{"id":3149,"date":"2020-01-07T08:03:15","date_gmt":"2020-01-07T07:03:15","guid":{"rendered":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/?p=3149"},"modified":"2020-01-28T20:49:59","modified_gmt":"2020-01-28T19:49:59","slug":"uluslararasi-durumun-bazi-yoenlerine-dair","status":"publish","type":"post","link":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/?p=3149","title":{"rendered":"ULUSLARARASI DURUMUN BAZI Y\u00d6NLER\u0130NE DA\u0130R! SAMET ERDOGDU"},"content":{"rendered":"<p>ULUSLARARASI DURUMUN BAZI Y\u00d6NLER\u0130NE DA\u0130R<br \/>\nBu yaz\u0131 Kas\u0131m 2019\u2019da yaz\u0131ld\u0131. Petrol ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131ndaki al\u0131nt\u0131larla, Brzezinki\u2019nin kitab\u0131ndaki pasajlar sonradan eklendi.<br \/>\n\u201cDurum\u201e hakk\u0131nda yazmak an\u2019\u0131 resmetmektir. Dura\u011fan, de\u011fi\u015fmez bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fcy\u00fc sunmakt\u0131r. Oysa son otuz y\u0131lda d\u00fcnya durumu son derece h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fiklikler ge\u00e7irdi. Bu h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fiklikler, \u00e7a\u011f\u0131n ileti\u015fim imkanlar\u0131yla an\u0131nda herkese yans\u0131d\u0131. Ba\u015f d\u00f6nd\u00fcr\u00fcc\u00fc olaylar\u0131n h\u0131zla duyulabilmesi imkan\u0131, haf\u0131zalarda iz b\u0131rakan en \u00f6nemlileri d\u0131\u015f\u0131nda, bunlar\u0131n ayn\u0131 h\u0131zla unutulmas\u0131na ya da haber bombard\u0131man\u0131 alt\u0131nda \u015fa\u015fk\u0131nla\u015fan insanlar\u0131n bu h\u0131z i\u00e7erisinde olaylar\u0131n gerisindeki \u00f6nemli ger\u00e7ekleri fark edememesine yol a\u00e7t\u0131. Bilgi ve haberin bollu\u011fu, bilgi kirlili\u011fine neden oldu. G\u00fcndelik ya\u015fam\u0131n zorluklar\u0131 alt\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnme yetilerini kullanmalar\u0131 k\u0131s\u0131tlanm\u0131\u015f insanlar kendilerine sunulanlarla yetinmek durumunda kald\u0131lar.<br \/>\nDevletlerin ve b\u00fcy\u00fck tekellerin kontrolleri alt\u0131nda bilgi, haber, d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcreten \u00fcniversiteler, \u201eD\u00fc\u015f\u00fcnce Kurulu\u015flar\u0131\u201c ve hi\u00e7 bir zaman ba\u011f\u0131ms\u0131z olmam\u0131\u015f olan medyan\u0131n yan\u0131s\u0131ra dijital devrimle g\u00fcndeme giren ileti\u015fim teknikleri de ger\u00e7e\u011fi bozmaktan, \u00e7arp\u0131tmaktan ve onun \u00f6z\u00fcn\u00fc gizlemekten \u00f6te gidemiyor. Dijital yay\u0131nc\u0131l\u0131k alan\u0131nda kendilerine yer bulan d\u00fcr\u00fcst gazeteci, akademisyen ve yazarlar\u0131n olaylara bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 ve onlar\u0131 yans\u0131t\u0131\u015f bi\u00e7imleri g\u00fcncelli\u011fin ve kendi ufuklar\u0131n\u0131n \u00f6tesine ula\u015fam\u0131yor.<br \/>\nKu\u015fkusuz bunlar \u00f6nemlidir. Ancak d\u00fcnyaya hangi metotlarla ve hangi perspektiften bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131, hangi pusulan\u0131n kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 da \u00f6nemlidir. Proletaryan\u0131n d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ge\u00e7ersiz bir pusula sayanlarla hi\u00e7 bir ortak yan\u0131m\u0131z yok; proletarya bilimini \u201eyenileme\u201c, \u201eyeniden \u00fcretme\u201c, \u201cta\u015f \u00fcst\u00fcne ta\u015f koyma\u201e perdesi alt\u0131nda onu tan\u0131nmaz hale getirenlerle de payla\u015facak bir \u015feyimiz yok. Marksizm \u2013 leninizmin d\u00fcnya g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc i\u00e7inde g\u00fcn\u00fcm\u00fcz d\u00fcnyas\u0131n\u0131 anlamaya ve yorumlamaya \u00e7al\u0131\u015fanlar ise bizim i\u00e7in \u00f6nemli. Onlardan kendimize bir \u015feyler katmak, kendimizden onlara bir \u015feyler sunmak isteriz.<br \/>\nBu yaz\u0131, bu maksada hizmet edebilirse ne ala.<br \/>\nYaz\u0131da tarihsellik ve g\u00fcncellik i\u00e7 i\u00e7e. Birinden di\u011ferine daha fazla a\u011f\u0131rl\u0131k vermedik. G\u00fcncellik, ger\u00e7e\u011fin derinlerdeki k\u00f6klerini yitirmeye yol a\u00e7abilir; bizi gazeteci ufkuyla s\u0131n\u0131rlayabilir. Her g\u00fcn de\u011fi\u015fen durumlar\u0131n ortas\u0131nda gazetecili\u011fin resmetti\u011fi anlar h\u0131zla kayboluyor.<br \/>\nYaln\u0131zca tarihsel bir perspektifle davranmak ise bizi an\u2019dan uzakla\u015ft\u0131rabilir. Fakat etkileri ge\u00e7mi\u015fle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmayan, kendi zamanlar\u0131n\u0131 \u00e7ok \u00e7ok a\u015fan ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de h\u00fckm\u00fcn\u00fc s\u00fcrd\u00fcren politikalar\u0131, e\u011filimleri vurgulamak gerekiyor. Bu noktada kaynaklara ba\u015f vurduk; al\u0131nt\u0131lar verdik. Al\u0131nt\u0131lar, zaten s\u00f6ylenmi\u015f olanlard\u0131r. Bizi, s\u00f6ylenmi\u015f olan\u0131 tekrar s\u00f6ylemekten, Amerika\u2019y\u0131 yeniden ke\u015ffetmekten kurtar\u0131r. Okuyucuyu da as\u0131l kaynaklara ula\u015fmaya te\u015fvik eder.<br \/>\nYaz\u0131da Amerikan emperyalizmi konusuna \u00f6zel a\u011f\u0131rl\u0131k verdik. Nedeni o b\u00f6l\u00fcmler okundu\u011funda kendili\u011finden anla\u015f\u0131lacakt\u0131r.<br \/>\nZaman\u0131m\u0131z\u0131n belirleyici g\u00fcc\u00fc emperyalizm. O halde yaz\u0131ya bu konuyla ba\u015flayaca\u011f\u0131z.<br \/>\nLEN\u0130N\u2019DE EMPERYAL\u0130ZM\u2019\u0130N TANIMI VE YEN\u0130 EMPERYAL\u0130STLER<br \/>\n20. Y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131nda Lenin emperyalizmi kapitalizmin yeni, y\u00fcksek bir a\u015famas\u0131 olarak ele al\u0131yor; \u201cserbest rekabet\u00e7i kapitalizm\u201din art\u0131k bir \u00fcst evreye ula\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyordu. Ona g\u00f6re \u201eemperyalizmi, bir ge\u00e7i\u015f kapitalizmi, daha do\u011frusu can\u00e7eki\u015fen bir kapitalizm olarak tan\u0131mlamak gerekir\u201ddi. [Emperyalizm, Lenin]\nBu a\u015faman\u0131n ekonomik tan\u0131mlamas\u0131n\u0131 ise \u015f\u00f6yle \u00f6zetliyordu:<br \/>\n&#8221;Emperyalizmin olanakl\u0131 en k\u0131sa tan\u0131m\u0131n\u0131 yapmak gerekseydi, \u015f\u00f6yle derdik: emperyalizm, kapitalizmin tekelci a\u015famas\u0131d\u0131r. Bu tan\u0131mlama da, temel \u00f6\u011feyi kapsam\u0131\u015f olurdu&#8230;<br \/>\nNe var ki, en k\u0131sa tan\u0131mlar, temel \u00f6zelli\u011fi \u00f6zetledikleri i\u00e7in elveri\u015fli olsalar da, tan\u0131mlanacak g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn \u00e7ok \u00f6nemli baz\u0131 \u00e7izgilerini d\u0131\u015farda b\u0131rakmalar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc, yetersiz kalmaktad\u0131r. Bu bak\u0131mdan, geli\u015fme s\u00fcrecindeki bir g\u00f6r\u00fcng\u00fcn\u00fcn bir\u00e7ok ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131 hi\u00e7 kavrayamayan b\u00fct\u00fcn genel tan\u0131mlardaki itibari ve g\u00f6reli de\u011feri unutmadan, emperyalizmin, a\u015fa\u011f\u0131daki be\u015f temel \u00f6zelli\u011fini kapsayan bir tan\u0131m\u0131n\u0131 yapal\u0131m:<br \/>\n(1) \u00fcretimde ve sermayede g\u00f6r\u00fclen yo\u011funla\u015fma \u00f6yle y\u00fcksek bir geli\u015fme derecesine ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r ki, ekonomik ya\u015famda kesin rol oynayan tekelleri yaratm\u0131\u015ft\u0131r; (2) banka sermayesi s\u0131nai sermayeyle kayna\u015fm\u0131\u015f, ve bu &#8220;mali-sermaye&#8221; temel \u00fczerinde bir mali-oligar\u015fi yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r; (3) sermaye ihrac\u0131, meta ihrac\u0131ndan ayr\u0131 olarak, \u00f6zel bir \u00f6nem kazanm\u0131\u015ft\u0131r; (4) d\u00fcnyay\u0131 aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015fen uluslararas\u0131 tekelci kapitalist birlikler kurulmu\u015ftur; (5) en b\u00fcy\u00fck kapitalist g\u00fc\u00e7lerce d\u00fcnyan\u0131n toprak bak\u0131m\u0131ndan b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclmesi tamamlanm\u0131\u015ft\u0131r. Emperyalizm, tekellerin ve mali-sermayenin egemenli\u011finin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131; sermaye ihrac\u0131n\u0131n birinci planda \u00f6nem kazand\u0131\u011f\u0131; d\u00fcnyan\u0131n uluslararas\u0131 tr\u00f6stler aras\u0131nda payla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131n ba\u015flam\u0131\u015f oldu\u011fu ve d\u00fcnyadaki b\u00fct\u00fcn topraklar\u0131n en b\u00fcy\u00fck kapitalist \u00fclkeler aras\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclmesinin tamamlanm\u0131\u015f bulundu\u011fu bir geli\u015fme a\u015famas\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f kapitalizmdir.&#8221;<br \/>\nLenin\u2019in bu tan\u0131mlamas\u0131ndaki son \u015f\u0131k d\u00fcnyan\u0131n, o zamanki belliba\u015fl\u0131 emperyalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda, n\u00fcfuz alanlar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclmesi, s\u00f6m\u00fcrgelerin ve yar\u0131 s\u00f6m\u00fcrgelerin payla\u015f\u0131lmas\u0131 ile ilgiliydi. S\u00f6m\u00fcrgecilik sisteminin \u00e7\u00f6kmesinden sonra bu \u015f\u0131k art\u0131k ge\u00e7erli de\u011fil. Emperyalizm klasik s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fin yerine yeni \u2013 s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fi koydu. 20. Y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131nda d\u00fcnyan\u0131n payla\u015f\u0131lmas\u0131nda iddia sahibi olan emperyalist imparatorluklar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 y\u0131k\u0131ld\u0131, bir k\u0131sm\u0131 imparatorluk hakimiyeti alt\u0131ndaki topraklar\u0131n\u0131 yitirdiler; o zamanlar s\u00f6m\u00fcrge veya yar\u0131 s\u00f6m\u00fcrge durumunda olan \u00fclkelerin bir k\u0131sm\u0131 ise \u00f6nce siyasal ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131klar\u0131n\u0131 kazand\u0131lar ve zamanla ekonomilerini geli\u015ftirip tekelci kapitalist a\u015famaya ula\u015ft\u0131lar. \u015eimdilerde G-20\u2019yi olu\u015fturan devletleri ekonomik bak\u0131mdan Lenin\u2019in emperyalizm tan\u0131m\u0131yla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131zda ilk d\u00f6rt \u015f\u0131kk\u0131n hepsine uygulanabilir durumda olduklar\u0131n\u0131 kaba bir g\u00f6zlemle bile s\u00f6ylemek m\u00fcmk\u00fcn.<br \/>\nSiyasal bak\u0131mdan bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda 20. Y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131ndaki emperyalizmle bug\u00fcnk\u00fc aras\u0131nda da nitelik bak\u0131mdan fark yoktur. Lenin \u015f\u00f6yle yaz\u0131yordu:<br \/>\n&#8221;Emperyalizmin kendine \u00f6zg\u00fc siyasal \u00f6zellikleri \u015funlard\u0131r: mali-oligar\u015finin bask\u0131s\u0131 ve serbest rekabetin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131 y\u00fcz\u00fcnden her alanda gericilik ve artan ulusal bask\u0131. Bu y\u00fczden hemen b\u00fct\u00fcn emperyalist \u00fclkelerde 20. y\u00fczy\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131ndan beri bir demokratik k\u00fc\u00e7\u00fck-burjuva muhalefeti ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<br \/>\n&#8221;Tekeller, oligar\u015fi, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck e\u011filimi yerine egemenlik e\u011filimi, say\u0131lar\u0131 gitgide artan k\u00fc\u00e7\u00fck ya da zay\u0131f uluslar\u0131n zengin ya da g\u00fc\u00e7l\u00fc birka\u00e7 ulus taraf\u0131ndan s\u00f6m\u00fcr\u00fclmesi b\u00fct\u00fcn bunlar, emperyalizme, onu asalak ve \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f bir kapitalizm haline getiren ay\u0131rdedici \u00f6zellikler kazand\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Burjuvazinin, gitgide artan bir \u00f6l\u00e7\u00fcde sermaye ihrac\u0131ndan gelen kazan\u00e7lar ve &#8220;kupon k\u0131rpmak&#8221;la ya\u015fad\u0131\u011f\u0131, &#8220;rantiye-devlet&#8221;in, tefeci-devletin yarat\u0131lmas\u0131, gitgide daha belirgin bi\u00e7imde emperyalizmin e\u011filimlerinden biri olarak ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Ancak, bu \u00e7\u00fcr\u00fcme e\u011filiminin, kapitalizmin h\u0131zl\u0131 geli\u015fmesini \u00f6nleyece\u011fini sanmak yanl\u0131\u015f olur. \u00d6nlemez. Emperyalist d\u00f6nemde, baz\u0131 sanayi kollar\u0131, burjuvazinin baz\u0131 katmanlar\u0131, baz\u0131 \u00fclkeler, bu e\u011filimlerden birini ya da \u00f6tekini, k\u00fc\u00e7\u00fck ya da b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde g\u00f6sterirler. Genel olarak, kapitalizm, eskiye g\u00f6re \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla geli\u015fmektedir. Bu geli\u015fme, yaln\u0131zca genellikle gitgide daha e\u015fitsiz hale gelmekle kalmay\u0131p geli\u015fme e\u015fitsizli\u011fi, sermaye bak\u0131m\u0131ndan en zengin \u00fclkelerin (\u0130ngiltere) \u00e7\u00fcr\u00fcmesinde kendini \u00f6zellikle g\u00f6stermektedir.&#8221;  [Emperyalizm, Lenin]\n20 Y\u00fczy\u0131l ba\u015f\u0131ndan Millenyum\u2019un 20. Y\u0131l\u0131na kadar bir milim d\u00fczelme yoktur; aksine emperyalizmin \u2018egemenlik e\u011filimi\u2019, \u2018rantiye devlet\u2019, \u2018\u00e7\u00fcr\u00fcme\u2019, \u2018asalakla\u015fma\u2019, \u2018her alanda gericilik ve artan ulusal bask\u0131\u2019 \u00f6zellikleri daha da belirgin hale gelmi\u015ftir. Farkl\u0131l\u0131k nitelikte de\u011fil, niceliktedir: Bir zamanlar bir elin be\u015f parma\u011f\u0131n\u0131 ge\u00e7meyen say\u0131daki emperyalistin miktar\u0131 \u015fimdi iki elin parmak say\u0131s\u0131ndan bir kat fazlad\u0131r.<br \/>\nE\u015e\u0130TS\u0130Z GEL\u0130\u015e\u0130M KANUNU VE EMPERYAL\u0130STLER ARASI \u0130L\u0130\u015eK\u0130LER<br \/>\nD\u00fcnya egemenli\u011fini tesis eden kapitalizmin t\u00fcm k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri bu s\u0131n\u0131rs\u0131z egemenlikle birlikte meydana sa\u00e7\u0131ld\u0131:<br \/>\nKapitalist \u00fcretim tarz\u0131n\u0131n anar\u015fik karakteri, kapitalist d\u00fcnyan\u0131n anar\u015fik durumuyla \u00f6rt\u00fc\u015f\u00fcyor. Kapitalist ekonominin e\u015fitsiz geli\u015fmesi, devletler aras\u0131nda e\u015fitsiz geli\u015fmede de yans\u0131mas\u0131n\u0131 buluyor. Emperyalist g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda dengelerin h\u0131zla de\u011fi\u015fti\u011fini; g\u00fc\u00e7 ili\u015fkilerinde ba\u015fta gelenlerin duraklad\u0131\u011f\u0131n\u0131, g\u00fc\u00e7 kayb\u0131 ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131; geriden gelen kimilerinin g\u00fc\u00e7 kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131; bu durumunun emperyalistler aras\u0131nda rekabeti ve hegemonya \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 k\u0131z\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u0131plak g\u00f6zle g\u00f6rmek m\u00fcmk\u00fcn.<br \/>\nEmperyalizmin temel \u00f6zelli\u011fi, kapitalizme i\u00e7kin olan \u201ce\u015fitsiz geli\u015fim kanunu\u201dnun en \u00e7\u0131plak bi\u00e7imde i\u015flemeye ba\u015flamas\u0131d\u0131r. Bu kanun emperyalistler aras\u0131nda g\u00fc\u00e7 dengelerinin bozulmas\u0131, geriden gelen emperyalistlerin \u00f6ndekilere yeti\u015fmesi ve onlarla hegemonya kavgas\u0131na giri\u015fmesinin perde gerisini a\u00e7\u0131klar. Bu kavga emperyalist devletlerin kendi aralar\u0131nda ticaret dala\u015flar\u0131na, hatta birbirlerinin topraklar\u0131nda ya da herhangi bir n\u00fcfuz sahas\u0131nda do\u011frudan sava\u015fmalar\u0131na kadar varabilir. Bir emperyalist devlet ya da devletler grubu, rakip devlet ya da devletler grubunu dizginlemek, kendi s\u0131n\u0131rs\u0131z egemenlik i\u015ftah\u0131n\u0131 tatmin etmek ister. Her emperyalist kendisine frensiz hareket, fetih, i\u015fgal hakk\u0131 tan\u0131rken; rakibi ya da rakiplerini frenlemek, durdurmak ve geriletmek amac\u0131yla davran\u0131r. Bu da g\u00fc\u00e7ler dengesinin bozulmas\u0131na yol a\u00e7ar.<br \/>\nYanki emperyalizminin sosyalist sisteme ve d\u00fcnya devrimci hareketinin \u00f6teki bile\u015fenlerine (uluslararas\u0131 proletarya hareketi ve ulusal kurtulu\u015f hareketeleri) kar\u015f\u0131 emperyalist sistemin liderli\u011fini ve d\u00fcnya jandarmal\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fcstlendi\u011fi 1945 \u2013 1990 aras\u0131ndaki d\u00f6nemde \u201chiyerar\u015fik\u201d bir yap\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen g\u00fc\u00e7ler dizili\u015findeki dengeler art\u0131k de\u011fi\u015fmi\u015f durumdad\u0131r. Bir ast \u2013 \u00fcst, emir \u2013 kumanda, otorite \u2013 ba\u015f e\u011fme ili\u015fkisi olan hiyerar\u015fi asl\u0131nda ge\u00e7mi\u015f d\u00f6nemde de yoktu. Ama iki kutuplu d\u00fcnyada emperyalist kamp\u0131n hegemon g\u00fcc\u00fc ABD etraf\u0131ndaki \u201cemperyalist orkestra\u201e y\u00fczeysel bir bak\u0131\u015fla hiyerar\u015fik bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc sergiliyordu.<br \/>\nOysa kapitalist \u00fcretim ili\u015fkileri daha ba\u015ftan itibaren anar\u015fik karaktere, \u201ce\u015fitsiz geli\u015fme\u201d dinamiklerine sahiptir. Kal\u0131c\u0131 hiyerar\u015fiye imkan vermez. Ancak g\u00fc\u00e7l\u00fc bir kar\u015f\u0131t kutbun varl\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nem b\u00f6yle bir \u201cg\u00f6r\u00fcnt\u00fc\u201d yaratm\u0131\u015ft\u0131. Kutbun birisi ortadan kalk\u0131nca \u201cg\u00f6r\u00fcnt\u00fc\u201dn\u00fcn alt\u0131ndaki ger\u00e7ek \u00e7\u0131plak bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<br \/>\nTablonun g\u00f6sterdi\u011fi ger\u00e7ekler \u015funlard\u0131r:<br \/>\nEski emperyalist g\u00fc\u00e7ler (ABD, AB, Japonya) aras\u0131ndaki g\u00f6reli \u201cuyum\u201d\u2019 bitmi\u015ftir.<br \/>\nTek \u201cd\u00fcnya paras\u0131\u201d i\u015flevi g\u00f6ren dolar art\u0131k rezerv para de\u011fildir.<br \/>\nKapitalist d\u00fcnya ekonomisi, sadece Amerika, Japonya veya Avrupa\u2019da patlayan bir ekonomik krizle de\u011fil; Asya\u2019dan, Latin Amerika\u2019dan, emperyalistle\u015fme yolundaki \u00fclkelerden do\u011fan bir krizle de alt\u2013\u00fcst olmaktad\u0131r.<br \/>\nOn y\u0131lda bir patlayan ekonomik devrevi krizler yaln\u0131zca patlad\u0131klar\u0131 \u00fclke ya da b\u00f6lgelerle s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmamakta; an\u0131nda her taraf\u0131 sarmaktad\u0131r.<br \/>\nD\u00fcnya\u2019daki emperyalist \u201cakt\u00f6rler\u201d\u00e7o\u011falm\u0131\u015ft\u0131r. \u201cEski emperyalist\u201dlerin yan\u0131s\u0131ra bir dizi \u201cyeni emperyalist\u201d \u00fclke b\u00f6lgesel ya da k\u00fcresel n\u00fcfuz m\u00fccadelesine dahil olmu\u015ftur. Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn ortak \u00f6zelli\u011fi daha dar veya daha geni\u015f bir alan\u0131 kendi \u2018\u2019hayat sahalar\u0131\u2019\u2019 olarak g\u00f6rmeleri; \u201ck\u0131rm\u0131z\u0131 s\u0131n\u0131r\u201d sayd\u0131klar\u0131 bu sahalar\u0131 rakiplerine kapt\u0131rmamay\u0131 esas almalar\u0131; ama kendilerini bu sahalarla s\u0131n\u0131rl\u0131 g\u00f6rmeyip ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u201cbah\u00e7e\u201dlerini de ele ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131d\u0131r.<br \/>\nBu \u00fclkeler kendi aralar\u0131nda ekonomik, siyasi ya da askeri ittifaklarla yeni eksenler, kamplar olu\u015fturmaktad\u0131r. Bu eksenler ve kamplar statik de\u011fil de\u011fi\u015fkendir. Ayn\u0131 akt\u00f6rlerin farkl\u0131 durumlarda eksnelerinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131p, kar\u015f\u0131t eksenlerden biri i\u00e7indeki akt\u00f6rlerden biri ya da di\u011feri veya t\u00fcm\u00fcyle ayn\u0131 tutumu almas\u0131 s\u0131k rastlanan bir durumdur. \u201cAkt\u00f6rler\u201d olduk\u00e7a \u201coynak\u201d; zemin kaygand\u0131r.<br \/>\nEmperyalistlerin kendi aralar\u0131ndaki g\u00fc\u00e7 s\u0131ralan\u0131\u015flar\u0131 da sabit de\u011fil, de\u011fi\u015fkendir.<br \/>\nYukarda de\u011findi\u011fimiz gibi, ge\u00e7mi\u015ften miras kalan \u201ceski emperyalistler\u201din d\u0131\u015f\u0131nda d\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda yahut belirledikleri n\u00fcfuz sahalar\u0131nda hakim olmak isteyen yeni g\u00fc\u00e7ler var. Bunlar yanlar\u0131na ald\u0131klar\u0131 \u00fclkelerle ortakl\u0131klar olu\u015fturma ve askeri kuvvet kullanarak b\u00f6lgelerinde hegamon g\u00fc\u00e7 olma yoluna gidiyorlar. Bu \u00e7abalar\u0131n dolays\u0131z sonucu, d\u00fcnyan\u0131n \u201cs\u0131cak b\u00f6lgeler\u201einde sava\u015flar\u0131n, i\u00e7 sava\u015flar\u0131n, devletler ya da devlet-olmayan akt\u00f6rlerin ba\u015fvurdu\u011fu ter\u00f6r ve provokasyonlar\u0131n bir t\u00fcrl\u00fc kesilmemesidir. Sava\u015f ya da i\u00e7-sava\u015f olmamas\u0131 anlam\u0131nda \u201cBar\u0131\u015f\u201d, \u0130ngiliz \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcyle Ortado\u011fu ve Yak\u0131ndo\u011fu say\u0131lan b\u00f6lgelerde ve Afrika\u2019da uzun zamand\u0131r bir hayal, \u00f6zlem ve umuttan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<br \/>\n\u0130ngiliz tarih\u00e7i Arnold Toynbee 1968&#8217;de, d\u00fcnya bar\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in &#8221;ABD ve \u0130srail bug\u00fcn 125 ba\u011f\u0131ms\u0131z devlet aras\u0131nda en tehlikeli iki devlet olsa gerek&#8221; demi\u015fti.<br \/>\nABD ve \u0130srail d\u00fcnya bar\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in halen en tehlikeli iki devlet. Yanlar\u0131nda \u2018y\u00fckselen\u2019 yeni bir \u00e7ok tehlikeli haydut daha var: T\u00fcrkiye, Suudi Arabistan, \u0130ran, Rusya, Pakistan vb. Bunlar Kuzey Afrika\u2019da, Arap yar\u0131madas\u0131nda, Akdeniz\u2019de, Orta ve Yak\u0131ndo\u011fu\u2019da, Hint Denizi\u2019nde k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131n g\u00f6lgesinde at ko\u015fturuyorlar. ABD emperyalistleriyle bazen rakip, bazen m\u00fcttefik olarak kendilerine pay kapmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar. B\u00f6ylece ABD ve \u0130srail\u2019in yan\u0131s\u0131ra b\u00fct\u00fcn bir emperyalistler orkestras\u0131 yer yer uyumlu halde, yer yer her biri ayr\u0131 telden \u00e7alarak d\u00fcnyan\u0131n baz\u0131 b\u00f6lgelerini dinmek bilmeyen bir sava\u015f, kaos ve ter\u00f6r ate\u015finin i\u00e7inde tutuyorlar.<br \/>\nBat\u0131l\u0131 emperyalistler d\u00fcnyan\u0131n bir \u00e7ok b\u00f6lgesini yang\u0131n yerine \u00e7evirmekte ba\u015f rol\u00fc oynarken kendi \u00fclkelerini \u201cbar\u0131\u015f, huzur, refah\u201e\u0131n h\u00fck\u00fcm s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc cennet adalar\u0131 halinde tutmaya \u00f6zen g\u00f6steriyorlar. Kendi topraklar\u0131ndaki cennet hayat\u0131n\u0131n ba\u015fka topraklardaki kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 cehennemdir.<br \/>\nBat\u0131l\u0131 emperyalistler \u201cbizlere bar\u0131\u015f, ba\u015fkalar\u0131na sava\u015f; saraylara bar\u0131\u015f, kulubelere sava\u015f\u201e politikalar\u0131yla \u015fimdilik birer \u201cbar\u0131\u015f, huzur, refah\u201e adas\u0131 olan kendi kalelerini sava\u015f \u015ferinden koruyabiliyorlar; fakat ayn\u0131 politikalarla bu cennet adalar\u0131n\u0131 sava\u015f yang\u0131nlar\u0131n\u0131n her an eri\u015febilece\u011fi birer risk b\u00f6lgesi haline getiriyorlar. K\u0131sacas\u0131 kendi bah\u00e7eleri de dahil her taraf\u0131 sava\u015f yang\u0131nlar\u0131n\u0131n her an bula\u015fabilece\u011fi g\u00fcvensiz alanlara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyorlar. D\u00fcnya bar\u0131\u015f\u0131 art\u0131k t\u00fcmden tehdit alt\u0131ndad\u0131r. Bunun ba\u015f sorumlusu ise b\u00fct\u00fcn bir emperyalistler \u00e7etesidir. Tanr\u0131, d\u00fcnyay\u0131 t\u00fcm emperyalistlerin \u015ferrinden korusun.<br \/>\nABD EMPERYAL\u0130ZM\u0130 D\u00dcNYA&#8217;NIN BA\u015e BELASIDIR<br \/>\nHegemonya u\u011fruna bir yandan birbirleriye didi\u015fen, bir yandan bu didi\u015fmenin kendi aralar\u0131nda direkt bir sava\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015fmesinden ka\u00e7\u0131nman\u0131n, dolay\u0131s\u0131yla aralar\u0131nda uzla\u015fman\u0131n bir yolunu bulan emperyalistler \u00e7etesinin halen en tehlikelisi ABD emperyalizmidir. 1992\u2019de Zbigniew Brzezinski, ABD\u2019nin k\u00fcresel \u00e7apta g\u00fc\u00e7 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc \u015f\u00f6yle tan\u0131ml\u0131yordu:<br \/>\n&#8221;\u00d6zetle, Amerika k\u00fcresel g\u00fcc\u00fcn belirleyici d\u00f6rt alan\u0131nda en \u00fcst\u00fcn durumdad\u0131r: Askeri olarak e\u015fi olmayan bir k\u00fcresel eri\u015fime sahiptir; ekonomik olarak, her ne kadar, her ikisi de k\u00fcresel g\u00fcc\u00fcn di\u011fer niteliklerinden nefret eden Japonya ve Almanya baz\u0131 bak\u0131mlardan rakip olsalar da, k\u00fcresel b\u00fcy\u00fcmenin lokomotifi olmaya devam etmektedir; teknolojikolarak yenili\u011fin t\u00fcm ultramodern alanlar\u0131nda \u00f6nderli\u011fi elinde tutmaktad\u0131r ve k\u00fclt\u00fcrelolarak, baz\u0131 a\u015f\u0131r\u0131l\u0131klara kar\u015f\u0131n, \u00f6zellikle d\u00fcnya gen\u00e7leri aras\u0131nda rakipsiz bir cazibeye sahiptir. T\u00fcm bunlar Amerika&#8217;ya ba\u015fka hi\u00e7bir devletin yak\u0131nlar\u0131na bile yakla\u015famad\u0131\u011f\u0131 siyasi bir n\u00fcfuz sa\u011flamaktad\u0131r. Amerika&#8217;y\u0131 tek kapsaml\u0131 k\u00fcresel s\u00fcperg\u00fc\u00e7 yapan bu d\u00f6rd\u00fcn\u00fcn bile\u015fimidir.&#8221; (s. 43) Zbigniew Brzezinski, B\u00fcy\u00fck Satran\u00e7 Tahtas\u0131, Amerika&#8217;n\u0131n K\u00fcresel \u00dcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve Bunun Jeostratejik Gereklilikleri, \u0130nk\u0131lap Kitabevi, \u0130stanbul, 2005<br \/>\nABD emperyalizmi bu g\u00fc\u00e7 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne dayanarak 90\u2019l\u0131 y\u0131llarla Millenyum\u2019un ilk 10 y\u0131l\u0131 aras\u0131nda (1990 \u2013 2010) d\u00fcnya imparatorlu\u011fu kurmay\u0131 denedi.<br \/>\nBug\u00fcn de yery\u00fcz\u00fc\u2019n\u00fcn \u201eekonomik, siyasal ve askeri bak\u0131mdan halen en g\u00fc\u00e7l\u00fc emperyalist \u00fclkesi ABD\u201ddir. Buna ra\u011fmen, o, d\u00fcnya imparatorlu\u011fu kurma ve \u201cPax \u2013 Americana\u201d yaratma r\u00fcyas\u0131n\u0131 ba\u015faramad\u0131. \u00d6nce \u201cYeni D\u00fcnya D\u00fczeni\u201d kurma, sonra \u201cAvrasya\u201dya egemen olma, nihayet \u201cB\u00fcy\u00fck Ortado\u011fu Projesi\u201d idealleri iflas etti.<br \/>\nABD bu emellerini tamamen terk etmese de Amerika k\u0131tas\u0131 ve Pasifik&#8217;teki  hakimiyetini peki\u015ftirmeye bir s\u00fcredir \u00f6zel \u00f6nem veriyor. 2019 Nisan\u0131nda bir konu\u015fma yapan Amerikan D\u0131\u015fi\u015fleri Bakan yard\u0131mc\u0131s\u0131, iki y\u00fczy\u0131l \u00f6nce zaman\u0131n Amerikan ba\u015fkan\u0131 Monroe&#8217;n\u00fcn geli\u015ftirdi\u011fi, \u00f6z\u00fc \u201cBat\u0131 yar\u0131 k\u00fcresi benim\u201d olan Monroe doktrinini g\u00fcncellediklerini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131.<br \/>\nABD, en b\u00fcy\u00fck talihsizliklerinin \u201cTanr\u0131&#8217;ya uzak, Yanki emperyalizmine yak\u0131n olmak\u201d oldu\u011funu s\u00f6yleyen Latin Amerikal\u0131lar\u0131n pe\u015fpe\u015fe ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k\u00e7\u0131 ve halk\u00e7\u0131 y\u00f6netimler se\u00e7mesini; bu y\u00f6netimlerin, AB, Rusya ve \u00c7in&#8217;le ekonomik ili\u015fkileri derinle\u015ftirmesini tehdit olarak alg\u0131lad\u0131. Arka bah\u00e7esi olarak g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc Latin Amerika\u2019n\u0131n solcu h\u00fck\u00fcmetlerini devirmek i\u00e7in ekonomik ambargo ba\u015flatt\u0131, \u00e7e\u015fitli provokasyon ve entrikalara giri\u015fti. Brezilya&#8217;da \u00f6nce Lula da Silva, sonra Dilma Rousseff&#8217;in ba\u015fkanl\u0131ktan devrilmelerini sa\u011flad\u0131. Venezuela&#8217;da Bolivarc\u0131 devrimi bo\u011fmak i\u00e7in hem Chavez hem Maduro h\u00fck\u00fcmetlerine kar\u015f\u0131 say\u0131s\u0131z tertip d\u00fczenledi. Bolivya&#8217;da Evo Morales&#8217;e kar\u015f\u0131 darbe ger\u00e7ekle\u015ftirdi.<br \/>\nYanki emperyalizmi d\u00fcnya hakimiyeti iddias\u0131ndan vaz ge\u00e7mi\u015f de\u011fil. ABD, kendi n\u00fcfuzuna kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kan Rusya, \u00c7in, K\u00fcba, Kuzey Kore ve \u0130ran&#8217;a kar\u015f\u0131 y\u0131llard\u0131r ku\u015fatma ve s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma politikas\u0131 uyguluyor.<br \/>\nABD sosyalist sistemin da\u011f\u0131lmas\u0131ndan sonra d\u00fcnyada \u201cs\u0131n\u0131rs\u0131z serbest ticaret\u201d ve \u201ck\u00fcreselle\u015fme\u201dnin \u015fampiyonlo\u011funa soyunmu\u015ftu. Hayalindeki \u201cserbest ticaret ve k\u00fcreselle\u015fme\u201d Amerikan \u015firketlerinin her tarafa kotas\u0131z, g\u00fcmr\u00fcks\u00fcz serbest\u00e7e girmesi; d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131na ABD&#8217;nin n\u00fcfuz etmesi ve hakim olmas\u0131; Amerika\u2019n\u0131n izni olmadan hi\u00e7 bir yerde ku\u015f bile u\u00e7mamas\u0131yd\u0131. ABD bu y\u00f6nde yo\u011fun bir \u201cneoliberal &#8211; neokonservatif\u201dideolojik kampanya ba\u015flatm\u0131\u015f; irili ufakl\u0131 g\u00fc\u00e7leri bu y\u00f6nde davranmaya zorlam\u0131\u015f; \u201ca\u00e7\u0131k kap\u0131lar\u201d politikas\u0131 do\u011frultusunda yayg\u0131n ticaret antla\u015fmalar\u0131 dikte etmi\u015fti. Ancak s\u00fcre\u00e7 hi\u00e7 de istedi\u011fi gibi geli\u015fmedi; evdeki hesap \u00e7ar\u015f\u0131dan geri d\u00f6nd\u00fc. Amerikan\u0131n \u00f6nc\u00fcl\u00fck etti\u011fi serbest ticaret ve k\u00fcreselle\u015fme s\u00fcreci bir noktadan sonra ters i\u015flemeye ba\u015flad\u0131. AB, Japonya ve \u00c7in, ekonomik g\u00fcc\u00fcyle bu g\u00fc\u00e7leri istedi\u011fi gibi kontrol edebilece\u011fini sanan Amerika&#8217;n\u0131n hesaplar\u0131n\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karmakla kalmad\u0131lar; ABD&#8217;nin hem n\u00fcfuz alanlar\u0131nda hem de bizzat i\u00e7 pazar\u0131nda \u201cserbest ticaret ve k\u00fcreselle\u015fme\u201dnin kayma\u011f\u0131n\u0131 yemeye ba\u015flad\u0131lar. Bu noktada ABD \u00e7ark etti. G\u00fcmr\u00fckleri y\u00fckseltmeye, finansal politikalarla rakiplerini etkisizle\u015ftirmeye, serbest ticaret anla\u015fmalar\u0131ndan \u00e7ekilmeye, k\u0131sacas\u0131 koruma \u00f6nlemlerine ba\u015flad\u0131. \u00c7in&#8217;e kar\u015f\u0131 ticaret sava\u015f\u0131 a\u00e7t\u0131. \u0130ran, \u00c7in, Rusya, Kuzey Kore, Venezuela, Bolivya, K\u00fcba gibi ABD ekseni d\u0131\u015f\u0131ndaki \u00fclkelere, zaman zaman yan\u0131na AB, Kanada ve Japonya&#8217;y\u0131 da alarak, ekonomik ambargo uygulama hareketlerini s\u0131kla\u015ft\u0131rd\u0131.<br \/>\nABD emperyalizmi ekonomik, siyasal ve diplomatik bask\u0131 ve \u015fantaj\u0131 halen etkili d\u0131\u015f politika olarak uyguluyor. Ama t\u00fcm bunlar\u0131n arkas\u0131nda devasa askeri g\u00fc\u00e7leri yer al\u0131yor.<br \/>\nD\u00fcnyan\u0131n en b\u00fcy\u00fck n\u00fckleer ve \u00f6teki silahlar g\u00fcc\u00fc olan ABD&#8217;nin emperyalist d\u0131\u015f politikas\u0131n\u0131n temeli militarizm, do\u011frudan ve dolayl\u0131 silahl\u0131 m\u00fcdahaleler, i\u015fgal ve sald\u0131r\u0131lard\u0131r. ABD ekonomisinin bel kemi\u011fi olan silahlanma ayn\u0131 zamanda \u00e7\u0131lg\u0131nca silahlanmakta olan irili ufakl\u0131 devletler \u00fczerinde kontrol ve denetleme mekanizmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nAmerika&#8217;n\u0131n askeri stratejisi, mucidi Mare\u015fal Moltke olan \u201c\u00f6nleyici sava\u015f\u201d dokrinine dayan\u0131yor. Ama\u00e7: Amerika \u00e7\u0131karlar\u0131na tehdit olu\u015fturan reel ya da muhtemel g\u00fc\u00e7lerin \u00f6n\u00fcn\u00fc kesmek; kontrol edemedi\u011fi g\u00fc\u00e7leri hizaya getirmek, kontrol\u00fc alt\u0131ndaki g\u00fc\u00e7lerin denetim d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 \u00f6nlemektir. Bu \u00e7er\u00e7evede Amerikan \u201cdostu\u201d krallar, despotlar, diktat\u00f6rler \u201ch\u00fcr d\u00fcnya\u201dn\u0131n m\u00fcttefiki; b\u00f6yle olmayanlar \u201chaydut devlet\u201d ya da \u201c\u015fer devleti\u201c s\u0131n\u0131f\u0131ndad\u0131r. Burada \u201cdemokrasi, insan haklar\u0131, \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler, adalet, ulusal \u00e7\u0131karlar\u201d Amerikan m\u00fcdahalecili\u011finin bahaneleridir. ABD t\u00fcm d\u00fcnyaya gericilik, zehir ve y\u0131k\u0131m g\u00f6t\u00fcren bir sava\u015f makinas\u0131; y\u0131k\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7t\u00fcr. D\u00fcnya halklar\u0131n\u0131n ba\u015f d\u00fc\u015fman\u0131d\u0131r. ABD imparatorlu\u011fu bir korku imparatorlu\u011fudur; d\u00fcnyadan korkan ve d\u00fcnyaya korku salan bir imparatorluk. Hegemonyas\u0131n\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 psikolojik zemin Korku\u2019dur. Hollywod film end\u00fcstrisinin \u00fcretti\u011fi filmlerin \u00e7o\u011funu korku ve \u015fiddetin egemen oldu\u011fu \u00fcr\u00fcnler olu\u015fturmaktad\u0131r.<br \/>\nALLAHIN SE\u00c7\u0130LM\u0130\u015e ULUSU &#8221;ABD ULUSU&#8221;<br \/>\nEmperyalizmin ideolojisi her yerde birbirinin ayn\u0131d\u0131r. Alman; \u0130ngiliz, Frans\u0131z, Amerikan emperyalist ideolojisi ile T\u00fcrk, \u0130ran, Rus, Japon, \u0130srail vs. emperyalist ideolojisi birbirine benzer tezleri savunurlar. Bu tezlerden biri \u201cse\u00e7ilmi\u015f ulus\u201d tezidir. Her emperyalist, kendisinin \u201cTanr\u0131&#8217;n\u0131n se\u00e7ilmi\u015f ulusu\u201d oldu\u011funa inan\u0131r. Hr\u0131stiyanl\u0131kta ve Yahudilikte referans kayna\u011f\u0131 Kitab-\u0131 Mukaddes&#8217;tir. Tevrat&#8217;ta ge\u00e7en Se\u00e7kin Ulus tabirine g\u00f6re Yahudiler Tanr\u0131&#8217;n\u0131n se\u00e7ilmi\u015f ulusudur ve kuzey&#8217;de F\u0131rat ve Dicle&#8217;nin kaynaklar\u0131ndan g\u00fcney&#8217;de Sina yar\u0131madas\u0131na, do\u011fuda Basra K\u00f6rfezi&#8217;nden bat\u0131da Akdeniz&#8217;e kadar olan topraklar Rab taraf\u0131ndan \u0130srailo\u011fullar\u0131na vaad edilmi\u015f kutsal topraklard\u0131r.<br \/>\nKonuyu uzatmadan Amerikan emperyalist ideolojisinin Amerikan edebiyat\u0131na nas\u0131l yans\u0131d\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir \u00f6rnek aktarmak istiyorum. ABD emperyalizminin hen\u00fcz olgunla\u015fmakta oldu\u011fu 19. Y\u00fczy\u0131l&#8217;a ait bir romandan aktard\u0131\u011f\u0131m bu sat\u0131rlar Amerikal\u0131lar\u0131n kendilerini \u201cd\u00fcnyaya egemen olmalar\u0131 i\u00e7in Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f ulus\u201d olarak g\u00f6rd\u00fcklerini yans\u0131t\u0131yor:<br \/>\nHerman Melville 1850\u2019de \u015f\u00f6yle diyordu:<br \/>\n&#8220;K\u00f6lelikten kurtulan \u0130srail, eski zamanlarda, M\u0131s\u0131rl\u0131lar\u0131n yolunu izlemedi. Ona \u00f6zel bir tanr\u0131sal vahiy iletildi; ona g\u00fcne\u015fin alt\u0131nda yeni \u015feyler tevdi edildi. Ve biz Amerikal\u0131lar \u00f6zel olarak se\u00e7ilmi\u015f bir halk\u0131z. Zaman\u0131m\u0131z\u0131n \u0130srail\u2019iyiz. D\u00fcnya \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerinin On Emir mushaf\u0131n\u0131 biz ta\u015f\u0131yoruz. Yetmi\u015f y\u0131l \u00f6nce esirlikten kurtulduk; ve ilk-do\u011fan hakk\u0131m\u0131zdan ba\u015fka -de\u011fil mi ki yer anakaralar\u0131ndan biri bizimdir zaten- Tanr\u0131 bize gelece\u011fin miras\u0131 olarak politik Paganlar\u0131n engin alanlar\u0131n\u0131 verdi; onlar halen geliyorlar ve kanl\u0131 elleri havaya kald\u0131rmak zorunda kalmadan, bizim On Emir mushaf\u0131m\u0131z\u0131n g\u00f6lgesinde yere kapan\u0131yorlar. Tanr\u0131 \u00f6nceden karar verdi, insanl\u0131k bizim kabilemizden \u00e7ok \u015feyler bekliyor; ve biz b\u00fcy\u00fck \u015feylerin ruhumuzda devindi\u011fini hissediyoruz. Arta kalan uluslar eninde sonunda arkam\u0131zdan gelmek zorundad\u0131rlar. Biz d\u00fcnyan\u0131n \u00f6nc\u00fcs\u00fcy\u00fcz; bizim olan bu Yeni D\u00fcnya \u00fczerinde, denenmemi\u015f \u015feylerin vah\u015fi do\u011fas\u0131n\u0131 katederek bir yol a\u00e7maya yollanm\u0131\u015f olan avandgardlar\u0131z. G\u00fcc\u00fcm\u00fcz gen\u00e7li\u011fimize i\u00e7kindir; bilgeli\u011fimiz tecr\u00fcbesizli\u011fimize.&#8221; (Herman Melville: Wei\u00dfjacke, Z\u00fcrich 1948, S. 263ff.)<br \/>\nAmerikan emperyalist ideolojisinde yer tutan temel \u00f6ncelik \u201cAmerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;nin kal\u0131c\u0131 uluslararas\u0131 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc\u201ed\u00fcr:<br \/>\n&#8221;ABD&#8217;nin \u00fcst\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00fcnya, Amerika&#8217;n\u0131n uluslararas\u0131 ili\u015fkileri \u015fekillendirmede di\u011fer \u00fclkelerden daha fazla etki sahibi olmaya devam etti\u011fi bir d\u00fcnyaya g\u00f6re, daha fazla \u015fiddet ve d\u00fczensizlik i\u00e7eren, daha az demokratik ve ekonomik b\u00fcy\u00fcmenin daha yava\u015f oldu\u011fu bir d\u00fcnya olacakt\u0131r. Amerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;nin kal\u0131c\u0131 uluslararas\u0131 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, Amerikal\u0131lar\u0131n refah\u0131 ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, demokrasinin, a\u00e7\u0131k ekonomik sistemin ve uluslararas\u0131 d\u00fczenin gelece\u011fi i\u00e7in temeldir.&#8221; [Samuel P. Huntington. &#8221;Why International Primacyy Matters,&#8221; International Security (Bahar 1993): 83] Aktaran: Z. Brzezinski, B\u00dcY\u00dcK SATRAN\u00c7 TAHTASI<br \/>\nK\u00dcRESEL AMER\u0130KAN HEGEMONYASI\u2019NIN S\u00dcREKL\u0130L\u0130\u011e\u0130N\u0130 SA\u011eLAMAK<br \/>\nYankiler kendilerini d\u00fcnyan\u0131n k\u00fcresel lideri ve vazge\u00e7ilmez ulusu sayarlar:<br \/>\n\u201cAmerika&#8217;n\u0131n kas\u0131tl\u0131 ya da iste\u011fiyle vazge\u00e7mesinin d\u0131\u015f\u0131nda, k\u00fcresel liderli\u011finin g\u00f6r\u00fcn\u00fcr gelecekteki tek ger\u00e7ek alternatifi uluslararas\u0131 anar\u015fidir. Bu a\u00e7\u0131dan, Ba\u015fkan Clinton&#8217;un dedi\u011fi gbi, Amerika&#8217;n\u0131n d\u00fcnyan\u0131n vazge\u00e7ilmez ulusu oldu\u011funu iddia etmek do\u011frudur.\u201d (266-267) [Brzezinski)<br \/>\nBu vazge\u00e7ilmez ulus ve k\u00fcresel liderin yay\u0131lmac\u0131 stratejiler izlemesi do\u011fal hak say\u0131lmaktad\u0131r. Yanki ideolojisi Brzezinski\u2019nin a\u011fz\u0131ndan yay\u0131lmac\u0131 stratejiler i\u00e7in gerekli \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck \u00f6nko\u015fulu da a\u00e7\u0131kl\u0131yor: gizli anla\u015fmalar\u0131 \u00f6nlemek, g\u00fcd\u00fcml\u00fc devletlerin g\u00fcvenlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirmek, tebaalar\u0131 itaatkar k\u0131lmak, koruma alt\u0131nda tutmak ve barbarlar\u0131n bir araya gelmesini \u00f6nlemek:<br \/>\n\u201eK\u0131sacas\u0131, Amerika Birle\u015fik Devletleri i\u00e7in Avrasya stratejisi (Amerika&#8217;n\u0131n e\u015fsiz k\u00fcresel g\u00fcc\u00fcn\u00fcn k\u0131sa vadeli korunmas\u0131 ve bunun uzun vadede kurumsalla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f k\u00fcresel bir i\u015fbirli\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclmesi \u015feklinde, iki Amerikan \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131 koruyarak), jeostratejik a\u00e7\u0131dan dinamik devletlerin amaca y\u00f6nelik y\u00f6netimini ve jeopolitik olarak kataliz\u00f6r devletlerin dikkatle el alt\u0131nda tutulmas\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Eski imparatorluklar\u0131n ac\u0131mas\u0131z \u00e7a\u011flar\u0131n\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran bir terminolojiyle s\u00f6ylemek gerekirse, yay\u0131lmac\u0131 jeostratejilerin \u00fc\u00e7 b\u00fcy\u00fck \u00f6nko\u015fulu, gizli anla\u015fmalar\u0131 \u00f6nlemek, g\u00fcd\u00fcml\u00fc devletlerin g\u00fcvenlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 devam ettirmek, tebaalar\u0131 itaatkar k\u0131lmak, koruma alt\u0131nda tutmak ve barbarlar\u0131n bir araya gelmesini \u00f6nlemektir.\u201d (Zbigniew Brzezinski, B\u00fcy\u00fck Satran\u00e7 Tahtas\u0131, Amerika&#8217;n\u0131n K\u00fcresel \u00dcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve Bunun Jeostratejik Gereklilikleri, \u0130nk\u0131lap Kitabevi, \u0130stanbul, 2005, s. 62 &#8211; 63)<br \/>\nMuhtemel rakiplerin \u00f6nlerinin kesilmesi ve b\u00f6lgesel g\u00fc\u00e7lerin y\u00fckseli\u015finin y\u00f6nlendirilmesi Amerikan stratejilerinde ba\u015f s\u0131ralarda yer al\u0131r:<br \/>\n\u201cAmerika&#8217;n\u0131n \u00f6ng\u00f6r\u00fclmeyen g\u00fcc\u00fc zamanla azalaca\u011f\u0131, Amerika&#8217;n\u0131n k\u00fcresel etkinli\u011fini tehdit etmeye ba\u015flayaca\u011f\u0131 i\u00e7in b\u00f6lgesel g\u00fc\u00e7lerin y\u00fckseli\u015fini y\u00f6nlendirmeye \u00f6ncelik verilmelidir.\u201d (270)<br \/>\n\u201cEn acil g\u00f6rev, bir devletin ya da devletler birli\u011finin Amerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;ni Avrasya&#8217;dan atma ya da hatta ba\u015fhakemlik rol\u00fcn\u00fc \u00f6nemli \u00f6l\u00e7\u00fcde azaltma kapasitesini elde etmemesini sa\u011flamakt\u0131r. \u2026 Demokratik Amerika&#8217;n\u0131n, tek bir g\u00fcc\u00fcn b\u00f6lgesel egemenli\u011fini \u00f6nlemek amac\u0131yla, s\u00fcrekli olarak, Amerikan askeri kaynaklar\u0131n\u0131n deste\u011fiyle Avrasya&#8217;y\u0131 zor, y\u0131prat\u0131c\u0131 ve masrafl\u0131 olan, y\u00f6nlendirme ve manevrayla idare etmeyi istemesi olas\u0131 de\u011fildir. Bu nedenle, birinci d\u00f6nem, yay\u0131lmac\u0131 olmayan di\u011ferlerini, meydan okuman\u0131n bedellerini y\u00fckselterek ve hayati \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131 tehdit ederek, meydan okumaktan cayd\u0131ran Amerikan hegemonyas\u0131n\u0131n \u00f6nderli\u011finde mant\u0131kl\u0131 ve kurnaz bi\u00e7imde ikinci d\u00f6neme g\u00f6t\u00fcrmelidir.\u201d (B\u00fcy\u00fck Satran\u00e7 Tahtas\u0131, Amerika&#8217;n\u0131n K\u00fcresel \u00dcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve Bunun Jeostratejik Gereklilikleri, \u0130nk\u0131lap Kitabevi, \u0130stanbul, 2005, sf. 271)<br \/>\nBu sat\u0131rlar\u0131n yazan Zbigniew Brzezinski, B\u00fcy\u00fck Satran\u00e7 Tahtas\u0131 adl\u0131 kitab\u0131nda Amerika\u2019n\u0131n d\u00fcnya egemenli\u011finin kilidini Avrasya olarak belirliyordu:<br \/>\n\u201eAvrasya, \u00fcst\u00fcnde k\u00fcresel \u00fcst\u00fcnl\u00fck m\u00fccadelesinin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilece\u011fi satran\u00e7 tahtas\u0131d\u0131r.\u201d Zbigniew Brzezinski, s. 52 \u2013 53<br \/>\nBunun nedeni Avrasya\u2019n\u0131n sahip oldu\u011fu muazzam do\u011fal kaynaklard\u0131r.<br \/>\n\u201c\u00d6n\u00fcm\u00fczdeki yirmi otuz y\u0131l i\u00e7erisinde d\u00fcnyan\u0131n enerji t\u00fcketimi \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde artacakt\u0131r. &#8230; T\u00fcketimdeki bu art\u0131\u015f en belirgin olarak Uzakdo\u011fu&#8217;da olacakt\u0131r. Asya&#8217;n\u0131n ekonomik geli\u015fiminin momentumu \u015fimdiden yeni enerji kaynaklar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ve i\u015flenmesi y\u00f6n\u00fcnde b\u00fcy\u00fck bir bask\u0131 yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Orta Asya b\u00f6lgesi ve Hazar Havzas\u0131, Kuveyt, Meksika K\u00f6rfezi veya Kuzey Denizi&#8217;ndekileri kat kat g\u00f6lgede b\u0131rakan b\u00fcy\u00fckl\u00fckte do\u011falgaz ve petrol rezervlerine sahiptir.<br \/>\nBu kaynaklara ula\u015fmak ve sunduklar\u0131 zenginli\u011fi payla\u015fmak ulusal h\u0131rslar\u0131, t\u00fczel \u00e7\u0131karlar\u0131 harekete ge\u00e7irir, tarihi iddialar\u0131n ate\u015fini yeniden yakar, yay\u0131lmac\u0131 duygular\u0131 canland\u0131r\u0131r ve uluslararas\u0131 rekebeti tutu\u015fturur. B\u00f6lgede hem g\u00fc\u00e7 bo\u015flu\u011fu hem de istikrars\u0131zl\u0131k olmas\u0131, durumu daha da belirsiz k\u0131lar. B\u00f6lgedeki \u00fclkelerin her birinin i\u00e7 sorunlar\u0131 vard\u0131r, her birinin kom\u015fular\u0131 \u00fczerinde hak iddia etti\u011fi ya da etnik kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klar\u0131n bulundu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131 vard\u0131r. Pek az\u0131 ulusal olarak tek kimliklidir. Baz\u0131lar\u0131 halihaz\u0131rda toprak talepleriyle ilgili olarak veya etnik ve dini \u00e7at\u0131\u015fmalar y\u00fcz\u00fcnden kar\u0131\u015f\u0131kt\u0131r.\u201d (age., s. 176-177)<br \/>\n\u00d6zellikle do\u011fal enerji kaynaklar\u0131 \u00f6zel bir ilgi oda\u011f\u0131d\u0131r. Bunun sebebi sadece Amerikan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n kolay ve ucuza temini de\u011fil; muhtemel rakiplerin bu kaynaklara eri\u015fiminin \u00f6nlenmesi ve denetim alt\u0131nda tutulmas\u0131d\u0131r.<br \/>\nAmerikan Ulusal G\u00fcvenlik Konseyi\u2019nin Aral\u0131k 2000\u2019de haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131, \u20182015\u2019e Kadarki K\u00fcresel E\u011filimler\u2019 ba\u015fl\u0131kl\u0131 Rapor\u2019unun \u2018Do\u011fal Enerji Kaynaklar\u0131\u2019 b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u015funlar\u0131 okuyoruz: \u201cEnerji kullan\u0131c\u0131lar\u0131nca en fazla t\u00fcketim art\u0131\u015f\u0131 Asya\u2019da bekleniyor, \u00f6zellikle de \u00c7in\u2019de ve daha az oranda da Hindistan\u2019da. Bu suretle Kuzey Amerika ba\u015f t\u00fcketiciler alan\u0131ndan d\u0131\u015far\u0131ya itiliyor ki bu, t\u00fcm d\u00fcnya ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n yar\u0131s\u0131ndan daha fazlas\u0131 anlam\u0131na geliyor. 2015 y\u0131l\u0131na do\u011fru \u0130ran K\u00f6rfezi civar\u0131nda \u00e7\u0131kar\u0131lan petrol\u00fcn sadece onda biri Bat\u0131 pazarlar\u0131na ula\u015facak. 4\/5\u2019i Asya\u2019ya gidecek&#8230;\u201d (Leonid \u0130va\u015fov, K\u00fcresel Bir Provokasyon, Unsere Zeit, 6 Kas\u0131m 2001, say\u0131 44)<br \/>\nDemek ki \u00c7in ve Hindistan\u2019\u0131n bu kaynaklara rahat\u00e7a eri\u015fimini s\u0131n\u0131rland\u0131rmak; 4\/5\u2019i Asya pazarlar\u0131na akacak olan petrol vanalar\u0131n\u0131n ve nakil hatlar\u0131n\u0131n kontrol\u00fcn\u00fc elde tutmak b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Brzezinski kitab\u0131nda jeostratejik oyuncu ve jeostratejik eksenleri \u015f\u00f6yle tan\u0131ml\u0131yor:<br \/>\n&#8220;Mevcut k\u00fcresel ko\u015fullarda, Avrasya&#8217;n\u0131n yeni jeopolitik haritas\u0131nda kilit \u00f6nemdeki en az be\u015f jeostratejik oyuncu ile (son ikisi k\u0131smen oyuncu olarak nitelendirilebilecek) be\u015f jeopolitik eksen belirlenebilir. Fransa, Almanya, Rusya, \u00c7in ve Hindistan b\u00fcy\u00fck ve etkin oyunculard\u0131r; \u00f6te yandan, \u0130ngiltere, Japonya ve Endonezya \u00e7ok \u00f6nemli \u00fclkeler olmakla birlikte bu \u015fekilde nitelendirilemezler. Ukrayna, Azerbaycan, G\u00fcney Kore, T\u00fcrkiye ve \u0130ran kritik olarak \u00f6nemli jeopolitik eksen rol\u00fcn\u00fc oynarlarken, T\u00fcrkiye ve \u0130ran&#8217;\u0131n her ikisi de bir \u00f6l\u00e7\u00fcde, daha s\u0131n\u0131rl\u0131 kapasiteleri dahilinde ayn\u0131 zamanda jeostratejik olarak da etkindirler.&#8221; (Brzezinski, age., s. 65)<br \/>\nArkas\u0131ndan ABD\u2019nin emperyalist politikalar\u0131n\u0131n temellerini koyuyor:<br \/>\n\u201cHer ne kadar b\u00f6lgenin uza\u011f\u0131nda bulunsa da, Amerika Birle\u015fik Devletleri, Sovyet sonras\u0131 Avrasya&#8217;daki jeopolitik \u00e7o\u011fullu\u011fun korunmas\u0131nda \u00e7\u0131kar\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in arka planda gittik\u00e7e belirginle\u015fmektedir. Dolayl\u0131 bir oyuncu olsa bile, hem b\u00f6lgenin kaynaklar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmakla hem de Rusya&#8217;n\u0131n jeopolitik b\u00f6lgede tek ba\u015f\u0131na egemen olmas\u0131n\u0131 engellemekle a\u00e7\u0131k\u00e7a ilgilenmektedir. Amerika b\u00f6yle yaparak, sadece Avrasya&#8217;daki hedeflerini geni\u015fletmeyi s\u00fcrd\u00fcrmekle kalmay\u0131p, Avrupa&#8217;n\u0131n ve Uzak Do\u011fu&#8217;nun yan\u0131s\u0131ra, \u015fimdiye kadar kapal\u0131 kalm\u0131\u015f bu alanda da s\u0131n\u0131rs\u0131z kullan\u0131m hakk\u0131nda artan ekonomik \u00e7\u0131karlar\u0131 ad\u0131na da hareket etmektedir.<br \/>\nB\u00f6ylece, bu muammadaki \u00e7\u0131karlar, jeopolitik g\u00fc\u00e7, b\u00fcy\u00fck zenginliklere ula\u015fma, milli ve dini misyonlar\u0131 yerine getirme ve g\u00fcvenliktir. Ancak, m\u00fccadele \u00f6zellikle ula\u015f\u0131ma odaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin y\u0131k\u0131l\u0131\u015f\u0131na kadar b\u00f6lge Moskova&#8217;n\u0131n tekelinde kalm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn demiryollar\u0131, gaz ve eski boru hatlar\u0131 ve hatta hava ula\u015f\u0131m\u0131 merkezden idare edilmektedir. Rus jeopolitikac\u0131lar\u0131 b\u00f6yle kalmas\u0131n\u0131 tercih edeceklerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilmektedirler ki b\u00f6lgeye ula\u015f\u0131m\u0131 denetleyen veya ula\u015f\u0131m\u0131n hakimi olan jeopolitik ve ekonomik \u00f6d\u00fcl\u00fc kazanmas\u0131 en muhtemel oland\u0131r.<br \/>\nBoru hatt\u0131 mevzusunun Hazar Denizi havzas\u0131 ve Orta Asya&#8217;n\u0131n gelece\u011finde bu kadar temel hale gelmesinin sebebi de bu d\u00fc\u015f\u00fcncedir. E\u011ferb\u00f6lgedeki ana boru hatlar\u0131 Rusya&#8217;dan ge\u00e7ip \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 Karadeniz&#8217;de Novorossiysk&#8217;te olmaya devam ederse, bu durumun politik sonucu, Ruslar\u0131na\u00e7\u0131k g\u00fc\u00e7 oyunlar\u0131 olmadan da b\u00fcy\u00fck n\u00fcfuz sahibi olmalar\u0131d\u0131r. B\u00f6lgenin yeni zenginliklerinin nas\u0131l payla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 konusunda karar vermede Moskova&#8217;n\u0131n \u00f6nemli bir konumu olacak, b\u00f6lge siyasi olarak ba\u011f\u0131ml\u0131 kalacakt\u0131r. Bunun tersine, e\u011fer Hazar Denizi&#8217;nden Azerbaycan&#8217;a ve T\u00fcrkiye&#8217;den Akdeniz&#8217;e ula\u015fan ba\u015fka bir boru hatt\u0131 da ge\u00e7erse ve ba\u015fka bir hat da Afganistan&#8217;dan Arap Denizi&#8217;ne ula\u015f\u0131rsa, ula\u015f\u0131mda tek bir g\u00fcc\u00fcn tekeli olmayacakt\u0131r.\u201d (s. 195-196)<br \/>\nBu sat\u0131rlardan sonra \u015funlar\u0131 okuyoruz:<br \/>\n\u201cAmerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;nin, Avrasya&#8217;n\u0131n t\u00fcm\u00fc i\u00e7in b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f, kapsaml\u0131 ve uzun vadeli bir jeostrateji olu\u015fturmas\u0131n\u0131n ve uygulamas\u0131n\u0131n zaman\u0131 gelmi\u015ftir. Bu gereklilik iki temel ger\u00e7ekli\u011fin kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fiminden ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r: Amerika \u015fimdi tek s\u00fcperg\u00fc\u00e7t\u00fcr ve Avrasya da yerk\u00fcrenin merkez arenas\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131, Avrasya k\u0131tas\u0131ndaki g\u00fc\u00e7 da\u011f\u0131l\u0131m\u0131nda olanlar, Amerika&#8217;n\u0131n k\u00fcresel \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve tarihi miras\u0131 i\u00e7in \u015f\u00fcphesiz ki \u00f6nemli olacakt\u0131r.<br \/>\nAmerika&#8217;n\u0131n k\u00fcresel \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, geni\u015fli\u011fi ve nitelikleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan benzersizdir. Amerikan demokratik sisteminin bir\u00e7ok \u00f6zelli\u011fini yans\u0131tan yeni tarz bir hegemonyad\u0131r; \u00e7o\u011fulcu, ge\u00e7irgen ve esnektir. Bir y\u00fczy\u0131ldan az bir s\u00fcre i\u00e7inde elde edilen bu hegemonyan\u0131n birincil jeopolitik ortaya konu\u015fu, k\u00fcresel g\u00fc\u00e7 i\u00e7in yar\u0131\u015fan daha \u00f6nceki yar\u0131\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131 olan Avrasya&#8217;da \u00f6ng\u00f6r\u00fclmemi\u015f rol\u00fcile olmu\u015ftur. Amerika \u015fimdi Avrasya&#8217;n\u0131n ba\u015fhakemidir. \u00d6nemli hi\u00e7bir Avrasya sorunu Amerika&#8217;n\u0131n kat\u0131l\u0131m\u0131 olmaks\u0131z\u0131n ya da Amerikan \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131n tersine \u00e7\u00f6z\u00fclemez.\u201d (265 &#8211; 266)<br \/>\n\u201cBu ba\u011flamda, bir s\u00fcre daha, en az\u0131ndan bir nesil daha, hi\u00e7bir g\u00fcc\u00fcn Amerika&#8217;n\u0131n d\u00fcnyan\u0131n birinci g\u00fcc\u00fc olma konumuyla tek ba\u015f\u0131na rekabet etmesi olas\u0131 de\u011fildir. Hi\u00e7bir ulus-devletin, g\u00fcc\u00fcn, toplamda k\u00fcresel siyasi etkiyi \u00fcreten d\u00f6rt boyutunda (askeri, ekonomik, teknolojik ve k\u00fclt\u00fcrel) Amerika&#8217;ya denk olmas\u0131 olas\u0131 de\u011fildir.\u201c (266-267)<br \/>\n\u201cGerekli politika i\u00e7in \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131, halen d\u00fcnya meselelerinin jeopolitik durumunu belirleyen \u00f6ng\u00f6r\u00fclmemi\u015f \u00fc\u00e7 ko\u015fulun kararl\u0131 ve de\u011fi\u015fmez kab\u00fcl\u00fc olmal\u0131d\u0131r: Tarihte ilk kez 1) tek bir devlet ger\u00e7ek k\u00fcresel g\u00fc\u00e7t\u00fcr, 2) Avrasyal\u0131 olmayan bir devlet k\u00fcresel \u00f6nderdir, 3) yerk\u00fcrenin merkezi arenas\u0131 Avrasya&#8217;ya Avrasyal\u0131 olmayan bir g\u00fc\u00e7 egemendir.\u201d (269)<br \/>\nPETROL\u2019\u00dcN ROL\u00dc<br \/>\nAmerikan hegemonyas\u0131 son tahlilde do\u011fal kaynaklar \u00fczerindeki denetime indirgenebilir. Askeri, siyasi, teknolojik t\u00fcm g\u00fcc\u00fc hem bu egemenli\u011fe dayanmakta, hem bu egemenli\u011fi gereksinmekte, hem de bu egemenli\u011fi g\u00fcvenceye almaya odaklanmaktad\u0131r. Bu kaynaklardan en \u00f6nemlisi petrold\u00fcr.<br \/>\n\u201cAmerika, petrole hakim \u00fclkelerin ekonomik ve siyasal g\u00fc\u00e7 olacaklar\u0131 ger\u00e7e\u011fini Birinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019yla anlad\u0131\u011f\u0131ndan, May\u0131s 1919\u2019da t\u00fcm d\u0131\u015f temsilciliklerine bulunduklar\u0131 \u00fclkelerin petrol kaynaklar\u0131n\u0131 ve bu petrol \u00fczerindeki denetim durumlar\u0131 ile ABD\u2019nin bu \u00fclkelerdeki \u00fcretimlerden yararlanma olanaklar\u0131n\u0131n ara\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 istedi. ABD, Fransa ve \u0130ngiltere, petrol ve kapit\u00fclasyonlar konusunda, \u201dManda\u201c alt\u0131nda bulunan \u00fclkelerde ABD\u2019ye \u201da\u00e7\u0131k kap\u0131\u201c b\u0131rak\u0131lmas\u0131 ve kapit\u00fclasyonlar\u0131n ABD\u2019nin izni olmadan kald\u0131r\u0131lmamas\u0131 esaslar\u0131nda anla\u015ft\u0131lar. ABD bu tarihte hen\u00fcz Orta Do\u011fu\u2019ya do\u011frudan kar\u0131\u015fabilecek durumda de\u011fildi. \u00c7\u0131karlar\u0131n\u0131 ancak Avrupa Devletleri \u00fczerinde genel bir bask\u0131 ve onlar\u0131n kanal\u0131yla sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Ayr\u0131ca Amerikan y\u00f6netiminin Monroe Doktrini\u2019ne uygun olarak Avrupa sorunlar\u0131ndan kendini soyutlamas\u0131, \u0130ngiltere ve Fransa\u2019y\u0131 Orta Do\u011fu\u2019da \u0130kinci D\u00fcnya Sava\u015f\u0131\u2019na kadar rakipsiz b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. Bu iki geleneksel s\u00f6m\u00fcrgeci \u00fclke bu ko\u015fullar \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda Orta Do\u011fu\u2019yu istedikleri gibi payla\u015fabilmek olana\u011f\u0131na sahip oldular.\u201d ABD\u2019nin Petro Stratejisi, Ali K\u00dcLEB\u0130<br \/>\nVaktiyle Sovyetler Birli\u011fi&#8217;ne kar\u015f\u0131 geli\u015ftirilen Carter doktrini&#8217;nin \u00f6z\u00fc \u201cpetrol ve do\u011fal gaz\u201calanlar\u0131n\u0131 her ne pahas\u0131na olursa olsun kontrol alt\u0131nda tutma stratejisiydi. Amerikan ba\u015fkan\u0131 Carter \u015f\u00f6yle diyordu:<br \/>\n\u201cHerkes bizim ne yapabilece\u011fimizi a\u00e7\u0131k\u00e7a anlamal\u0131d\u0131r: Arap K\u00f6rfezi&#8217;ni denetim alt\u0131na almak i\u00e7in giri\u015filecek her t\u00fcrl\u00fc yabanc\u0131 askeri hareket Amerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;nin y\u00fcksek \u00e7\u0131karlar\u0131na kar\u015f\u0131 giri\u015filmi\u015f hareket kabul edilecektir. Bunlara askeri m\u00fcdahaleler dahil, her t\u00fcrl\u00fc yolla kar\u015f\u0131l\u0131k verilecektir.\u201d (Servan \u2013 Schreiber, D\u00fcnya Meydan Okuyor)<br \/>\n\u201c1980&#8217;de Amerikan Genelkurmay\u0131&#8217;n\u0131n d\u00fczenledi\u011fi, tamamlanmas\u0131 18 ay s\u00fcren ve \u00e7ok de\u011ferli bir belge niteli\u011fi kazanan &#8216;Arap K\u00f6rfezi&#8217;ndeki Kapasiteler ve Se\u00e7enekler&#8217; adl\u0131 raporu bas\u0131nda yay\u0131nland\u0131. Bu incelemenin haz\u0131rlanmas\u0131nda, takip edilmesinde ve son a\u015famada kaleme al\u0131nmas\u0131ndaki sorumlulu\u011fu Pentagon Planlama Servisi&#8217;ndeki y\u00f6neticilerden M. Paul Wolfowitz y\u00fcklenmi\u015fti.\u201d (Schreiber, syf 102)<br \/>\nWolfowitz Arap petrolleri u\u011fruna taktik n\u00fckleer silahlar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 \u00f6neriyordu:<br \/>\n\u201cArap K\u00f6rfezi&#8217;nde askeri bir operasyonla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelindi\u011finde, Amerika Birle\u015fik Devletleri&#8217;nin kullanabilece\u011fi en \u00f6nemli se\u00e7enek; n\u00fckleer taktik silahlar\u0131n kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 zorunlu hale getirecek durumlar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karabilmektir.\u201d ((Servan \u2013 Schreiber, D\u00fcnya Meydan Okuyor), syf 102)<br \/>\nAMER\u0130KAN HEGEMONYASININ TEMEL \u00dcSS\u00dc: BATI YARIK\u00dcRES\u0130<br \/>\nBat\u0131 yar\u0131k\u00fcresi [\u00f6zellikle Amerika k\u0131tas\u0131] Yanki emperyalizminin ana \u00fcss\u00fcd\u00fcr. \u0130ngiliz egemenli\u011finden kurtulmalar\u0131n\u0131n \u00fczerinden y\u00fcz y\u0131l ge\u00e7meden ABD\u2019liler kendilerini Atlanti\u011fin, iki Amerika k\u0131tas\u0131n\u0131n ve Pasifik\u2019in sahibi sayd\u0131lar. Alaska\u2019y\u0131 Rus \u00e7ar\u0131ndan sat\u0131n ald\u0131lar, Meksika\u2019ya ait topraklar\u0131n kimini sat\u0131n ald\u0131, kimini zapt ettiler, Kanada topraklar\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 kendilerine katt\u0131lar.<br \/>\nYankiler ba\u015fkanlar\u0131 Monroe\u2019n\u00fcn a\u011fz\u0131ndan 1823\u2019te Atlanti\u011fin Bat\u0131 yakas\u0131n\u0131, Amerika k\u0131tas\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc ve Pasifik\u2019i kendi hayat alanlar\u0131 ilan eden doktrini ve d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131na Amerikan mallar\u0131 satma hakk\u0131n\u0131 mahfuz tutan \u2018a\u00e7\u0131k kap\u0131\u2019 politikas\u0131n\u0131 belirlediler.<br \/>\nBu andan itibaren Amerika k\u0131tas\u0131n\u0131n, \u00f6zellikle Latin Amerika\u2019n\u0131n lanetli kaderini ellerinde tuttular.<br \/>\nAmerika k\u0131tas\u0131 ABD i\u00e7in \u00f6teki emperyalistlerin kolay kolay eri\u015femeyece\u011fi m\u00fcstahkem bir mevkiydi. Her iki d\u00fcnya sava\u015f\u0131 Amerika k\u0131tas\u0131na bula\u015fmad\u0131. Tam tersine her iki sava\u015ftan da kazan\u00e7l\u0131 \u00e7\u0131kan ABD oldu.<br \/>\nABD Amerika k\u0131tas\u0131n\u0131n ham maddelerini ya\u011fmalama ve kendi mallar\u0131n\u0131 k\u0131tan\u0131n her taraf\u0131na dayatma hakk\u0131n\u0131 kendinde tutarken bu haklar\u0131 \u00f6teki emperyalistlere kapal\u0131 tuttu.<br \/>\nAmerika k\u0131tas\u0131n\u0131n Yankiler i\u00e7in ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 tarihsel \u00f6nem halen s\u00fcr\u00fcyor. O y\u00fczden ABD\u2019nin Pasifik ve Avrasya stratejilerinin ba\u015far\u0131s\u0131 Yankilerin kendi arka bah\u00e7elerindeki egemenliklerini korumalar\u0131na, bu alana ba\u015fkalar\u0131n\u0131 s\u0131zd\u0131rmamalar\u0131na, bu alandaki devletlerin ba\u011f\u0131ms\u0131z hareket edecek, Yankilerden ba\u011f\u0131ms\u0131z davranabilecek bir g\u00fcce eri\u015fmemeleri \u00f6nko\u015fuluna dayan\u0131yor.<br \/>\n\u00c7\u00dcR\u00dcYEN KAP\u0130TAL\u0130ZM HER YERDE GER\u0130C\u0130L\u0130K \u00dcRET\u0130YOR<br \/>\nDevrimci ko\u015fullar\u0131n olu\u015ftu\u011fu, ancak bu ko\u015fullar\u0131 sosyal devrime ta\u015f\u0131yacak devrimci g\u00fc\u00e7lerin c\u0131l\u0131z kald\u0131\u011f\u0131 durumlar\u0131n dolays\u0131z sonucu gericilik ve \u00e7\u00fcr\u00fcmedir. Emperyalizm&#8217;in \u201cbir ge\u00e7i\u015f kapitalizmi, daha do\u011frusu can\u00e7eki\u015fen bir kapitalizm\u201d [Lenin] oldu\u011fu, g\u00fcc\u00fcn\u00fcn doru\u011funda bulundu\u011fu bug\u00fcn daha net ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor.<br \/>\nLenin emperyalizmin e\u015fitsiz geli\u015fme kanununa dikkat \u00e7ekiyor, onu asalak ve \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f kapitalizm olarak tan\u0131ml\u0131yordu. Ancak bu \u00e7\u00fcr\u00fcme e\u011filiminin kapitalizmin geli\u015fmesini engellemeyece\u011fini de hat\u0131rlat\u0131yordu:<br \/>\n\u201cAncak, bu \u00e7\u00fcr\u00fcme e\u011filiminin, kapitalizmin h\u0131zl\u0131 geli\u015fmesini \u00f6nleyece\u011fini sanmak yanl\u0131\u015f olur. \u00d6nlemez. Emperyalist d\u00f6nemde, baz\u0131 sanayi kollar\u0131, burjuvazinin baz\u0131 katmanlar\u0131, baz\u0131 \u00fclkeler, bu e\u011filimlerden birini ya da \u00f6tekini, k\u00fc\u00e7\u00fck ya da b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde g\u00f6sterirler. Genel olarak, kapitalizm, eskiye g\u00f6re \u00e7ok daha b\u00fcy\u00fck bir h\u0131zla geli\u015fmektedir. Bu geli\u015fme, yaln\u0131zca genellikle gitgide daha e\u015fitsiz hale gelmekle kalmay\u0131p geli\u015fme e\u015fitsizli\u011fi, sermaye bak\u0131m\u0131ndan en zengin \u00fclkelerin (\u0130ngiltere) \u00e7\u00fcr\u00fcmesinde kendini \u00f6zellikle g\u00f6stermektedir.\u201d [Lenin, Emperyalizm]\n\u00c7\u00fcr\u00fcyen kapitalizmin h\u0131zl\u0131 geli\u015fmesi paradoks olarak g\u00f6r\u00fcnebilir. Ama kapitalizm paradokslar sistemidir. Bir yandan kendi yaratt\u0131klar\u0131 dahil, eski \u00fcretici g\u00fc\u00e7leri ve \u00fcretim ili\u015fkilerini tahrip eder ve y\u0131karken; di\u011fer yandan kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve ya\u011fmaya yeni alanlar a\u00e7ar. O y\u00fczden kapitalizmin kendili\u011finden \u00e7\u00f6kece\u011fini sanmak yanl\u0131\u015ft\u0131r. Kapitalizmi \u00e7\u00f6kertecek toplumsal g\u00fc\u00e7ler bu sistemi y\u0131kma eylemine giri\u015fmedik\u00e7e sistem ayakta kalmaya devam edecektir.<br \/>\n\u0130\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u00fcre\u00e7 devrimci g\u00fc\u00e7lerin olgunla\u015fmas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc bir ge\u00e7i\u015f s\u00fcrecidir. Bu s\u00fcre\u00e7te \u015fu an bask\u0131n olan siyasal g\u00fc\u00e7ler gerici, fa\u015fist, dinci, \u0131rk\u00e7\u0131 g\u00fc\u00e7lerdir. Kapitalist emperyalist d\u00fcnyan\u0131n iktidardaki ve muhalefetteki belliba\u015fl\u0131 siyasal fig\u00fcrleri se\u00e7ilmi\u015f diktat\u00f6rler, askeri ya da sivil darbeci ba\u015fkanlar, g\u00fcya \u201cse\u00e7ilmi\u015f\u201d fa\u015fist-dinci k\u0131rmas\u0131 liderlerdir. Erdo\u011fan, Putin, Orban, Bolsonaro, Macron, Merkel, Trump, Sisi, Netanyahu, Hameney, Modi, \u0130mran Han, Boris Johnson, Salman Ibn Abd\u00fcl Aziz, Esad ve daha pek \u00e7ok muktedir ve bir \u00e7ok \u00fclkede daha \u015fimdiden kendi parlamentolar\u0131nda birinci, ikinci, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc partiler olarak ya iktidar orta\u011f\u0131 olan ya da iktidar s\u0131ralar\u0131n\u0131n gelmesini bekleyen liderler burjuva siyasetinin \u00e7\u00fcr\u00fcmesinin somut g\u00f6stergesidir.<br \/>\nKapitalist d\u00fcnyan\u0131n siyasal ger\u00e7e\u011fi, burjuva demokrasisinin iflas\u0131d\u0131r. Bu iflas derinle\u015ftik\u00e7e y\u0131\u011f\u0131nlarda iki kar\u015f\u0131t e\u011filim geli\u015fmektedir: Bir tarafta \u201cg\u00fc\u00e7l\u00fc devlet\u201d aray\u0131\u015flar\u0131 artmakta; y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n geri unsurlar\u0131n\u0131 demagog ve pop\u00fclist diktat\u00f6rler cezbetmekte, pe\u015flerinden s\u00fcr\u00fcklemekte; \u00f6te yandan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n daha ileri kesimleri aras\u0131nda demokratik \u00f6zlemler ve talepler do\u011frultusunda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir e\u011filim olu\u015fmaktad\u0131r.<br \/>\n\u201cGenel olarak kapitalizm ve \u00f6zel olarak emperyalizm, demokrasiyi bir hayal haline getirir \u2014 ama ayn\u0131 zamanda kapitalizm, y\u0131\u011f\u0131nlarda demokratik esinler uyand\u0131r\u0131r, demokratik kurumlar yarat\u0131r, emperyalizmin demokrasiyi yads\u0131y\u0131\u015f\u0131yla demokrasi i\u00e7in y\u0131\u011f\u0131nsal sava\u015f\u0131m aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 \u015fiddetlendirir.\u201d[Marxizmin Bir Karikat\u00fcr\u00fc]\nKOM\u00dcN\u0130ZM HAYALET\u0130 CANLANIYOR<br \/>\n1848 devrimlerinin patlamas\u0131ndan k\u0131sa s\u00fcre \u00f6nce yay\u0131nlanan Kom\u00fcnist Manifesto \u201cAvrupa&#8217;da bir hayalet dola\u015f\u0131yor \u2014 Kom\u00fcnizm hayaleti\u201ds\u00f6zleriyle ba\u015fl\u0131yordu. Bir ka\u00e7 hafta sonra k\u0131tay\u0131 ba\u015ftanba\u015fa saran \u015eubat devrimleri patlak verdi.<br \/>\n90&#8217;l\u0131 y\u0131llar\u0131n ba\u015f\u0131nda \u201cTarihin Sonu\u201dnu ve kapitalizmin mutlak zaferini ilan eden burjuvazinin ak\u0131l hocalar\u0131 art\u0131k kapitalizmin s\u00fcrd\u00fcr\u00fclebilirli\u011finden ku\u015fkuyla s\u00f6z ediyorlar. D\u00fcnyada kom\u00fcnizm ve sol ak\u0131mlar 90&#8217;lar\u0131n yenilgi psikozunu \u00fczerlerinden at\u0131yor ve yeniden toparlan\u0131yor. Bayraklar\u0131ndan orak-\u00e7eki\u00e7 simgelerini, yaz\u0131nlar\u0131ndan leninizmi atan partilerin baz\u0131lar\u0131 tekrar devrimci \u00f6zlerine d\u00f6n\u00fcyor. \u0130spanya ve \u0130talya Kom\u00fcnist Partileri son kongrelerinde oport\u00fcnist politikalara veda ettiler.<br \/>\nSosyalizmin yeniden g\u00fcncellik kazanmas\u0131 burjuva siyasetini de etkiliyor. \u0130ngiltere&#8217;de ve ABD&#8217;de \u201csosyalist\u201d s\u00f6ylemli politikac\u0131lar\u0131n sempati toplamas\u0131 rastlant\u0131 de\u011fil. Latin Amerika&#8217;da, Akdeniz&#8217;e k\u0131y\u0131 Avrupa \u00fclkelerinde pop\u00fclist sol partilerin \u00f6ne \u00e7\u0131kmas\u0131 da benzer etkenlerden kaynaklan\u0131yor. Azg\u0131n kapitalist s\u00f6m\u00fcr\u00fc ve toplumsal y\u0131k\u0131m\u0131n bunaltt\u0131\u011f\u0131 kitleler alternatif ar\u0131yor. D\u00fcnya \u00e7ap\u0131nda devrimci durum olgunla\u015f\u0131yor ve kitlesel patlamalar dahil, de\u011fi\u015fik bi\u00e7imlerde tezah\u00fcr ediyor.<br \/>\nKEND\u0130L\u0130\u011e\u0130NDEN HALK AYAKLANMALARI<br \/>\nSon on y\u0131l i\u00e7inde Tunus&#8217;tan Cezayir&#8217;e, Libya&#8217;ya, Bahreyn&#8217;e, Yemen&#8217;e, M\u0131s\u0131r&#8217;a, L\u00fcbnan&#8217;a, Suriye&#8217;ye kadar uzanan geni\u015f Arap aleminde Arap Bahar\u0131&#8217;na tan\u0131k olduk. \u201eArap Bahar\u0131\u201d hareketin devrimci \u00f6nderlikten yoksun olmas\u0131 nedeniyle devrimci de\u011fi\u015fime yol a\u00e7mad\u0131. Kimi \u00fclkeler emperyalist m\u00fcdahaleler y\u00fcz\u00fcnden kanl\u0131 i\u00e7 sava\u015flar\u0131n i\u00e7ine s\u00fcr\u00fcklendi. Bu sava\u015flar \u201cvek\u00e2let sava\u015flar\u0131\u201dna d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc. \u201eArap Bahar\u0131\u201d neticede k\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc.<br \/>\nYak\u0131n zamanda Sudan&#8217;da ger\u00e7ekle\u015fen halk ayaklanmas\u0131nda kom\u00fcnistler etkin yer ald\u0131. Ancak Sudan devriminin gelece\u011fi hen\u00fcz belirsiz. \u015eu anda ise \u0130ran&#8217;dan Irak&#8217;a, Hong Kong&#8217;dan \u015eili&#8217;ye, Arjantin&#8217;den Peru&#8217;ya, L\u00fcbnan&#8217;dan Etyopya&#8217;ya, Fransa&#8217;dan Katalonya&#8217;ya kadar pek \u00e7ok \u00fclkede kitleler ayaklanm\u0131\u015f durumda.<br \/>\nHalklar a\u015f, i\u015f, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, demokrasi, adalet, e\u015fitlik istiyor.<br \/>\nBu istemler ve ayaklanmalar\u0131n i\u00e7eri\u011fi hen\u00fcz kapitalizmi temelden y\u0131kmay\u0131 hedeflemiyor. Burjuva \u00e7er\u00e7eveyle s\u0131n\u0131rl\u0131 kal\u0131yor. Fakat burjuva d\u00fczen, burjuva \u00e7er\u00e7evede kalan taleplere bile yan\u0131t veremiyor. Bir y\u0131l\u0131 a\u015fk\u0131n s\u00fcredir devam edegelen Sar\u0131 Yelekliler eylemlerinin kan\u0131tlad\u0131\u011f\u0131 gibi kapitalizmin anayurtlar\u0131nda dahi burjuvazi kendi yurtta\u015flar\u0131na asgari haklar sa\u011flamaktan acizdir.<br \/>\nToplumsal hareketlerin sosyal taban\u0131 orta s\u0131n\u0131flardan, k\u00fc\u00e7\u00fck burjuvaziden kad\u0131nlara ve gen\u00e7lere, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck isteyen bask\u0131 alt\u0131ndaki halklara ve dini ve ulusal az\u0131nl\u0131klara, \u00e7evrecilerden marijinal gruplara kadar \u00e7e\u015fitlilik g\u00f6steriyor. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n burjuva d\u00fczeni y\u0131kacak ve sosyalist bir toplum kuracak bir hedefe y\u00f6nelmesi i\u00e7in proleteryan\u0131n devrimci s\u0131n\u0131f hareketinin \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc gerekiyor.<br \/>\nSamet Erdo\u011fdu<br \/>\n07:01:2020<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>ULUSLARARASI DURUMUN BAZI Y\u00d6NLER\u0130NE DA\u0130R Bu yaz\u0131 Kas\u0131m 2019\u2019da yaz\u0131ld\u0131. Petrol ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131ndaki al\u0131nt\u0131larla, Brzezinki\u2019nin kitab\u0131ndaki pasajlar sonradan eklendi. \u201cDurum\u201e hakk\u0131nda yazmak an\u2019\u0131 resmetmektir. Dura\u011fan, de\u011fi\u015fmez bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fcy\u00fc sunmakt\u0131r. Oysa son otuz y\u0131lda d\u00fcnya durumu son derece h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fiklikler ge\u00e7irdi. Bu h\u0131zl\u0131 de\u011fi\u015fiklikler, \u00e7a\u011f\u0131n ileti\u015fim imkanlar\u0131yla an\u0131nda herkese yans\u0131d\u0131. Ba\u015f d\u00f6nd\u00fcr\u00fcc\u00fc olaylar\u0131n h\u0131zla duyulabilmesi imkan\u0131, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":4,"featured_media":3152,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":[],"categories":[54,110,61],"tags":[],"_links":{"self":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3149"}],"collection":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/4"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=3149"}],"version-history":[{"count":4,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3149\/revisions"}],"predecessor-version":[{"id":3174,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/3149\/revisions\/3174"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/media\/3152"}],"wp:attachment":[{"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=3149"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=3149"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"http:\/\/www.dengekurdistan.de\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=3149"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}