyalizmi benimsemi\u015f ve devrim m\u00fccadelesinde militanca yer alanlar az de\u011fildir.<\/p>\n\n\n\n<p>S\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131, i\u015f\u00e7iler devrimin dinamiklerinden biridir ancak k\u00f6yl\u00fcs\u00fc, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvazisi, ayd\u0131n\u0131 i\u015fsizi de devrimin \u00f6nemli dinamik ve g\u00fc\u00e7lerindendir. Burada \u00f6nemli nokta, sosyalizmi benimsemi\u015flik ve kapitalizme kar\u015f\u0131 duru\u015ftur. Egemenlerle \u00e7eli\u015fkisi olan ve \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 devrimde g\u00f6ren t\u00fcm kesimler m\u00fccadelenin \u00f6nemli g\u00fc\u00e7leridir. S\u00f6m\u00fcrge bir \u00fclkede bu daha farkl\u0131 olabilir. Devrimin hedefi feodalizmin s\u0131n\u0131flar\u0131 olan a\u011falar, \u015feyhler ve a\u015firetler bile ulusal m\u00fccadelede atlat\u0131lmas\u0131 gereken sosyal gruplard\u0131r. Bu devrim ittifak\u0131 her a\u015famada karakterine g\u00f6re de\u011fi\u015fiklik g\u00f6sterir.<\/p>\n\n\n\n<p>\u00d6zcesi, ezilen halklar\u0131n ve s\u0131n\u0131flar\u0131n egemen sisteme kar\u015f\u0131 devrime y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131n en \u00f6nemli ko\u015fullu s\u00fcbjektif ko\u015fullar\u0131n yaratmas\u0131d\u0131r. T\u00fcrkiye devrimci hareketi, irili ufakl\u0131 \u00f6rg\u00fctleri olsa da, \u00f6nderli\u011fe damgas\u0131n\u0131 vuran ve kitleleri devrim m\u00fccadelesine katacak \u00f6nderli\u011fini yaratamam\u0131\u015ft\u0131r. Oysa kendini devrimin \u00f6nderi g\u00f6ren onlarca sosyalist \u00f6rg\u00fct var. Ne var ki, \u00f6nderliksiz buna ra\u011fmen ne ac\u0131 ki devam ediyor.<\/p>\n\n\n\n<p>K\u00fcrdistan&nbsp; halk\u0131 \u00f6nderlik sorununu \u00f6nemli oranda a\u015fm\u0131\u015f ve \u00f6nemli mevziler kazanm\u0131\u015f durumda ancak, onun da \u00f6nemli sorunlar\u0131 var. Bu sorunlar\u0131n en \u00f6nemli ideolojik boyutludur. \u00c7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131ndan \u00e7ok farkl\u0131la\u015fm\u0131\u015f bir ideolojik\/politik \u00f6nderlik vard\u0131r. Bu konuya konumuza \u0131\u015f\u0131k tutaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek de\u011findik. Neyse, konumuza d\u00f6n\u00fcyoruz.<\/p>\n\n\n\n<p>Her d\u00f6nemin tarihsel ekonomik s\u00fcreci,&nbsp; nas\u0131l kendi \u00fcst yap\u0131s\u0131n\u0131, s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131 , ili\u015fkilerini ve m\u00fccadele bi\u00e7imlerini yarat\u0131yorsa; her s\u0131n\u0131f da kendi ideolojik politik bi\u00e7imlenmesiyle birlikte ki\u015fili\u011fini de yarat\u0131r. Ancak kaba materyalizme d\u00fc\u015fmemek gerek. \u00dcst yap\u0131 ve di\u011fer maddi yans\u0131malar ve di\u011fer nesnel yans\u0131malar bir kere olu\u015ftuktan sonra, ekonomi kadar toplumsal gruplar\u0131 ve bireyleri etkiler (belirlemez); y\u00f6nlendirir, \u015fekillenmesinde 0 \u00f6nemli rol oynar. Art\u0131k insanlar direkt pratikten bire bir teorilere d\u00fc\u015f\u00fcncelere varmay\u0131 a\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc geli\u015fmi\u015f bir k\u00fclt\u00fcr, bilim ve benzeri t\u00fcm bilim dallar\u0131 birer maddi ve manevi toplumsal birikimlerdir. Maddenin maddeye yans\u0131mas\u0131, \u00e7ok dolayl\u0131 soyutlamalar yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Hatta yans\u0131man\u0131n yans\u0131mas\u0131 ve \u00f6tesi yans\u0131malara ula\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte bu bilimsel geli\u015fim ve muazzam birikim sayesinde; insanl\u0131k birebir pratikten sonu\u00e7 \u00e7\u0131karma ve \u00e7\u00f6z\u00fcm \u00fcretmeyi a\u015fm\u0131\u015f; geli\u015fmi\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce sayesinde teori ve politika \u00fcretebilmektedir. Bu nedenle diyoruz ki; devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz. Teorisiz bir pratik, nas\u0131l k\u00f6r bir pratik ise; pratiksiz bir teoride el ve ayakta yoksundur. Bu ikisi birbirine kopmaz diyalektik ba\u015flarla ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ancak ikisinin birlikteli\u011fi bir anlam ifade eder. Birbirinden ayr\u0131lm\u0131\u015f teori ve pratik hi\u00e7 bir anlam ifade etmez. \u0130nsanl\u0131\u011f\u0131n emekleme d\u00f6neminde, pratik teori -pratik \u015feklinde form\u00fcle edilen bu durum; art\u0131k teori pratik teori \u015feklinde form\u00fcle edebiliriz. Bu insanl\u0131\u011f\u0131n maddi ya\u015fam veya toplumsal prati\u011fi sonucu insan d\u00fc\u015f\u00fcncesinin vard\u0131\u011f\u0131 zirvedir.<\/p>\n\n\n\n<p>(Devam edecek).<\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n\n\n\n<p> <br> <\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n\n\n\n<p> <\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>DEVR\u0130MC\u0130 K\u0130\u015e\u0130L\u0130K SORUNLARI (7) Hamit BALDEMiR Devrimci m\u00fccadelenin par\u00e7alanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 hem kendilerini yetersiz k\u0131l\u0131yor ve hem de kendi d\u0131\u015f\u0131ndakilerini. Bu sadece ekonomik \u00e7\u0131karlarla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. Bunun yans\u0131malar\u0131 olan din, ahlak ve benzer de\u011ferlerde bu yap\u0131la\u015fmalarda etkindir. Bu kozmopolitik siyasal yap\u0131la\u015fmalar sadece sol ya da devrimci saflarda olmuyor. Egemen s\u0131n\u0131fta da benzer durum s\u00f6z konusudur. Bu irili &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":5396,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":[],"categories":[114,43,113,59,54,116,58,57,41,42,111,55,112,61],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/5395"}],"collection":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=5395"}],"version-history":[{"count":2,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/5395\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":5402,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/5395\/revisions\/5402"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/5396"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=5395"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=5395"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=5395"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}